Reklamlar

Arşiv

Archive for the ‘Ulaşım Coğrafyası’ Category

Hinterland nedir ?

Kasım 26, 2014 Yorum bırakın

Hinterland, iç bir sahil, okyanus deniz veya bunlara açılan nehir kanallarının art kısmı olarak tanımlanır. Geniş bir anlam ile ekonomi açısından limanların beslendiği alandır. Kapsamı ve genişliği önemlidir. Coğrafi olarak limanların arkasında engelleyici bir morfoloji yoksa ve ulaşım olanakları bakımından iyi ise liman olarak olumlu hinterland sahibidir. Bunun dışında limanı ekonomik olarak besleyecek sanayi, tarım ürünleri varsa ve bunların limana yakınlığı, ulaşımı olumlu ise (geniş) hinterlanda sahiptir. Fakat limanın arkası dağlar gibi doğal engeller ile kısıtlanmış, ulaşım zor ve sanayi faaliyetleri az olan liman alanları için dar hinterlanda sahip denilir.

Türkiye’nin limanlarını hinterland bakımından değerlendirildiğinde arr bölge yani hinterland en geniş marmara ve ege limanlarıdır. Karadeniz ve Akdeniz limanları dar hinterlanda sahiptir. Bunun en önemli nedeni kıyıya paralel uzanan dağlardır. Dağlar ulaşımı ve iç bölgeler ile bağlantıyı zorlaştırmaktadır. Sanayi bakımında gelişmiş olan Marmara bölgesi ve tarım ürünleri bakımından zengin olan Ege Bölgesi liman beslemeleri bakımından hinterlandı geniş limanlara sahiptir.

Karadeniz bölgesinin orta kesiminde yer alan Samsun ve Akdeniz Bölgesinde yer alan Mersin gibi iller yukarıda bahsedilen olumsuz koşullardan farklı olarak hinterlandı geniş limanlara sahiptir. Çünkü bu alanlarda dağ sıralarının yükseltileri azalmakta ve iç bölge ile ulaşım daha rahat olmaktadır.

Türkiye’de art bölge olarak en geniş limanlarımız;

  1. İstanbul Limanı
  2. İzmir Limanı
  3. Mersin Limanı
istanbul liman

İstanbul Limanı

izmir limanı

İzmir Limanı

mersin_limani

Mersin Limanı

Samsun Limanı

Samsun Limanı

 

Reklamlar

Havayolları sunu


 

 

havayolları

havayolları

 

 

 

 

Ulaşım ve Kır cografyası örnek soruları


 

ULAŞIM COĞRAFYASI
KIR YERLEŞMESİ

ulaşım coğrafyası ve kır yerleşmelerı için  örnek sorular ….

Ulaşım Coğrafyası ders notları


TÜRKİYE’DE ULAŞIM

     Tanımı : İnsan ve insanların imal ettikleri eşya ve çeşitli hammaddelerin  bir yerden başka bir yere nakledilmesine ulaşım denilmektedir. 19.yy kadar ulaşımda kara ve ve deniz yolu hakimdi. Özellikle 20.yy başlarından itibaren ulaşımda baş döndürücü gelişmeler yaşanmıştır. Öncelikli olarak kömürün ve ve motorinin kullanılmasıyla birlikte demir yolları ve zamanla hava yolları önem kazanmaya başlamıştır. Günümüzde ulaşımdaki gelişmeler oldukça hızlı bir şekilde olmaktadır. İnsanlar artık çok uzun mesafelere çok kısa bir zaman diliminde almaktadır.

TÜRKİYE’DE ULAŞIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER :

     Türkiye’de ulaşım büyük bir oranda doğal koşulların etkisiyle belirlenmektedir. ( sanayi bakımında ilerlemiş ülkelerde doğal koşulların ulaşım ve yerleşme üzerindeki etkisi az iken sanayileşmemiş ülkelerde bu durum belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. )

                

a)      Yerşekilleri : Dağların batı-doğu doğrultusunda uzanması kara ve demiryolu ulaşımının kuzey güney doğrultusunda olmasına izin vermemektedir. Karadeniz ve Akdeniz Bölgesinde dağların uzanış doğrultusuna bağlı olarak kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçlükle yapılmaktadır. Ege bölgesinde ise dağlar kıyıya dik uzandıkları için kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım bakımından bir zorluk yaşanmaktadır.

          

b)      Yüksekliğin fazla olması : Türkiye’de ortalama yüksekliğin 1132 metre olması, batıdan doğuya doğru gidildikçe yükselti ortalamasında artışlar yaşanması ulaşım üzerinde olumsuz bir şekilde etkili olmaktadır. Yükseltiye bağlı olarak kar yağışlarının artması kış aylarında yolların  kapanmasına neden olmaktadır. Önemli bir özellik de yükselti arttıkça kara ve demiryollarında yol yapım maliyet artmaktadır.

c)      Denizler ve boğazlar : Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ihracat ve ithalat yapılan limanlar ve liman ile bağlantılı yol yapımını etkilemektedir.

           

d)      İklim koşulları : Çeşitli iklim olayları ulaşım üzerinde etkilidir. Örneğin yoğun kar yağışının görülmesi yoların kapanmasına neden olmaktadır. Rüzgar şiddetinin yüksek olduğu günlerde deniz ulaşımında aksamalar yaşanmaktadır. Sis ise tüm ulaşım sistemlerine olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

TÜRKİYE’DE ULAŞIM ÇEŞİTLERİ :

1. Karayolu ulaşımı :

       

 Eski  bir yerleşim sahası olması nedeniyle tarihteki önemli kara ulaşım yolları  Türkiye üzerinden geçmiştir. Kral yolu İpek yolu gibi önemli ticaret yolları ülkemizde yer almaktadır. Ülkemizde kara yollarının doğrultusu yer şekillerinden oldukça fazla olarak etkilenmektedir. Genellikle ülkemizde yer alan kara yolları batı-doğu doğrultusunda uzanmaktadır. Yolcu ve yük taşımacılığının çok büyük bir  bölümü kara yoluyla yapılmaktadır. Karayolu ile en ücra noktalara kadar gidebilmenin mümkün olması karayolu ulaşımının gelişmesi üzerinde etkili olmuştur.

2. Demiryolu ulaşımı :

                 
Ülkemizdeki ilk demiryolu hattı 1856’da İngilizlerin açmış oldukları İzmir – Aydın arasında hattır. İl şehir banliyösü da İzmir –Buca arasında inşa edilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryolu yapımına ağırlık verilmiştir. Ancak 1950 yılından sonra ise demiryolu yapımı nerede ise hiç yapılmamış ve kara yoluna ağırlık verilmiştir. 

Ülkemizde demiryolu ağının genel özelliklerine bakıldığı zaman şu özellikler göze çarpmaktadır : demiryollarında kullanılan teknoloji geri durumdadır , trenler oldukça yavaş çalışmaktadır , tren raylarının uzanış doğrultusu dağların genel uzanış doğrultularına paralellik göstermektedir.  Son yıllarda hızlı tren yapımına ağırlık verilmiştir. Ülkemizde demiryolları üzerinde hem yük hem de yolcu taşımacılı yapılmaktadır.Yük taşımacılığında daha çok ağır iş makinelerinin ve hacimce ağır yüklerin taşınmasında kullanılmaktadır.

3. Deniz yolu ulaşımı :
 Deniz yolu  ile yolcu ve yük taşımacılığı kara demir ve hava yoluna göre daha ucuzdur.Çok sayıda yolcu ve binlerce ton ağılığındaki yük çok uzak mesafelere birlikte taşınabilmektedir.ayrıca deniz taşımacılığında yol yapım ve bakım masrafları yoktur. Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması deniz taşımacılığı için bir avantajdır.  Deniz filomuz henüz istenen seviyeye gelmemiştir. Deniz yolu taşımacılığının daha z tercih edilmesinin nedeni yavaş olmasıdır. Limanlarımız içerisinde en fazla İstanbul ve İzmir limanı gelişmiştir. Bir limanın gelişebilmesi için iç bölgelerle bağlantısının iyi olması ( Hinterlandının ) gerekir. Bu limanlar dışında İskenderun, Ereğli ve Bandırma limanları da gelişmiştir. . Bodrum , Marmaris ve Antalya limanları ise turizm amaçlı kullanılan limanlardır.

4. Hava yolu ulaşımı : Dünyanın bir çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de hava yolu her geçen gün daha gelişmektedir.  Günümüzde ülkemizin bir çok ilinde hava limanları  bulunmaktadır. THY yanında özel kuruluşlarında çalışmaya başlaması hava yolu ile taşınan  yolcu sayısının artmasına neden olmuştur. Hava yolu ile ulaşımın diğer ulaşım sistemlerine göre avantajı güvenli olması ve zaman açısından ekonomik olmasıdır.

Türkiyede ki Bölgelerin Enleri


Marmara Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En fazla toplam nüfus,
    2. En fazla nüfus yoğunluğu,
    3. En fazla şehirleşme oranı,
    4. En fazla okur-yazar oranı,
    5. En fazla sağlık hizmetleri,
    6. En fazla enerji tüketimi,
    7. En fazla sanayi işçisi,
    8. En fazla ekili dikili arazi,
    9. En fazla ayçiçeği üretimi,
    10. En fazla ipek böcekçiliği,
    11. En fazla kümes hayvancılığı,
    12. En fazla nüfusa sahip şehir,
    13. En fazla pirinç üretimi,
    14. En fazla ortalama yükselti,
    15. En az izdüşüm alanı,
    16. En çok bor mineralleri çıkarılan yer,
    17. En çeşitli iklim,
    18. En az kır nüfusu,
    19. En az izohips sayısı,
    20. En çeşitli tarım ürünü Marmara bölgesindedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. Türkiye ekonomisine en büyük katkısı, endüstri alanıdır.
    2. En soğuk, en az yağışlı ve bitki örtüsü en cılız bölüm Ergene bölümüdür.
    3. En geniş tarım alanları Güney Marmara bölümündedir.
    4. En gelişmemiş civarları ise Çanakkale ve Istıranca civarlarıdır.

Coğrafi Konum

  • Enlemin etkilediği en önemli faktör iklimdir.
  • Boylam en çok yerel saat farklılaşmasını sağlar.
  • En büyük paralel Ekvator, en küçük paraleller kutup noktalarıdır.
  • Meridyenlerin en önemli özelliği boylarının eşit olmasıdır.
  • Güneş ışınlarının en son dik geldiği yerler, dönencelerdir.
  • Dönencelerin sınırını belirleyen en önemli faktör eksen eğikliğidir.
  • En son,bir günün 24 saate kadar yaşandığı yerler kutup daireleridir.
  • Gündönümlerinde, güneş ışınlarının en son teğet olarak geldiği yerler kutup daireleridir.
  • Paralellerle meridyenleri birbirinden ayıran en önemli farklar:uzunlukların meridyenlerde aynı, paralellerde farklı olması, aradaki mesafenin paralellerde aynı, meridyenlerde farklı olmasıdır.
  • İki meridyen arasındaki uzaklık, en fazla Ekvatorda en az kutuplardadır.
  • Yerel saatin, en ileri olduğu yer 180o Doğu meridyeni; en geri olduğu yer 180o Batı meridyenidir.
  • Bir yerde güneşin en yüksek olduğu an, gölgenin en kısa olduğu an, Güneş ışınlarının gün içinde en büyük açıyla geldiği an öğle vaktidir.

Türkiye’nin;

    1. En güney noktası 36o Kuzey paralelinden,
    2. En kuzey noktası 42o Kuzey paralelinden,
    3. En batı noktası 26o Doğu meridyeninden,
    4. En doğu noktası 45o Doğu meridyeninden,

Türkiye’nin;

    1. En uzun kara sınırı Suriye,
    2. En kısa kara sınırı Nahcivan,
    3. En işlek kara sınırı Bulgaristan,
    4. En elverişsiz İran sınırı,
    5. En uzun deniz sınırı Ege denizi sınırıdır.

Dünya’nın Şekli ve Hareketleri
Dünyanın geoid olmasının en önemli sonuçları:

  • Ekvator yarıçapının kutuplar yarıçapından fazla olması,
  • Yerçekiminin en az Ekvator’da, en fazla kutuplarda olmasıdır.

Dünyanın yuvarlak olmasının en önemli sonuçları;

  • Güneş ışınlarının düşme açısı;
    1. En büyük Ekvator’da
    2. En küçük kutuplarda olması
  • Dünyanın dönüş hızının;
    1. En fazla Ekvator’da
    2. En az kutuplarda olmasıdır.
  • İki meridyen arası uzaklığın;
    1. En fazla Ekvator’da,
    2. En az kutuplarda olmasıdır.
  • Eksen eğikliğinin en önemli sonucu mevsimlerin oluşmasıdır.
  • Eksen eğikliğinin en önemli sonucu mevsimlerin oluşturması ve dönencelerin sınırını belirlemesidir.
  • Dünyanın yıllık hareketi sırasında Güneş’e;
    1. En uzak olduğu an günötedir. (4 Temmuz)
    2. En yakın olduğu an gün beridir. (3 Ocak)
  • Dünyanın yörüngesinin elips olmasının en önemli sonucu mevsim sürelerinin farklı olmasıdır.
  • 21 Mart ve 23 Eylül’de Ekvator’da;
    1. Gölge boyu en kısa,
    2. Isınma en fazla, aydınlatılan alan en dar,
    3. Işınların yere değme açısı en büyük,
    4. Işınların atmosferde tutulması en az,
    5. Işınların atmosferde aldığı yol en kısa,
    6. Işınların geri yansıması en azdır,
  • 21 Haziran’da Kuzey yarımkürede;
    1. En uzun gündüz,
    2. En kısa gece,
    3. En kısa gölge,
    4. En Yüksek sıcaklıklar yaşanır.
  • 21 Aralık’ta; Güney yarım kürede;
    1. En uzun gündüz,
    2. En kısa gece,
    3. En kısa gölge,
    4. En yüksek sıcaklıklar yaşanır.

* Dünyanın şeklinden, günlük ve yıllık hareketinden hiçbir zaman etkilenmeyen özellik: Eksen eğikliğidir.

EGE BÖLGESİ

  • Türkiye’de;
    1. En fazla tütün üretimi, en fazla zeytin üretimi, en fazla üzüm üretimi.
    2. En fazla incir üretimi, en fazla haşhaş üretimi, en fazla kaliteli linyit üretimi, en fazla linyit ile çalışan termik santral.
    3. En fazla Delta Ovası, en gelişmiş ihracat limanı, en girintili çıkıntılı, kıyılar. En geniş, kıta sahanlığına sahip kıyılar.
    4. En uzun Deniz, kıyısına sahip il (Muğla) Ege bölgesindedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En yüksek şehir Afyon’dur.
    2. En büyük şehri İzmir’dir.
    3. Ege bölgesinin Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
    4. Tek SIĞLA ağacı yetiştirme alanı. (Dünya Çapında).

AKDENİZ BÖLGESİ

  • Türkiye’de;
    1. En fazla yer fıstığı üretimi,
    2. En fazla anason üretimi,
    3. Tek Muz yetişme alanıdır,
    4. En fazla seracılık,
    5. En fazla boksit çıkarımı,
    6. En fazla kükürt çıkarımı,
    7. En fazla intansif tarımın yapıldığı,
    8. En fazla karstik şekillerin görüldüğü, En geniş alüvyon ova Akdeniz Bölgesindedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En az ve en seyre nüfuslu yerler, Taşeli ve Teke yarım adasındadır.
    2. En çok kıl keçisi Adana bölümünde yetişir.
    3. Antalya bölümünün ekonomiye en önemli katkısı Turizmdir.
    4. Adana bölümünün ekonomiye en önemli katkısı ise Tarımdır.
    5. En Büyük şehri Adana’dır.

Harita Bilgisi

  • Harita ve plânın en önemli özelliğinin, kuşbakışı çizim ve ölçeğinin olmasıdır.
  • Krokiyi harita ve plândan ayıran tek özellik kabataslak olmasıdır.
  • Haritalarda bozulma en fazla kutuplarda, en az Ekvator’dadır.
  • Haritalarda en fazla ayrıntı plânlarda, en az ayrıntı Atlas Haritalarındadır.
  • Büyük Ölçekli haritaların; en olumlu özellikleri ayrıntısının çok ve bozulma oranının az olmasıdır. En olumsuz özellikleri ise, gösterdiği alanın az olması ve duvarda fazla yer kaplamasıdır.
  • Küçük Ölçekli haritaların; en olumlu özellikleri gösterdiği alanın fazla olması ve duvarda az yer kaplamasıdır.
  • Yeryüzü şekillerinin haritalarda gösterilme metodundan; en kullanışlısı izohips metodudur. Tapoğrafya yüzeyini (engebeleri) en iyi ifade eden metod arama metodudur. Her ikisini birden ifade eden en iyi metod kabartma yöntemidir.
  • İzohipslerde;
    1. En fazla eğitim;çizgilerin sık olduğu yerde,
    2. En az eğitim;çizgilerin seyrek olduğu yerlerdedir.
  • Çizgilerin en sık olduğu yerde;
    1. En fazla aşındırma,
    2. En zor tırmanma,
    3. En kısa uzunluk vardır.
  • İzohipslerde;
    1. En yüksek noktayı en içteki çizgi,
    2. En alçak noktayı en dıştaki çizgi gösterir.
  • İzobarlarda;
    1. En derin noktayı, en içteki eğri,
    2. En sığ yeri en dıştaki eğri gösterir.

İç Anadolu Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En fazla buğday üretimi, en fazla şeker pancarı üretimi,
    2. En fazla koyunun yetiştirildiği,
    3. En çok tiftik keçisinin yetiştirildiği
    4. En fazla kapalı havzanın bulunduğu, en çok sel rejimli akarsuların bulunduğu, en geniş nadas arazisinin bulunduğu,
    5. En fazla küçükbaş hayvancılığın yapıldığı,
    6. Tek lületaşı çıkarım alanı
  • Bölge içerisinde;
    1. En turistik yerleri Nevşehir, Ürgüp, Göreme’dir.
    2. En soğuk yeri yukarı Kızılırmak bölümüdür.
    3. En yoğun nüfuslu yerler yukarı Sakarya bölümüdür.
    4. Ülke ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
    5. En büyük şehri Ankara’dır.

Doğu Anadolu Bölgesi

  • En büyük yüzölçümü.
  • En fazla engebelik,
  • En fazla yükselti,
  • En fazla dağınık alan,
  • En fazla büyükbaş hayvancılık,
  • En fazla yıllık sıcaklık farkı,
  • En fazla kar yağışı,
  • En fazla Don olayı,
  • En fazla donlu gün sayısı
  • En fazla ormanın üst yükselti sınırının olduğu, daimi kar sınırının yükseltisinin olduğu,
  • En geniş Buzul,
  • En büyük Göl,
  • En seyrek Nüfus,
  • En çok maden rezervi,
  • En çok hidroelektrik enerjisinin üretimi,
  • En hızlı akarsular,
  • En uzun kış süresi,
  • En kısa yaz süresi,
  • En düşük sıcaklık,
  • En yüksek dağ,
  • En şiddetli Karasallık,
  • En düşük toprak sıcaklığının olduğu.
  • Ulaşım imkanlarının en az olduğu bölge Doğu Anadolu Bölgesidir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En fazla yetiştirilen tarım ürünü buğday ve arpadır.
    2. Bölgenin ülke ekonomisine en önemli katkısı Hayvancılıktır.
    3. En önemli tarım alanları Iğdır ovası, Malatya ovası, Muş ovası, Elazığ ovası, Erzurum ovası ve Elbistan ovalarıdır.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En küçük yüz ölçümü,
    2. En az toplam nüfus,
    3. En yüksek yaz sıcaklığı,
    4. En az orman oranı,
    5. En fazla petrol çıkarımı,
    6. En fazla fosfat çıkarımı,
    7. En fazla mercimek üretimi,
    8. En az engebelik,
    9. En fazla yaz kuraklığı,
    10. En fazla sulama sorunu,
    11. En fazla buharlaşma miktarı,
    12. En az bulutluluk oranı ve en sade yer şekillerine sahip olan Bölge Güneydoğu Anadolu Bölgesidir.
  • Bölge içerisinde;
    1. En çok koyun ve keçi besleme.
    2. En fazla yağış kış mevsimindedir.
    3. En fazla buğday,arpa ve baklagiller yetişir.

Karadeniz Bölgesi

  • Türkiye’de;
    1. En fazla yağış,
    2. En yüksek orman alanı,
    3. En yoğun kır nüfusu,
    4. Tek çay üretim alanı,
    5. En çok keten, kenevir üretimi,
    6. En fazla orman ürünleri üretimi,
    7. En çok dışarıya göç,
    8. En fazla eğim oranı,
    9. En fazla heyelan ihtimali,
    10. En çok dağınık, en fazla falez kıyı oluşumu,
    11. En dar kıta sahanlığı, en uzun kuş uçuşu uzunluğa sahip kıyılar,
    12. En fazla akarsu ağı, en düzenli rejimli akarsular,
    13. En dar havzaya sahip akarsular, en yüksek nem oranı,
    14. En fazla toprak yıkanması,
    15. En az yıllık sıcaklık farkı,
    16. En düzenli yağış rejimi,
    17. En fazla dalga aşındırması,
    18. En az yaz kuraklığının hissedilmesi,
    19. En az denizellik,
    20. Orman alt sınırının en düşük olduğu, en fazla bulutluluk oranı,
    21. En az buharlaşma oranı, en fazla nemlilik Karadeniz Bölgesi’ndedir.
  • Bölge içerisinde;
    1. Ortadoğu ve Doğu Karadeniz’in Türkiye ekonomisine en önemli katkısı tarımdır.
    2. Batı Karadeniz’in en önemli katkısı endüstri alanıdır.
    3. Tek tabi limanı Sinop’tur,
    4. En fazla yağış alan yeri Rize’dir.
    5. En büyük şehri Samsun’dur,
    6. En fazla endüstri Zonguldak’ta gelişmiştir,
    7. Kıyıda en az yağış Samsun’dadır.
    8. İklim yönünden kıyı ile iç kesimler arasındaki en az fark orta Karadeniz’dedir.

İç ve Dış Kuvvetler

  • En kısa sürede yeryüzünün şekillenmesi depremler ile olur.
  • En fazla deprem Büyük Okyanus çevresi, Atlas Okyanusu kıyıları, Akdeniz ülkeleri ve Doğu Afrika’da görülür.
  • En az deprem İskandinavya, Doğu Avrupa, Rusya, Kanada ve Avustralya’da görülür.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla deprem, Kuzey Anadolu fay hattı, Batı Anadolu fay hattı ve Güneydoğu fay hattı kuşağında olur.
    2. En az deprem, Konya ovası, Taşeli platosu, Mardin eşiği ve Ergene havzasında olur.
    3. En şiddetli ve zararlı deprem, tektonik depremdir.
    4. Volkanizmanın en olumlu özellikleri verimli topraklar ile kurşun, krom, pirit ve manganez gibi madenleri oluşturmasıdır.
  • Mekanik çözülme;
    1. En fazla çöllerde, kutuplarda ve dağların yüksek yerlerinde görülür.
    2. En çok kimyasal çözülme Ekvatoral bölgelerde görülür.
  • Türkiye’de;
    1. En verimli taşınmış toprak alüvyondur.
    2. En fazla yıkanmış toprak laterittir.
    3. En verimsiz toprak Tundra toprağıdır.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla heyelan Doğu Karadeniz’de görülür.
    2. En az heyelan İç Anadolu’da görülür.
    3. En geniş havzaya Amazon nehri sahiptir.
    4. En yüksek debiye (akıma), Amazon, Kongo, Missisipi ve Nil nehri sahiptir.
    5. En düzenli rejime Amazon, Kongo ırmakları sahiptir.
    6. En çok derine aşındırma akarsu ağzındadır.
    7. En önemli akarsu aşındırma şekli vadilerdir.
  • Denge profilini kazanan akarsuda;
    1. Eğim en az, hız en az, enerji en az, denizden yükseklik en azdır.
    2. Türkiye’de rüzgârların en etkili olduğu bölge İç Anadolu’dur.
    3. Dalga aşındırması en fazla dik kıyılarda etkili olur.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla falez (yalıyar) Karadeniz kıyılarındadır.
    2. Gel-git en fazla Kuzeybatı Avrupa kıyılarında görülür.
    3. Gel-git en belirgin; Bir ay içinde dolunay zamanı, yıl içinde ekinokslarda görülür.

İklim

  • En önemli atmosfer tabakası Troposfer’dir.
  • Güneşten alınan enerji miktarı en çok ışınların düşme açısına bağlıdır.
  • En büyük açıyla güneş ışınlarını alan yerler, dönenceler arasıdır.
  • Dünyada;
    1. En yüksek sıcaklıklar dönenceler civarında görülür.
    2. En düşük sıcaklıklar orta kuşak karalarının iç kısımlarında olur.
  • Türkiye’de;
    1. En yüksek sıcaklıklar Güneydoğu da, en düşük sıcaklıklar Kuzeydoğudadır.
    2. Basınç, en yüksek 30 derece enlemlerindedir. (Suptropikal-Dinamik Yüksek Basınç)
    3. Bir izobar haritasında çizgilerin en sık olduğu yerde rüzgar en hızlı eser ve en kısa yolu takip eder.
    4. Havanın taşıyabileceği en fazla neme maksimum nem yada doyma noktası denir.
  • Yağışın oluşması için;
    1. En önce havanın yükselmesi gerekir.
    2. En çok konveksiyon yağış, Ekvator çevresinde görülür.
  • Dünyada;
    1. Yağış rejimi düzenli bir şekilde en fazla yağış alan yer Ekvatoral Bölgedir.
    2. Yağış rejimi düzensiz olarak en fazla yağış alan yer Muson Asyasıdır.
    3. En az yağış 30 derece enlemleri civarındadır.
  • Türkiye’de;
    1. En fazla yağış Doğu Karadeniz’de,
    2. En az yağış Tuz gölü civarında,
    3. En kurak Güneydoğu Anadolu’dur.
  • En sıcak iklim ekvatoral iklimdir.
  • En soğuk iklim kutup iklimidir.
  • En fazla günlük sıcaklık farkı çöl ikliminde, görülür.
  • En az günlük sıcaklık farkı Ekvatoral iklimde görülür.
  • En fazla yıllık sıcaklık farkı Karasal iklimdedir.
  • En az yıllık sıcaklık farkı Ekvatoral iklimdedir.
  • En düzenli yağış rejimi Ekvatoral iklimdedir.
  • En düzensiz yağış rejimi çöl iklimindedir.
  • En çok kışın yağış alan iklim Akdeniz iklimidir.
  • En çok sonbaharda yağış alan iklimler ılıman okyanus iklimi ve Karadeniz iklimidir.
  • En çok yağışı ilkbahar ve sonbaharda alan iklim Ekvatoral iklimdir.
  • Yağış rejimleri birbirine en çok benzeyen iklimler; Muson,Savan ve şiddetli Karasal iklimlerdir.

Nüfus ve Yerleşme

  • Dünyada;
    1. En sık nüfuslu yerler; Güneydoğu Asya, Avrupa ve Kuzey Amerikanın doğusudur.
    2. En seyrek nüfuslu yerler.
    3. Kutup bölgeleri, çöller, yüksek dağlar ve Ekvatoral bölgelerin alçak yerleridir. (Amazon ve Kango boyları)
  • Dünyada;
    1. En fazla nüfus artışı Afrika, Güney Amerika ve Güney Asya’dadır.
    2. En az nüfus artışı Avrupa’dadır.
  • Türkiye’de;
    1. En sık nüfuslu bölüm, Çatalca-Kocaeli bölümüdür.
    2. En seyrek nüfuslu bölüm, Hakkari bölümüdür.
    3. En hızlı nüfusu artan il, İstanbul’dur. (sürekli göç sebebi ile)
  • Türkiye’de;
    1. En çok göç alan il, İstanbul’dur.
    2. En çok göç veren iller, Artvin ve Rize’dir.
  • Gelişmiş bir ülke ile geri kalmış bir ülke karşılaştırıldığında; Gelişmiş ülkelerde;
    1. Orta yaş nüfus en azdır.
    2. Genç nüfus en azdır.
    3. Ortalama yaşam süresi en uzundur.
    4. Doğurganlık en azdır.
    5. Sanayi gelirleri en fazladır.
    6. Tarım gelirleri en azdır.
    7. Okur-Yazar oranı en fazladır.
    8. Sağlık hizmetleri en fazladır.
    9. Milli gelir en fazladır.
    10. Sanayi ürünleri ihracatı en fazladır.
    11. Tarım ürünleri ihracatı en azdır.
    12. Sanayi ürünleri ithalatı en azdır.
    13. Tarım ürünleri ithalatı en fazladır.
    14. Kent nüfusu en fazladır.
    15. Kır nüfusu en azdır.
    16. Nüfus artışı en azdır.
    17. Üretim en fazladır.
    18. İç göç en azdır.
    19. Dışarıdan gelen işçi en çoktur.
    20. Tarımın iklime bağımlılığı en azdır.
    21. İklimin nüfus dağılışına etkisi en azdır.
    22. Modern tarım metodu en fazladır.
    23. Bağımlı nüfus en azdır.
    24. Alt yapı sorunu en azdır.
    25. Bebek ölümü en azdır.
    26. Dünyada;
      1. En fazla nüfuslanmış kıta Asya, en az nüfuslanmış kıta Avustralya’dır.
    27. Türkiye’de;
      1. En fazla göç veren bölge Karadeniz’dir.
      2. En az göç veren bölge Marmara’dır.
      3. En fazla nüfuslanmış bölge Marmara’dır.
      4. En az nüfuslanmış bölge Güneydoğu Anadolu’dur.

Tarım ve Ekonomi

  • En fazla intensif tarım Batı Avrupa ülkelerinde uygulanır.
  • En fazla kakao; Brezilya’da üretilir.
  • En çok kauçuk ABD’de üretilir.
  • En çok hurma; Irak, Mısır, Arap ülkelerinde üretilir.
  • En fazla yer fıstığı; Hindistan’da üretilir.
  • En fazla pamuk; BDT ve ABD’de üretilir.
  • En çok çay; Hindistan, Çin ve Srilanka’da üretilir.
  • En çok portakal; ABD ve Brezilya’da üretilir.
  • En çok muz; Brezilya, Hindistan, Filipinler, Endonezya ve Ekvatorda üretilir.
  • En çok pirinç; Muson Asya’sında üretilir.
  • En çok mısır; ABD’de üretilir.
  • En çok buğday; ABD, BDT, Kanada, Arjantin, Türkiye ve Hindistan’da üretilir.
  • En fazla fındık; Türkiye’de üretilir.
  • En fazla incir; Türkiye’de üretilir.

Kaynak: http://www.cografik.com

Deprem nasıl oluşur slayt indir


Slayt İçeriği

  • Deprem Nedir ve Nasıl Meydana Gelir?
  • Levha Nedir?
  • Fay Nedir?
  • Fay çeşitleri
  • Levha Hareketleri
  • Deprem büyüklüğü ve şiddeti
  • Türkiye ve Deprem
  • Türkiye Fay haritası
  • Türkiye Levha Haritası

Dünyadaki Boğazlar ve Kanallar


Boğazlar ve Dünya üzerideki konumları
  • İstanbul Boğazı   Karadeniz – Marmara Denizi arası   Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler kullanmak zorundadır.    
  •  Çanakkale Boğazı   Marmara –  Ege  Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler kullanmak zorundadır.         
  • Cebeli Tarık Boğazı   Akdeniz – Atlas Okyanusu Arasında
  • Bab-ül mendep boğazı   Kızıl denizi Umman denizine bağlar.
  • Hürmüz boğazı   İran Körfezini Umman D. bağlar
  • Messina boğazı   Tren Denizi- Yunan Denizi   İtalya’da Sicilya adasıyla İtalya yarımadası arasındadır.
  • Bering boğazı   Bering Denizi- Kuzey Buz Denizi   Alaska(ABD)-Sibirya, Asya ile K.Amerikanın en yakın…
  • Macellan Boğazı   Atlas Okyanusu- Büyük Okyanus   G.Amerika güneyindedir. (Drake Boğazı biraz daha güneyde)
  • Malakka boğazı   Sumatra adası ile Malakka yarımadası arasındadır. Endonezya-Malezya
  • Sonde Boğazı   Sumatra adası ile Cava Adası arası(Endonezya)
  • Dover Boğazı   Manş Denizi – Kuzey denize bağlar. İngiltere-Fransa arasındadır.(Manş Denizi boğaz gibidir.)
  • Kiel Kanalı   Baltık Denizini kuzey denize bağlar   Almanya sınırları içerisindedir.
  • Panama Kanalı   Atlas Okyanusu- Büyük Okyanus   Panama Sınırlarındadır.
  • Suveyş Kanalı   Akdeniz-kızıl deniz   Mısır Ülke sınırları içerisindedir.
Dünyadaki boğazlar ve kanallar haritası

Dünyadaki boğazlar ve kanallar özellikleri

İSTANBUL BOĞAZI:
İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi’ni birleştiren su yoluna verilen isim. İstanbul’un Rumeli (Avrupa) ve Anadolu (Asya) yakalarını birbirinden ayırır. Uzunluğu düz olarak 30 kilometredir. Girintileri ve çıkıntıları hesaba katılınca kıyılarının uzunluğu ortaya çıkar.
Rumeli yakasında Rumeli Feneri’nden Haliç kıyılarını dolaşarak Ahır kapı Feneri’ne kadar olan uzunluğu 55 kilometre, Anadolu yakasında Anadolu Feneri ile Kız Kulesi arasındaki uzunluğu 35 kilometre, Selimiye önündeki Kayak Burnu’na kadar olan uzunluğu 36 kilometredir. İstanbul Boğazı’nın en geniş yeri Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında 3600 metre, en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında 760 metredir. Boğazın en derin yeri Bebek ile Kandilli arasında 120 metredir.
İstanbul Boğazı’nda su yüzünde Karadeniz’den Marmara’ya, su altında Marmara’dan Karadeniz’e akıntılar vardır. Su yüzeyinde yer yer ters akıntılar da görülür.
İstanbul Boğazı üzerinde 1973 yılında hizmete açılan 1073 metre boyundaki Boğaziçi Köprüsü ve 1986 yılında hizmete giren 1090 metre boyundaki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü iki yakayı birbirine bağlamaktadır. Boğazı alttan geçecek Marmara ray projesinin 2013’te tamamlanması beklenmektedir.
ÇANAKKALE BOĞAZI:
Çanakkale Boğazı, 3. jeolojik zamanın sonunda meydana gelen bir çöküntü ile oluşmuştur. Uzunluğu 65km’dir. Boğazın en geniş yeri 5. 800m,en dar yeri 1250m (kilit bahir kalesi çimenlik kalesi arası)ve en derin yeri 106m’dir. Boğaz sularında ters bir akıntı vardır. Ege denizinin binde 38 oranındaki tuzlu suyu dipten Marmara’ya akarken Karadeniz’in binde 26 oranındaki tuzlu suyu üstten ters akıntıyı oluşturmaktadır. Boğazın çevresi dağ karakterinde yüksek ve kıvrımlı kütlelerle kaplıdır. İşte Boğazın dar olması, Boğaz sularında ters bir akıntı olması ve Boğazın çevresinde yer. yer kıvrımlı dağ kütlelerinin olması; Boğazın savunulmasını kolaylaştırmıştır ve geçilmesini zorlaştırmıştır.
Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale’ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya’ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.
Çanakkale savaşları 3 Kasım 1914’te İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Ertuğrul,Seddülbahir, Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombalamaları ile Osmanlı Devletine resmen savaş ilan edilmeden başlamıştır. İngiltere ve Fransa’nın resmen savaş ilan etmeleri 5Kasım1914’te olmuştur. Böylece 1. Dünya savaşının en önemli ve en kanlı savaş cephesi açılmıştır.
Çanakkale cephesinin açılmasına sebep olan nedenler şunlar olmuştur:
Türkiye’nin Süveyş Kanalı ve dolayısıyla Hint denizi yolu üzerindeki baskılarına son vermek,savaşa katılmakta tereddüt eden Bulgaristan’ı Almanya’ya kaptırmadan İtilaf Devletleri yanında savaşa sokmak,İstanbul’u ele geçirerek Müslüman dünyasını etki altına sokmak ve halifenin ilan ettiği Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale’ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya’ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.
Vatanı, namusu, dini için İmparatorluğunun dört bir yanından (Trablusgarp, Cezayir, Şam, Kudüs; Üsküp, Işkodra, Selanik, Silstre)gelen kahramanlarımız Çanakkale’de göğüs, göğüse burun buruna çarpışmışlardır. Anadolu’da ortalama her üç evden biri Çanakkale savaşlarına katılmıştır.Çanakkale savaşlarından ilki olan Deniz harekatı 19 şubat 1915’te başlayıp 27 gün sürmüştür. Deniz Harekatında büyük kayıplar veren işgal kuvvetleri boğazı geçemeyeceklerini anlayarak 25 Nisan 1915’ten itibaren Gelibolu yarımadasında Kara harekatını başlatmışlardır. 260 gün süren bu saldırılarda da başarısız olmuşlar ve büyük kayıplar vererek Çanakkale’yi terk etmek zorunda kalmışlardır.
Çanakkale savaşlarına İtilaf devletleri önceleri küçük çapta kuvvet göndermişler fakat bunların çok yetersiz olduğunu anlayınca bu sayı 500. 000’e kadar çıkmıştır. 400. 000bin İngiliz,79. 000 Fransız askeri bu savaşa katılmıştır. Bu savaşlarda İngilizlerin kaybı 115. 000 ölü,yaralı ve kayıp,90. 000memlektine gönderilen hasta. Fransızlar ise 47. 000 kayıp vermişlerdir. Türklerin kaybı ise;şehit,yaralı,ve hasta olmak üzere toplam olarak yaklaşık252. 300 ü bulmuştur.
Gerçektende 8,5 ay süren Çanakkale Kara savaşları daracık toprak parçası üzerinde ve kötü arazi koşullarında burun buruna göğüs, göğüse çok zor koşullarda başlamış ve devam etmiştir. Bu sebeple çok kanlı ve kıyıcı sahneler yaşanmıştır. Türklerin bu kadar kayıp vermelerinin sebebi,düşman donanmasının gece gündüz hiç eksilmeyen o korkunç bombardımanının büyük rolü olmuştur.
Çanakkale zaferi Türk ve dünya Tarihinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Çanakkale de dünya imparatorluğuna soyunmuş yeryüzünü tek elden yönetmek amacıyla yola çıkmış İngiliz Krallığını büyümesi durdu. Üzerinde güneş batmayan İmparatorluğun bir süre sonra üzerindeki güneş batar hale geldi. Türklerin dünya hakimiyetinde hala varolduğunu ve büyük bir millet olduğunu dünya bir kez daha anlamıştır. En önemlisi Avrupa’nın şark meselesi projesi Çanakkale Zaferi sebebiyle yok olmuştur.
CEBELİTARIK BOĞAZININ ÖZELLİKLERİ:
Derin bir boğaz olan Cebelitarık’ın en sığ yeri 324 metredir. Boğazın yüzünde batıdan doğuya doğru giden kuvvetli bir akıntı vardır. Boğazın iki kıyısı da sarp ve kayalıktır. Kıyıdaki dar alçak araziler Cebelitarık Kayası ile çevrilidirler. Cebelitarık’ın iklimi Akdeniz iklimi’dir, kışlar ılıman ve yazlar sıcak geçer.
En alçak noktası: Akdeniz 0 m;En yüksek noktası: Cebelitarık Kayası 426 m.’dir.Cebeli Tarik, batidaki adiyla Gibraltar; Atlas Okyanusu ve Akdenizi birlestiren 60 km uzunlugundaki bogazin, ayni zamanda Avrupa’nin en guney ucunda bulunan, Afrika’ ya 44 km uzaklikta, Ispanya’ya komsu Ingiliz somurgesi kucuk ulkenin adi.
Cebeli Tarik, adini Endulus’un buyuk kumandani Tarik bin Ziyad’dan aliyor. Kelime anlami Tarigin dagi demek. Neden bogaz degil de dag? Bunun sebebi hikmeti de, kiyidaki sarp kayalik: “Rock of Gibraltar”. Gibraltar, Endulus’un dusmesi ile birlikte 1462 de Ispanyollarin eline gecmis. Burasi simdi Ingiltere somurgesinde kucuk bir ulke.
BABÜL-MENDEP BOĞAZI
Kızıldeniz’i Hint okyanusuna (Aden Körfezi) bağlayan 32 km uzunluğundaki boğaz yemen ile somali kıyıları arasındadır.Boğazın Arabistan yarımadası kıyısına düşen bölümü 1. dünya savaşına kadar Osmanlı kontrolünde idi.Stratejik önemi yüksek olan boğaz Perim adasından (Yemen) denetlenir.
HÜRMÜZ BOĞAZI :
Sıcak suları Hürmüz Boğazı kanalıyla Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na karışır. Kuzeydoğuda Şattülarab (Ervend) ırmağı ağzından başlayan ve Güneydoğuda Hürmüz Boğazı’na kadar uzanan Basra Körfezi’nin uzunluğu yaklaşık olarak 805 km’dir. Genişliği yaklaşık 280 km. derinliği ise ortalama 40-50 m arasında değişmektedir. Derinliğin en fazla olduğu ve 100 metreye ulaştığı yer Hürmüz Boğazı’dır.1980 ile 1988 arasında süren İran-Irak Savaşı’nın odak noktasıdır. 1991 yılında Körfez Savaşı’nda temel olmuştur.
MESSİNA BOĞAZI:
Messina Boğazı Sicilya adasını İtalya’nın güneyindeki Calabria bölgesinde ayıran boğazdır. En dar noktasında genişliği 3,3 kilometredir.
Messina Boğazı’ üzerinde bulunan önemli liman şehirleri Sicilya adasındaki Messina ve ana kıtada bulunan Reggio di Calabria’dır.
BERİNG BOĞAZI:
Bering Boğazı, Asya’nın en doğu noktası (169° 44′ W) ile Amerika ‘nın en batı noktasi (168° 05’ W) arasında bir boğazdır. Günümüzde Rusya ile ABD (Alaska) arasında coğrafi bir sınır konumunda olması ile birlikte Amerika ve Asya kıtalarının birbirine en yakın olduğu yerdir.
Boğaz yaklasik 92 km genişliğinde, 30 – 50 m derinliğindedir ve kuzeyindeki Chukchi Denizi (Arktik Okyanusu) ile güneyindeki Bering Denizi’ni (Büyük Okyanus) birbirine bağlamaktadır. 1648 yılında Semyon Dezhnev tarafından geçildiği kabul edilmesine rağmen; ismini boğazı 1728 yılında geçen Rus asıllı Danimarkalı kaşif Vitus Bering’den almıştır.
Buzul çağı sırasında boğazın bir kara köprüsü vazifesi gördüğü bilinmektedir. Bazı bilimadamları, bu çağlarda suların büyük kısmının buzula dönüşerek deniz seviyesini düşürdüğüne ve daha fazla kara parçasını göz önüne çıkardığına inanmaktayken; bazıları da boğazın tamamen donduğunu, böylelikle insanlarla hayvanların üzerinden geçmesinin mümkün olduğuna inanmaktadır.
MACELLAN BOĞAZI:
Macellan Boğazı, Güney Amerika’nın en güneyinde Atlas Okyanusu’nu Büyük Okyanus’una bağlayan boğaz. Ana kıta ile Tierra del Fuego Takımadaları’nı ayırır. Bu takımadalar, Arjantin ve Şili arasında paylaşılmıştır. Macellan Boğazı’nın uzunluğu 686 km, genişliği 4 ila 37 km’dir. Boğaz, 1520 yılında Magellan tarafından keşfedildiği için bu isimle anılmaktadır. Sis ve rüzgâr sebebiyle geçilmesi zordur. Boğaz üzerindeki en büyük liman, Punta Arenas’tır.
Macellan Boğazı, Panama Kanalı’nın inşaasından önce çok büyük öneme sahip olsa da, hâlâ birçok gemi tarafından kullanılır. Fırtınalı güney kuşağında yer alan boğaz, tehlikeli bir su yolu olarak kabul edilir. Su seviyesindeki gelgitten oluşan oluşan farklılıklar, Patagonya’da hüküm süren kuvvetli rüzgârlar, kuvvetli akıntı ve dalgalara yol açar.
MALAKKA BOĞAZI:
Malakka Boğazı, Malezya Yarımadası (Batı Malezya) ve Endonezya’ya bağlı Sumatra adası arasında 805 km uzunluğunda dar bir boğazdır.
Ekonomik ve stratejik açıdan bakıldığında Malakka Boğazı dünyanın en önemli deniz yollarından biri olup, Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı´nın bir eşdeğeridir. Boğaz Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus arasında ana denizyolu pasajını oluşturmakla, aynı anda dünyanın en kalabalık 3 ülkesi olan Hindistan, Endonezya ve Çin´i deniz yoluyla bağlılığını sağlamaktadır. Bununla kalmayıp yörenin en gelişmiş Ticaret Devlerini; Japonya, Güney Kore ve Tayvan´ı uluslararası ticarete bağlar.
DOVER BOĞAZI:
Büyük Britanya adasının Avrupadan ayıran dar boğaz. Uzunluğu 185, en dar yeri 31 kilometredir. Bu boğaza Fransızlar Pasde-Clais adını vermişlerdir.
Boğazın doğusunda Kuzey denizi, batısında Manş denizi bulunur. Çok eskiden beri, askerî ve iktisadî bakımdan büyük değer taşıyan bir boğazdır.
KİEL KANALI:
Baltık Denizinde ulaşım açısından önem taşır. Kuzey Denizinde Elbe Irmağı ağzındaki Brünsbüttelkoog’dan, doğuda Baltık Denizi kıyısındaki Kiel limanında yer alan Holtenau’ya kadar 98 km uzanır. İki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yoludur. Genişliği 103 m, derinliği 11 m olan kanalın üzerinde yaklaşık 42 m yükseklikte yedi köprü bulunur.
Kanal, 1887-95 arasında, kuzeye gidecek savaş gemilerine kestirme bir yol sağlamak amacıyla yapıldı. Daha önce gemiler Danimarka’nın çevresini dolaşmak zorundaydı. 1907-14 arasında genişletilerek büyük savaş gemilerinin geçişine elverişli hale getirildi. O dönemde adı Kaiser-Wilhelm olan kanal, I. Dünya Savaşı öncesinde Alman hükümetine aitti. 28 Haziran 1919’da imzalanan Versailles Antlaşması ile uluslararası statü kazandı, ama yönetimi Almanlarda kaldı. Kanal trafiği, yalnızca genel polis, ulaşım, sağlık ve gümrük kurallarına uygun biçimde işleyecekti. Adolf Hitler 1936’da bu hükümleri tanımadığını ilan etti. II. Dünya Savaşı’ndan sonra kanal Schleswig-Holstein eyaletinde {Land) kaldı ve seyrüsefer özgürlüğü tanıyan Versailles Antlaşması koşulları yeniden uygulamaya kondu.
PANAMA KANALI:
Panama Kanalı, Orta Amerika’nın en güney ülkesi Panama topraklarında yer alır ve Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus’unu birbirine bağlayan su yolu.
Kanalın yapımı,tarihin en büyük ve en zor mühendislik projelerinden bir olmuştur. Gemicilik üzerindeki etkileri ise, Güney Amerika kıtasının en güney ucu olan Horn Burnu’ndan dolaşma külfetini ortadan kaldırmış olması nedeniyle çok önemlidir.
Panama’da bir kanal inşa etme fikri 1500’lü yıllara kadar giderse de, ilk ciddi çalışmalar, Fransızların öncülüğünde 1880’de başlamış fakat bir sonuç vermemiştir. İnşaat ABD tarafından tamamlanmış ve kanal 1914’te hizmete açılmıştır. 77 kilometre uzunluğundaki kanalın yapımı sırasında, sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan büyük toprak kaymalarına kadar her türlü güçlükle karşılaşılmış ve yaklaşık 27.500 kanal çalışanı bu süreçte can vermiştir.
Bugün New York’tan San Francisco’ya giden bir geminin, Panama kanalını kullanarak 9.500 km yol yapması, Horn Burnu’nun dolaşılmasını zorunlu kılan eski günlerdeki 22.500 km yola oranla büyük bir kolaylıktır.Açılışından 2002 yılına dek, yaklaşık 800.000 geminin geçtiği tahmin edilen Panama Kanalı’ndan her yıl 14.000’den fazla gemi geçmekte olup taşınan yük miktarı 203 milyon tonu bulmaktadır.Kanal boyunca yolculuk yaklaşık 9 saat sürmektedir.
SÜVEYŞ KANALI:
Süveyş Kanalı (Arapça: قناة السويس‎, Okunuşu: Qanā al-Suways). Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan yapay suyoludur. Sina Yarımadası’nın batısındadır. 163 kilometre uzunluğunda ve en dar yerinde 300 metre genişliğindedir. Kanal, Afrika çevresinde dolaşmaya gerek kalmadan Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığı yapılmasını sağlar.
Dünya’nın önemli kanallarından birisi arasında yer alır.Eski gemiciler ticarette çok uzun yol ve mesafe kat ettikleri için böyle bir kanal yapma gereksiniminde bulunmuşlardır.Süveyş Kanalı’nın açılmasında Osmanlı İmparatorluğu’nun da büyük önemi vardır.Mısır topraklarında bulunan ve Akdeniz ile Kızıldeniz’i birleştiren 161 km uzunluğunda yapay suyolu. Kanalın genişliği 70-125 m arasında değişmektedir. Derinliği 11-12 m’dir. Su kesimi 10,36 m’den fazla olan gemiler kanaldan geçemez. 1951 yılında trafiği kolaylaştırmak amacıyla el-Kantara ile el-Firdan arasında 13,5 km lik bir yan geçit açılmıştır.
Kaynakçalar:
  1. Kaynak: http://www.baktabul.com/resim-bolumu/70371-yeryuzunu…
  2. Kaynak:cografyadunyasi.8m.net/ulkeler/ispanya.htm
  3. Kaynak:necipkoni.tr.gg/-PANAMA-KANALI–k1-Orta-Ameri…
  4. Kaynak:ateius.blogspot.com/2008/07/panama-kanal-pana…
  5. Kaynak:www.baktabul.com/cografya/68559-mans-denizi.html
  6. Kaynak: http://www.etutodasi.biz/showthread.php?t=17098
  7. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Messina_Bo%C4%9Faz%C4%B1
  8. Kaynak:cografyadersanesi.blogcu.com
  9. Kaynak:ejje.blogcu.com/dunya-uzerinde-onemli-bogaz-v…
  10. Kaynak:www.insaatdergisi.com/dekorasyon_sibiryaalask…
  11. Kaynak:www.aksam.com.tr
  12. Kaynak: http://www.cografyadersanesi.blogcu.com
  13. Kaynak:cografyadersanesi.blogspot.com/2008/05/dnyada…