Coğrafya Bilim

"Türkiye'nin En Büyük Akademik Coğrafya Sitesi"

Archive for the ‘Klimatoloji’ Category

Basınç Gradyanı

Posted by ReacWiki Mart 3, 2014


     Basınç gradyanı diğer bir ismi ile barometrik eğim yeryüzü üzerinde vaya üst atmosferde iki konum arasında basınç farklılığa denir. İzobar eğrileri bu farkların büyük olduğu kısımlarda sık, farkların az olduğu yerlerde ise seyrek olarak geçer. İzobar eğrilerindeki bu sıklık veya seyreklik rüzgar şiddetini de belirlemektedir. Sık olarak bölgelerde rüzgarın hızlı estiğini göstermekteyken, seyrek alanlarda yavaş estiğini gösterir.

izobar1

Yukarıdaki şekil 1 de A ve B arasında izobar eğrileri sıktır ve bu gösterilen alanda iki nokta arasında basınç farkı fazladır. Yine şekil 1 de C ve D arasında seyrek olan izobar eğrileri basınç farkının az olduğu göstermektedir. Şekil 2’yi inceleyerek basınç ve rüzgarın hızı hakkında bilgi edinebilirsiniz. 

  • Prof. Dr. Barbaros GÖNENÇGİL ders notlarından yararlanılmıştır.

Posted in Klimatoloji | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Meteoroloji Ders Notu

Posted by Birol YILDIZ Ekim 11, 2012


Meteoroloji Ders Notu

Telif Hakkı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Akademisyenlerinden Doç. Dr. Hasan TATLI Hocamıza aittir merak edilen noktalar için iletişim adresi :

Tel: 0 286 2180018 / 1828
email: tatli@comu.edu.tr

Posted in Akademisyenler, Coğrafya Dökümanlar, Coğrafya Konu Anlatımı, coğrafyacı, Dökümanlar, Ekoloji, Fiziki Coğrafya, Hidrografya, Klimatoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Leave a Comment »

Yeryüzündeki başlıca iklim tipleri ve tabii bitki örtüsü

Posted by Geography Teacher, Özcan Şubat 23, 2012


Dünya’nın hemen her bölgesinin kendine özgü bir iklimi bulunmaktadır. Ancak, benzer iklim kuşaklarına sahip alanlar büyük iklim kuşakları oluştururlar. Yüzlerce km 2 lik sahaları etkileyen büyük iklim gruplarına makroklima  adı verilmektedir. Bununla birlikte, makroklima alanlarında bazen öyle yerler vardır ki, buralarda görülen iklim özellikleri içinde bulundukları kuşaktan tamamen farklıdır. Makroklimalar içerisinde bölgesel farklılıklar gösteren, özel koşullu küçük iklim alanlarına da mikroklima denilmektedir.

Şimdi, yeryüzündeki büyük iklimleri, bu iklimlerin özelliklerini ve bu iklimlere uyum sağlamış bitki örtülerini inceleyelim.

A. SICAK İKLİMLER

1. Ekvatoral İklim: Ekvator çevresinde, 0° -10° Kuzey ve Güney enlemleri arasında görülür. Yıllık ortalama sı- caklık 25°C dolayındadır. Yıllık sıcaklık farkı 2 – 3°C’yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den fazladır. Her mevsim yağışlı olmakla birlikte, ekinoks tarihlerinde yağış maksimum düzeye erişir. Tabii bitki örtüsü oldukça gür ve geniş yapraklı ormanlardır. Ekvatoral iklim, Amazon ve Kongo havzalarının büyük bir kesiminde, Gine Körfezi kıyılarına yakın bölgelerde, Endonezya ve Malezya’nın büyük bir bölümünde etkili olmaktadır.

2. Tropikal İklim  (Subtropikal  – Savan):  10°  – 20° Kuzey ve Güney enlemleri arasında ve 0° – 10° enlemlerinde 1000 m’den sonra görülür. Ekvatoral kuşak ile çöller arasında bir geçiş iklimidir. Yıllık ortalama sıcaklık 20°C dolayındadır. Yıllık sıcaklık farkı 4 – 5°C’- dir. Yıllık yağış miktarı 1000  – 2000 mm. arasındadır. Güneş ışınlarının dik geldiği yaz ayları yağışlı, kışlar kuraktır. Tabii bitki örtüsü yüksek boylu ve gür bitki toplulukları olan savanlardır. Tropikal iklim, Sudan, Cad, Nijerya, Mali, Moritanya, Brezilya, Venezuela, Kolombiya, Peru ve Bolivya gibi ülkelerde etkili olmaktadır.

3. Muson İklimi: Muson rüzgarlarının etki alanlarında görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 15  – 20°C dir. Yıllık sıcaklık farkı 10°C civarındadır. Yıllık ortalama yağış 2000 mm dolayındadır. Yıllık yağışların % 85’i yaz aylarında düşer. Kış mevsimi kurak geçmektedir. Tabii bitki örtüsü kışın yaprağını döken, yazın yeşillenen ormanlardır. Yağışların azaldığı yerlerde ise savanlar görülür. Muson iklimi, Güney Hindistan, Güney Çin, Güneydoğu Asya, Japonya ve Mançurya gibi bölgelerde etkili olmaktadır.

4. Çöl İklimi  (Sıcak ve Kurak İklim):  Dönenceler civarında, Asya ve Kuzey Amerika’da karaların iç kısımlarında ve Güney Amerika’nın güneyinde görülür. Bu iklim tipini, yağışların yok denecek kadar az olması belirler. Çöllerdeki nem yetersizliği, günlük sıcaklık farkının büyümesine zemin hazırlamıştır. Günlük sıcaklık farkının 50°C yi bulduğu zamanlar olmaktadır. Yıllık yağış miktarı 100 mm’nin altındadır. Yağışlar daha çok sağanak yağmurlar şeklindedir. Tabii bitki örtüsü bazı kurakçıl otlar ve kaktüs bitkileridir. Afrika’da Büyük Sahra, Ortadoğu’da Necef, Asya’da Gobi, Taklamakan, Deşti  Kebir,  Avustralya’da Gobbon ve Gibson, Güney Afrika’da Kalahari ve Namib, Güney Amerika’da Patagonya, Atacama ve Peru ile ABD’nin güneybatısı yeryüzündeki başlıca çöl alanlarıdır.

B. ILIMAN İKLİMLER

1. Akdeniz İklimi:  Genel olarak, 30°  – 40° enlemleri arasında görülür. Yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlıdır. Yıllık ortalama sıcaklık 15 – 20°C dir. Yıllık sıcaklık farkı ise 18°C kadardır. Yıllık yağış miktarı 600 -1000 mm arasında değişir. En fazla yağış kışın, en az yağış yazın görülür.Karakteristik bitki örtüsü, kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkan makilerdir. Makiler, sürekli yeşil kalabilen, kısa boylu, sert yapraklı, kuraklığa dayanabilen, çalımsı bodur bitkilerdir. Mersin, defne, kocayemiş, zeytin, süpürge çalısı, bodur, ardıç gibi bitkiler başlıca maki türleridir. Akdeniz ikliminde yağışın az çok yeterli olduğu orta yükseklikteki yamaçlarda iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar (Kızılçam, sarıçam, karaçam ormanları gibi) yer alır. Akdeniz iklimi  en belirgin olarak Akdeniz çevresinde görülmekle birlikte, Güney Portekiz, Afrika’nın güneyinde Kap Bölgesi, Avustralya’nın güneybatısı ve güneydoğusu, Orta Şili ve ABD’nin Kaliforniya eyaletinde de etkili olmaktadır.

2. Okyanusal İklim: Genel olarak, 30° – 60° enlemleri arasında, karaların batı kıyılarında görülür. Yazlar fazla sıcak, kışlar da fazla soğuk olmaz. Yıllık sıcaklık ortalaması 15°C dir. Yıllık sıcaklık farkı 10°C yi bulmaktadır. Yıllık yağış ortalaması 1500 mm. dir. En fazla yağış sonbaharda görülür. Tabii bitki örtüsü yayvan ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlardır. Ormanların tahrip edildiği yerlerde çayırlar bulunur. Okyanusal iklim,  Batı Avrupa, Kuzey Amerika’nın kuzeybatısı, Güney Şili, Avustralya’nın kuzeydoğusu ve Yeni Zelanda’da etkili olmaktadır.

3. Karasal İklim: Genel olarak, 30° – 65° enlemleri arasında, karaların deniz etkisinden uzak iç kısımlarında ve kıtaların doğu kıyılarında görülmektedir. Kışlar çok soğuk geçer ve uzun sürer. Yazlar ise sıcaktır. Yıllık sıcaklık ortalaması 0 – 10°C arasında değişir. Yıllık sıcaklık farkı 20  – 40°C’dir. Yıllık yağış miktarı 500  – 600 mm dolayındadır.En fazla yağış yazın, en az yağış kışın düşer. Kış yağışları daha çok kar şeklindedir. Tabii bitki örtüsü iğne yapraklı ormanlardır. Yağışın azaldığı kesimlerde de bozkırlar (step) görülür. Sibirya ve Kanada da iğne yapraklı ormanlara tayga ormanları adı verilir. Taygalar, Dünya ormanlarının % 15’ini oluştururlar. Karasal iklim, Sibirya, Kanada ve Doğu Avrupa’da geniş bir yayılış sahasına sahiptir.

4. Step İklimi (Yarıkurak İklim): Step iklimi, bir geçiş iklimi özelliği gösterir. Üç gruba ayrılır; a.   Tropikal Step İklimi: Savan ikliminden çöl iklimine geçiş alanlarında görülür. b.   Subtropikal Step İklimi: Çöl ikliminden Akdeniz iklimine geçiş alanlarında görülür. c.  Orta Kuşak Step İklimi: 30° – 50° önlemlerindeki çöller etrafında ve Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş alanlarında görülür.Step iklimlerinde yıllık sıcaklık farkı 15  – 30°C’dir. Yıllık yağış miktarı 300 – 500 mm’dir. Step iklimlerinde en fazla yağış ilkbaharda ve yazın düşmektedir. Tabi bitki örtüsü yağışlı mevsimde yeşeren, kurak mevsimde sararan step (bozkır)’tir. İnsanlar tarafından ağaç kesilerek, yakılarak ormanların ortadan kaldırılması sonucunda oluşan bozkırlara antropojen bozkır  denir. Bu tür bozkırlar, ormanların tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıktığından yer yer orman ağacı topluluklarına rastlanır.

C. SOĞUK İKLİMLER

1. Tundra İklimi (Kutupaltı İklimi): Genel olarak, 65° -80° Kuzey enlemleri arasında görülür. Sıcaklığın çok düşük olduğu bir iklim tipidir. Bu iklimde en sıcak ayın ortalaması dahi 10°C yi geçmez. Kışın değerler -30°C ile -40°C ye iner. Yıllık sıcaklık farkının 65°C yi bulduğu yerler vardır. Yağışlar ortalama 200 – 250 mm kadardır. En fazla yağış yaz aylarında görülür. Tabii bitki örtüsü çalı, yosun ve yazın yeşeren kurakçıl otlardan oluşan tundralardır.Tundra iklimi, Avrupa’nın kuzey kıyıları, Kuzey Sibirya, Kuzey Kanada, Grönland Adası kıyıları ve Orta kuşaktaki yüksek dağlarda etkili olmaktadır.

2. Kutup İklimi:  Karlar ve buzullarla kaplı kutup bölgelerinde görülür. Sıcaklık ortalaması bütün yıl boyunca 0°C’nin altındadır. Sıcaklık, çoğu zaman -40°C ye, hatta daha altına iner. Yıllık sıcaklık farkı 30°C dolaylarındadır. Yağışlar son derece az ve kar şeklindedir. Ortalama yağış 200 mm. civarındadır. Bu iklim tipinde bitki örtüsü yoktur.Kutup iklimi, Kuzey Kutbu çevresinde Grönland Adası’nın iç kısımlarında ve Antarktika’da etkilidir. Kutup bölgelerinde deniz yüzeyinin donmasıyla  oluşan geniş buz örtülerine bankiz denir. Ortalama kalınlıkları 2 m kadardır. Karalarda oluşan  ve koparak denize düşen buz dağlarına ise aysberg adı verilmektedir.

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ İLİŞKİSİ

Yukarıda da anlatıldığı gibi, iklim ile bitki toplulukları arasında sıkı bir ilişki vardır. Kutup iklimi haricinde diğer bütün iklimlerin kendine has karakteristik bitki örtüsü vardır. Farklı bölgelerdeki benzer iklim varlığını benzer tabii bitki örtüsü kanıtlar. Bitki örtüleri yer şekillerinden dolayı, yeryüzünde aralıksız kuşaklar oluşturamazlar. Ancak, genel olarak Ekvator’dan kutuplara doğru, geniş yapraklı ormanlar, karışık ormanlar ve iğne yapraklı ormanlar, şeklinde kuşaklar meydana gelmiştir. Sıcaklık ve nem, bitki hayatını doğrudan etkiler. Yükseklere çıkıldıkça sıcaklık ve nem oranı azalır. Buna bağlı olarak bitki örtüsü  de seyrekleşir. Belirti bir yükseklikten sonra cılızlaşır ve doğal olarak ortadan kalkar. Bir yamaca düşen yağış miktarı aynı ise, yükseldikçe bitki örtüsündeki değişme sıcaklık azalmasıyla ilgilidir. Ancak, sıcaklık şartları aynı ise, farklılaşma nem miktarının değişmesiyle ilgilidir. Yükseklere çıkıldıkça bitki toplulukları, geniş yapraklı orman, karışık ormanlar, iğne yapraklı ormanlar ve dağ çayırları şeklinde kuşaklara ayrılır. Dağların Güneş’e bakan yamaçlarında bitkilerin olgunlaşma süreleri daha kısadır. Ormanın ve ağacın yetişme sınırı daha yüksektir

Kaynakça;

Posted in Ülkeler Coğrafyası, Fiziki Coğrafya, Klimatoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 9 Comments »

Günlük Rüzgarlar

Posted by Geography Teacher, Özcan Şubat 22, 2012


Gün esnasında basınç farkları, bundan önce görülen sistemlerine oranla çok daha kısa sürede kendini gösteren rüzgarlara meydan verirler. Gün içindeki basınç değişmeleri daha ziyade karalar denizler ve dağlarla vadiler arasında kendini gösterir.Bu rüzgarlar kara ve denizler arasında meydana geliyorsa kara ve deniz meltemleri; dağ ve vadiler arasında meydana geliyorsa dağ ve vadi meltemleri adını alır.

Kara ve deniz meltemleri ve özellikleri

Bilindiği ve karalar gündüzleri denizlere oranla daha çabuk , dolasıyla daha fazla ısınırlar; geceleride daha çabuk yani daha fazla soğurlar.Bunun sonucun da gündüzleri karalar alçak basınç alanı olurken, denizler yüksek basınç sahalarıdır. Gündüz bu sitemde denizlerden karalar üzerine rüzgar eser. Bunun tersi olarak ta gece karalar hemen soğması ve denizlere göre daha soğuk olması, denizlerin geç soğuması ve karalara göre daha sıcak olmasından karalar yüksek basınç alanı, denizler ise alçak basınç alanıdır. Aksiyon da karalardan denizlere doğru olur. Kara ve deniz meltemleri havanın daha durgun olduğu Ekvator kuşağında ve orta enlemlerin yaz mevsimlerinde gösterirler . Denizden karalara doğru esen rüzgarlara deniz rüzgarı veya deniz meltemi denir. Denizler üzerinden geldiği için denizden almış olduğu nemi taşır ve serinletici etki yapar. Deniz meltemini hissedildiği günün en sıcak saatleri 14-15 saatleri arasıdır. Sıcak ülkelerde deniz meltemi etkisi ile sıcaklık birden düşmeye başlar ve nisbi nem yükselir. Bu rüzgar yerel nedenler ile meydana geldiği için etkisi karalardan iç kesimlere doğru 20-40 km kadar, yükseklikte ise 300-400 m ye kadar etkiye sahiptir. Bu aralıklardan sonra etkileri kaybolur. Geceye doğru deniz rüzgarı durur ve sakin bir devre yer alır. Bu devreden sonra sahneye kara meltemi çıkar. Rüzgar bu sefer karalardan denizlere doğru esmeye başlar. Kara meltemi en şiddetli halini  sabaha karşı alır. Güneşin doğması ile kara meltemi etkisi kesilir. Deniz meltemlerine göre daha az etkili olup, karalardan geldiği için kurudurlar ve denizlere doğru tesiri azdır.

Kara ve deniz meltemleri bütün kıyılarda görünmekle birlikte, özellikle tropikler arasında kalan sahalar için önemlidirler. Çünkü buralardaki basınçlar diğer bölgelere göre daha kararlıdır . Kara ve deniz meltemlerinin en şiddetli estikleri  yer deniz ve kara sıcaklıklarının fazla olduğu yerlerdir.

Ülkemizde kara ve deniz meltemlerinin kendini en iyi hissettirdikleri yer İzmir ve çevresidir. İzmir kıyılarında, denizlerden karalara doğru esen imbat adı verilen deniz meltemi, yazın sıcak günlerinde, çok ısınan İzmir’e denizin serin ve nemli havası getirir. İzmir kıyılarında saat 12’ye kadar kara meltemi hakimdir; kara meltemi kesilip, öğleden sonra sahaya imbat yerleşince sıcaklık düşmeye başlar. Saat 15 e doğru büyük şiddetini kazanan bu rüzgar, akşama doğru hafifler ve güneşin batacağına yakın kesilir.

Dağ ve vadi meltemleri

Dağ ve vadi meltemleri de gün esnasındaki sıcaklık değişmeleri neticesinde meydana gelir. Özellikle güzel yaz günlerinde rüzgar, sabahleyin 9-10 a doğru vadilerden dağların yamacını takip ederek, yukarı doğru esmeye başlar. Bu vadi meltemidir. Vadi meltemi bir vadinin yukarı ve aşağı kısımları arasındaki sıcaklık farkından meydana gelir. Vadinin yukarı kısımlarında atmosfer kalınlığının vadi tabanına oranla daha az olması, dolayısıyla, ısınan gün esnasında vadilerin yukarı kısımlarında daha fazla birikmesi, buraların alçak basınç sahası haline geçmesine sebep olur. Vadinin daha az ısı biriktiren aşağı kısımlarına yüksek basınç yerleşmiştir. Bu durum rüzgarın vadiden dağa doğru esmesine neden olur. Vadi meltemi şiddetini sıcaklığın fazla olduğu öğleden sonra artırır, sonra yavaş yavaş azalır ve güneş batımı ile kesilir. Araya giren duraklıktan sonra vadi rüzgarının tersine dağdan vadiye doğru esmeye başlar. Bu dağ meltemidir. Dağ melteminin oluşma nedeni ise vadiye göre erkenden soğuyan dağların alçak basınç alanı, vadilerin ise yüksek basınç alanı olmasıdır. Bu rüzgarın etkisi tüm gece devam eder ve sabaha doğru kesilir.

Vadi meltemi, aşağı kısımlarının nemli havası yukarılara taşır. Dağların zirveleri gündüzleri çoğunlukla bulutlarla örtülü oluşu bu yüzdendir. Geceleyin esen dağ meltemi ise soğukluk getirir ve aşağı tabakalarda nemin yoğunlaşmasına, dolayısıyla vadi içlerinin bulutlarla kaplanmasına yol açar. Dağ ve vadi meltemlerinin meydana gelmesi için havanın sakin olması gerekir. Çünkü daha büyük çaptaki atmosfer hareketleri bu rüzgarları etkisiz kılar.

Kaynak: Umumi Klimatoloji ve İklim Çalışmaları (Prof. Dr. Yusuf Dönmez )

Posted in Ülkeler Coğrafyası, Fiziki Coğrafya, Klimatoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 4 Comments »

Yerel Rüzgarlar

Posted by Geography Teacher, Özcan Şubat 22, 2012


Rüzgar gülüŞimdiye kadar anlatılan büyük basınç merkezlerinin dışında, daha dar sahaları ilgilendiren ve bu sebepten yerel aksiyon merkezleri denen bir takım alçak ve yüksek basınç sahaları vardır. Bu sahalardaki yerel basınç farklılıklarının meydana getirdiği rüzgarlara da yerel rüzgarlar adı alır.Üzerlerinde bir takım coğrafi faktörler rol oynamakla birlikte yerel rüzgarlar üzerinde rölyefin tesiri, kendini, sıcaklığın artması yahut azalması şeklinde gösterir. Bu açıdan yerel rüzgarlar iki grupta toplanırlar:

Sıcak yerel rüzgarlar : Fön, Sirokko, Hamsin

Soğuk yerel rüzgarlar : Mistral, Bora, Krivetz, Poyraz.

Fön Rüzgarı ve özellikleri

Kuzeybatı Avrupa üzerinde bir alçak basınç sahası teşekkül etmesi yahut Orta Avrup’dan bir gezici siklon geçmesi; bunlara karşılık Akdeniz üzerinde bir yüksek basınç meydana gelmesi halinde Fön rüzgarı esmeye başlar.Aksiyon merkezleri bu duruma göre fön rüzgarının yönü güneyden kuzeye doğru olacaktır. Rüzgar İtalya’dan İsviçreye geçerken Alplerin güneye bakan yamaçlarında yükselir; dağları aştıktan sonra ise Kuzey yamaçlarına doğru alçalır. Güney yamaçlarındaki yükselme, bu rüzgarı meydana getiren havanın genişlemesine ve soğumasına, kuzey yamaçlardaki alçalma ise havanın sıkışmasına ve ısınmasına sebep olur. Güney yamaçları tırmanırken soğuyan hava, kafi derece nem bulunduruyorsa, içindeki su buharı yoğunlaşır ve şiddetli yağmurlar meydana gelir.Bulundurduğu nemin büyük bir kısmını yükseldiği esnada yağmur şeklinde güney yamaçlara bırakan hava kütlesi, Alplerin zirvelerini aşıp kuzey yamaçlara doğru inerken, basınç artacağından sıcaklık artmaya başlar. Sıcaklıktaki artış, yaklaşık 100 m de 1 santigrat kadardır.Fön rüzgarları özellikle meydana getirdikleri tesirleri dikkati çekerler.Kışın estikleri zaman 1-2 saat içinde sıcaklığın 10-15 santigrat birden yükselmesine, karların erimesine, çığların teşekkülüne ve su baskınlarına sebep olurlar.Yaz mevsiminde meydana gelirlerse, çevrenin kurumasına ve ısınmasına ve yangına yol açarlar.Bu zararlarına karşılık, karları çabuk erittiği için, sürülerin çayırlara erken çıkmasını, meyve ve mahsulün erken olgunlaşmasını sağlaması açısından  Fön rüzgarlarının faydalı yönleri de vardır.

Sirokko Rüzgarı ve özellikleri

Büyük Sahranın kuzeyinde Cezayi, Tunus, İspanya, Sicilya ve İtalya kıyılarına doğru esen kuru ve sıcak bir rüzgardır. Sirrokko, Büyük Sahra üzerinde bir antisiklon, buna karşılık Batı Akdeniz üzerinde bir siklon teşekkül ettiğinden yahut Akdeniz üzerinden gezici alçak basınçlar geçtiğinde meydana gelir. Cezayir’e güneyden esen bu rüzgarlar, İspanya kıyılarına güneydoğudan, Tunus, Sicilya ve İtalya kıyılarına ise güneybatıdan gelir. Çıkış yerinin Büyük Sahra oluşu Sirokka’ya sıcak ve kuru hava kazandırmıştır.Onun içindir ki bu rüzgar, bilhassa Kuzey Afrika kıyılarında sıcaklığın daha artmasına, dolayısıyla dada şiddetli kuraklara sebep olur. Buna karşılık Sirokko Güney İtalya ve Dalmaçya kıyılarında, yine sıcak olarak eser fakat Akdeniz’e geçtiğinde nemlenmiş olarak gelir ve yağış bırakır. Havanın içindeki tozdan dolayı bu yağışlar çoğu zaman renklidir; öyle ki İtalya’da sirokko’nun getirdiği kırmızı renklidir; kan yağmuru olarak adlandırılır. Adı geçen kıyılara yağış bırakan sirokko kara içlerine girince yeniden kuraklaşır.

Hamsin Rüzgarı ve özellikleri

Sirokko karakterinde olan Hamsin, Mısır ve Libya kıyılarına çölden esen sıcak, kuru ve toz yüklü bir rüzgardır. Büyük Sahra’nın doğusu ile Doğu Akdeniz arasındaki basınç farklılıklarından ileri gelir. Şubat-Mayıs arasındaki devrece Sahranın doğusu yüksek basınç, Doğu Akdeniz ise alçak basınç sahası, halindedir. Aksiyon merkezlerinin bu durumu, Hamsinin güneyden kuzeye doğru esmesini sağlar. Bu rüzgarın canlılar üzerinde olumsuz etkisi görülür; deri kurumasına, teneffüs güçleşmesine, insanların bitkin hale gelmesine sebep olur. Hızlı estiği zaman beraberinde taşıdığı kumlarla kayaların aşınmasına yol açar.

Mistral Rüzgarı ve özellikleri

Fransa’da kuzey-kuzeybatıdan esen soğuk, kuru ve şiddetli bir rüzgardır. Mistral’in kendini en şiddetli olarak gösterdiği yer Rhone vadisidir. Bu rüzgar, kışın ve ilkbaharda, Lyon körfezine bir alçak basınç sahası yerleştiği zaman meydana gelir.Kuzeyden, Massif Central’lin karlı yüksek dağlarını geçerek geldiği için çok soğuktur.Mistral Rhone vadisinde şiddetini artması, bu hava akımının vadi içinde kanalize olmasının bir neticesidir.

Bora rüzgarı ve özellikleri

Bora, Adriya denizi, Dalmaçya ve İstirya kıyılarına esen şiddetli, kuru ve soğuk bir rüzgardır. Orta ve Doğu Avrupa üzerinde bir yüksek basınç, Tiren denizi üzerinde bir alçak basınç teşekkül ettiğinde yahut Orta İtalya’dan Adriyatik’e geçen bir alçak basınç görüldüğünde meydana gelir. Bu şartlar kendini daha çok kışın ve ilkbaharda gösterir. Kıyıya paralel bu dağlar ve yaylalardan gelen bu rüzgar, denize doğru ve vadilere göre estiğinden kanalize olur ve büyük şiddet kazanır. Bora estiği zaman bihassa İstirya kıyılarında şiddetli soğuk havalar hüküm sürer. Çünkü karla kaplı karst yaylarını geçmesi, bu rüzgarın geldiği yerde sıcaklığın hızla düşmesinde neden olur.Bora’nın tesiri altında kalan kıyı bölgeleri ile bu rüzgarın tesiri görülmediği iç kesimler arasında 15 santigrat kadar bir sıcaklık farkının oluşması bu yüzdendir.

Krivetz rüzgarı ve özellikleri

Krivetz, Romanya’da aşağı Tuna ovalarında kuzeydoğudan esen soğuk ve şiddetli bir rüzgardır. Bu rüzgar, Rusya üzerinde bir yüksek basınç oluştuğu, buna karşılık İtalya üzerinde gezici alçak basınçların Adriya denizi tesiri altında bulundurduğu hallerde kendini gösterir. Krivetz, Bora gibi kışın veya ilkbaharda eser. Güney Rusya’nın karlı ovalarını geçerken çok soğur ve mesela Bükreş’te sıcaklığın birkaç saatte 10-15 santigrat birden düşmesine sebep olur.

Poyraz rüzgarı ve özellikleri

Karadeniz ve Marmara havzalarında kuzeydoğudan esen soğuk ve şiddetli bir rüzgardır. Bilindiği gibi poyraz İstanbul ve çevresinin hakim rüzgarıdır. Buralarda poyraz yılın 120-130 gününde eser. Poyraz bora gibi kışın şiddetli ve soğuktur. Bu mevsimde yağış ve kar getirir. Yazın ise sıcak bölgelere doğru estiği için kuru fakat estiği yerleri serinleten bir rüzgar karakterindedir. Poyrazın şiddeti gece ve gündüz arasında fark gösterir. Gündüz oldukça sert esen poyraz, geceye doğru hafifleyerek kesilir.

Kaynak: Umumi Klimatoloji ve İklim Çalışmaları (Prof. Dr. Yusuf Dönmez )

Posted in Ülkeler Coğrafyası, Fiziki Coğrafya, Klimatoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Leave a Comment »