COĞRAFYA BİLİM

Archive for the ‘Klimatoloji’ Category


Atmosfer canlı varlıkların yaşamlarının sürdürebilmesi için olmazsa olmaz bir gerekliliktir. 

*Atmosfer Güneşten gelen ısı ve ışınları süzerek canlılar için elverişli ısı ve ışı düzeyinde tutar.

*Atmosfer Dünya’nın etrafını kuşatmıştır ve onunla birlikte hareket etmektedir. Dışarıdan bir kalkan görevi görerek dönüşten kaynaklı sürtünmeden oluşabilecek zararlardan korur.

*Uzayda birçok meteorlar (gök taşları) bulunmaktadır. Bu meteorlar her zaman kusursuz bir şekilde uzayda yol almaz. Dünya’ya çarpan meteorlar atmosfere çarparak parçalanır ve yanar. Atmosfer bir kalkan görevi görür ve büyük zararlardan bizi korur.

*Atmosfer içinde yer alan ozon tabakası sayesinde güneşten gelen zararlı ışınları tutarak dünyaya ulaşmasını engeller.

*Hava olaylarının ve iklimlerin oluşmasını sağlar.

*Güneş ışınların kırılmasını sağlayarak gölgede kalan yerlerin aydınlanmasını sağlar.

*Ses dalgalarının havadan iletilmesine olanak verir.  


Bora rüzgarı katabatik bir rüzgar türüdür. Katabatik rüzgarlar, atmosferdeki soğuk havanın dikey olarak alçalması ile oluşmaktadır. Bu alçalma bazen binlerce metreyi bulabilir. Bu rüzgarların hızı saatte 300 km üzerine çıkabilmektedir. Bora rüzgarı katabatik rüzgarların en tipik örneğidir. 

Bora rüzgarı yılın her zamanında esen soğuk ve kurudur. En şiddetli dönemlerini kasım ve mart aylarında meydana gelmektedir.

Bora rüzgarı genellikle Adriyatik Denizi’nin doğu kısmındaki dağlardan, Dinar Alpleri’deki boşluklara doğru eser. Karadağlı Littoral , Dalmaçya , Istria , Rijeka , Slovenya Littoral , Trieste bölgelerinde hissedilir. 


Her şeyden önce dolunun bir yağış türü olduğunun bilinmesi gerekir. Kule tipi bulutlarda bulunan su damlacıklarının düşey hava sirkülasyonuna kapılarak düşük sıcaklıklara maruz kalıp donması ile oluşur. Daha basit bir ifade ile yağmur tanelerinin 0 ile -40 derece sıcaklığa sahip bulutların arasından geçerek yeryüzüne dolarak inmesi ile oluşur. Dolu yağan bir günde hava sıcaklığı gökten kar yağacak soğuklukta olmayabilir. Çünkü buz oluşumunu dikey anlamda büyük bulutlar oluşturur. İşte bu yüzden siz kısa bir tişört giydiğiniz bir günde dolu yağabilir.

Dolu tanelerinin büyüklüğü içinden geçmiş olduğu bulutların büyüklüğüne ve sirkülasyon ile bulutun içinde kalma süresi ile ilgilidir. Su tanelerinin bulut içerisinde yukarı-aşağı hareketleri ile katman oluştura-oluştura büyüklüğünü artırabilir. Bulutlar ağırlık kazanan dolu tanelerini taşıyamaz durumda olduğu zaman bırakır. Yere düşen dolu parçalarının içerisini kırarak dolu içerisindeki katmanlara bakabilirsiniz.Eğer su taneleri yeterli soğuma ve hacim toplama süresine sahip değilseler, sulusepken gibi yarı buz taneleri olarak yağışa dönüşürler.

Dolu yağışlarının zararları dolu tanelerinin büyüklüğüne bağlıdır. Dolu taneleri büyüdükçe verdiği zarar büyümektedir. Hassas tarım ürünleri ile başlayan zarar dolu tanelerin büyümesiyle yerleşim alanlarına, altyapılara ve özellikle araçlara büyük hasarlara neden olabilir. Çok büyük dolu taneleri insan ve hayvan ölümlerine neden olabilir. Bununla birlikte ağır olan dolu taneleri yağmurdan daha hızlı düşeceği için sel olayına neden olabilir. 


     Basınç gradyanı diğer bir ismi ile barometrik eğim yeryüzü üzerinde vaya üst atmosferde iki konum arasında basınç farklılığa denir. İzobar eğrileri bu farkların büyük olduğu kısımlarda sık, farkların az olduğu yerlerde ise seyrek olarak geçer. İzobar eğrilerindeki bu sıklık veya seyreklik rüzgar şiddetini de belirlemektedir. Sık olarak bölgelerde rüzgarın hızlı estiğini göstermekteyken, seyrek alanlarda yavaş estiğini gösterir.

izobar1

Yukarıdaki şekil 1 de A ve B arasında izobar eğrileri sıktır ve bu gösterilen alanda iki nokta arasında basınç farkı fazladır. Yine şekil 1 de C ve D arasında seyrek olan izobar eğrileri basınç farkının az olduğu göstermektedir. Şekil 2’yi inceleyerek basınç ve rüzgarın hızı hakkında bilgi edinebilirsiniz. 

  • Prof. Dr. Barbaros GÖNENÇGİL ders notlarından yararlanılmıştır.

Meteoroloji Ders Notu

Telif Hakkı Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Akademisyenlerinden Doç. Dr. Hasan TATLI Hocamıza aittir merak edilen noktalar için iletişim adresi :

Tel: 0 286 2180018 / 1828
email: tatli@comu.edu.tr

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Dünya’nın hemen her bölgesinin kendine özgü bir iklimi bulunmaktadır. Ancak, benzer iklim kuşaklarına sahip alanlar büyük iklim kuşakları oluştururlar. Yüzlerce km 2 lik sahaları etkileyen büyük iklim gruplarına makroklima  adı verilmektedir. Bununla birlikte, makroklima alanlarında bazen öyle yerler vardır ki, buralarda görülen iklim özellikleri içinde bulundukları kuşaktan tamamen farklıdır. Makroklimalar içerisinde bölgesel farklılıklar gösteren, özel koşullu küçük iklim alanlarına da mikroklima denilmektedir.

Şimdi, yeryüzündeki büyük iklimleri, bu iklimlerin özelliklerini ve bu iklimlere uyum sağlamış bitki örtülerini inceleyelim.

A. SICAK İKLİMLER

1. Ekvatoral İklim: Ekvator çevresinde, 0° -10° Kuzey ve Güney enlemleri arasında görülür. Yıllık ortalama sı- caklık 25°C dolayındadır. Yıllık sıcaklık farkı 2 – 3°C’yi geçmez. Yıllık yağış miktarı 2000 mm den fazladır. Her mevsim yağışlı olmakla birlikte, ekinoks tarihlerinde yağış maksimum düzeye erişir. Tabii bitki örtüsü oldukça gür ve geniş yapraklı ormanlardır. Ekvatoral iklim, Amazon ve Kongo havzalarının büyük bir kesiminde, Gine Körfezi kıyılarına yakın bölgelerde, Endonezya ve Malezya’nın büyük bir bölümünde etkili olmaktadır.

2. Tropikal İklim  (Subtropikal  – Savan):  10°  – 20° Kuzey ve Güney enlemleri arasında ve 0° – 10° enlemlerinde 1000 m’den sonra görülür. Ekvatoral kuşak ile çöller arasında bir geçiş iklimidir. Yıllık ortalama sıcaklık 20°C dolayındadır. Yıllık sıcaklık farkı 4 – 5°C’- dir. Yıllık yağış miktarı 1000  – 2000 mm. arasındadır. Güneş ışınlarının dik geldiği yaz ayları yağışlı, kışlar kuraktır. Tabii bitki örtüsü yüksek boylu ve gür bitki toplulukları olan savanlardır. Tropikal iklim, Sudan, Cad, Nijerya, Mali, Moritanya, Brezilya, Venezuela, Kolombiya, Peru ve Bolivya gibi ülkelerde etkili olmaktadır.

3. Muson İklimi: Muson rüzgarlarının etki alanlarında görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 15  – 20°C dir. Yıllık sıcaklık farkı 10°C civarındadır. Yıllık ortalama yağış 2000 mm dolayındadır. Yıllık yağışların % 85’i yaz aylarında düşer. Kış mevsimi kurak geçmektedir. Tabii bitki örtüsü kışın yaprağını döken, yazın yeşillenen ormanlardır. Yağışların azaldığı yerlerde ise savanlar görülür. Muson iklimi, Güney Hindistan, Güney Çin, Güneydoğu Asya, Japonya ve Mançurya gibi bölgelerde etkili olmaktadır.

4. Çöl İklimi  (Sıcak ve Kurak İklim):  Dönenceler civarında, Asya ve Kuzey Amerika’da karaların iç kısımlarında ve Güney Amerika’nın güneyinde görülür. Bu iklim tipini, yağışların yok denecek kadar az olması belirler. Çöllerdeki nem yetersizliği, günlük sıcaklık farkının büyümesine zemin hazırlamıştır. Günlük sıcaklık farkının 50°C yi bulduğu zamanlar olmaktadır. Yıllık yağış miktarı 100 mm’nin altındadır. Yağışlar daha çok sağanak yağmurlar şeklindedir. Tabii bitki örtüsü bazı kurakçıl otlar ve kaktüs bitkileridir. Afrika’da Büyük Sahra, Ortadoğu’da Necef, Asya’da Gobi, Taklamakan, Deşti  Kebir,  Avustralya’da Gobbon ve Gibson, Güney Afrika’da Kalahari ve Namib, Güney Amerika’da Patagonya, Atacama ve Peru ile ABD’nin güneybatısı yeryüzündeki başlıca çöl alanlarıdır.

B. ILIMAN İKLİMLER

1. Akdeniz İklimi:  Genel olarak, 30°  – 40° enlemleri arasında görülür. Yazları sıcak ve kurak kışları ılık ve yağışlıdır. Yıllık ortalama sıcaklık 15 – 20°C dir. Yıllık sıcaklık farkı ise 18°C kadardır. Yıllık yağış miktarı 600 -1000 mm arasında değişir. En fazla yağış kışın, en az yağış yazın görülür.Karakteristik bitki örtüsü, kızılçam ormanlarının tahrip edilmesiyle ortaya çıkan makilerdir. Makiler, sürekli yeşil kalabilen, kısa boylu, sert yapraklı, kuraklığa dayanabilen, çalımsı bodur bitkilerdir. Mersin, defne, kocayemiş, zeytin, süpürge çalısı, bodur, ardıç gibi bitkiler başlıca maki türleridir. Akdeniz ikliminde yağışın az çok yeterli olduğu orta yükseklikteki yamaçlarda iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlar (Kızılçam, sarıçam, karaçam ormanları gibi) yer alır. Akdeniz iklimi  en belirgin olarak Akdeniz çevresinde görülmekle birlikte, Güney Portekiz, Afrika’nın güneyinde Kap Bölgesi, Avustralya’nın güneybatısı ve güneydoğusu, Orta Şili ve ABD’nin Kaliforniya eyaletinde de etkili olmaktadır.

2. Okyanusal İklim: Genel olarak, 30° – 60° enlemleri arasında, karaların batı kıyılarında görülür. Yazlar fazla sıcak, kışlar da fazla soğuk olmaz. Yıllık sıcaklık ortalaması 15°C dir. Yıllık sıcaklık farkı 10°C yi bulmaktadır. Yıllık yağış ortalaması 1500 mm. dir. En fazla yağış sonbaharda görülür. Tabii bitki örtüsü yayvan ve iğne yapraklı ağaçlardan oluşan ormanlardır. Ormanların tahrip edildiği yerlerde çayırlar bulunur. Okyanusal iklim,  Batı Avrupa, Kuzey Amerika’nın kuzeybatısı, Güney Şili, Avustralya’nın kuzeydoğusu ve Yeni Zelanda’da etkili olmaktadır.

3. Karasal İklim: Genel olarak, 30° – 65° enlemleri arasında, karaların deniz etkisinden uzak iç kısımlarında ve kıtaların doğu kıyılarında görülmektedir. Kışlar çok soğuk geçer ve uzun sürer. Yazlar ise sıcaktır. Yıllık sıcaklık ortalaması 0 – 10°C arasında değişir. Yıllık sıcaklık farkı 20  – 40°C’dir. Yıllık yağış miktarı 500  – 600 mm dolayındadır.En fazla yağış yazın, en az yağış kışın düşer. Kış yağışları daha çok kar şeklindedir. Tabii bitki örtüsü iğne yapraklı ormanlardır. Yağışın azaldığı kesimlerde de bozkırlar (step) görülür. Sibirya ve Kanada da iğne yapraklı ormanlara tayga ormanları adı verilir. Taygalar, Dünya ormanlarının % 15’ini oluştururlar. Karasal iklim, Sibirya, Kanada ve Doğu Avrupa’da geniş bir yayılış sahasına sahiptir.

4. Step İklimi (Yarıkurak İklim): Step iklimi, bir geçiş iklimi özelliği gösterir. Üç gruba ayrılır; a.   Tropikal Step İklimi: Savan ikliminden çöl iklimine geçiş alanlarında görülür. b.   Subtropikal Step İklimi: Çöl ikliminden Akdeniz iklimine geçiş alanlarında görülür. c.  Orta Kuşak Step İklimi: 30° – 50° önlemlerindeki çöller etrafında ve Akdeniz ikliminden karasal iklime geçiş alanlarında görülür.Step iklimlerinde yıllık sıcaklık farkı 15  – 30°C’dir. Yıllık yağış miktarı 300 – 500 mm’dir. Step iklimlerinde en fazla yağış ilkbaharda ve yazın düşmektedir. Tabi bitki örtüsü yağışlı mevsimde yeşeren, kurak mevsimde sararan step (bozkır)’tir. İnsanlar tarafından ağaç kesilerek, yakılarak ormanların ortadan kaldırılması sonucunda oluşan bozkırlara antropojen bozkır  denir. Bu tür bozkırlar, ormanların tahrip edilmesi sonucunda ortaya çıktığından yer yer orman ağacı topluluklarına rastlanır.

C. SOĞUK İKLİMLER

1. Tundra İklimi (Kutupaltı İklimi): Genel olarak, 65° -80° Kuzey enlemleri arasında görülür. Sıcaklığın çok düşük olduğu bir iklim tipidir. Bu iklimde en sıcak ayın ortalaması dahi 10°C yi geçmez. Kışın değerler -30°C ile -40°C ye iner. Yıllık sıcaklık farkının 65°C yi bulduğu yerler vardır. Yağışlar ortalama 200 – 250 mm kadardır. En fazla yağış yaz aylarında görülür. Tabii bitki örtüsü çalı, yosun ve yazın yeşeren kurakçıl otlardan oluşan tundralardır.Tundra iklimi, Avrupa’nın kuzey kıyıları, Kuzey Sibirya, Kuzey Kanada, Grönland Adası kıyıları ve Orta kuşaktaki yüksek dağlarda etkili olmaktadır.

2. Kutup İklimi:  Karlar ve buzullarla kaplı kutup bölgelerinde görülür. Sıcaklık ortalaması bütün yıl boyunca 0°C’nin altındadır. Sıcaklık, çoğu zaman -40°C ye, hatta daha altına iner. Yıllık sıcaklık farkı 30°C dolaylarındadır. Yağışlar son derece az ve kar şeklindedir. Ortalama yağış 200 mm. civarındadır. Bu iklim tipinde bitki örtüsü yoktur.Kutup iklimi, Kuzey Kutbu çevresinde Grönland Adası’nın iç kısımlarında ve Antarktika’da etkilidir. Kutup bölgelerinde deniz yüzeyinin donmasıyla  oluşan geniş buz örtülerine bankiz denir. Ortalama kalınlıkları 2 m kadardır. Karalarda oluşan  ve koparak denize düşen buz dağlarına ise aysberg adı verilmektedir.

İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ İLİŞKİSİ

Yukarıda da anlatıldığı gibi, iklim ile bitki toplulukları arasında sıkı bir ilişki vardır. Kutup iklimi haricinde diğer bütün iklimlerin kendine has karakteristik bitki örtüsü vardır. Farklı bölgelerdeki benzer iklim varlığını benzer tabii bitki örtüsü kanıtlar. Bitki örtüleri yer şekillerinden dolayı, yeryüzünde aralıksız kuşaklar oluşturamazlar. Ancak, genel olarak Ekvator’dan kutuplara doğru, geniş yapraklı ormanlar, karışık ormanlar ve iğne yapraklı ormanlar, şeklinde kuşaklar meydana gelmiştir. Sıcaklık ve nem, bitki hayatını doğrudan etkiler. Yükseklere çıkıldıkça sıcaklık ve nem oranı azalır. Buna bağlı olarak bitki örtüsü  de seyrekleşir. Belirti bir yükseklikten sonra cılızlaşır ve doğal olarak ortadan kalkar. Bir yamaca düşen yağış miktarı aynı ise, yükseldikçe bitki örtüsündeki değişme sıcaklık azalmasıyla ilgilidir. Ancak, sıcaklık şartları aynı ise, farklılaşma nem miktarının değişmesiyle ilgilidir. Yükseklere çıkıldıkça bitki toplulukları, geniş yapraklı orman, karışık ormanlar, iğne yapraklı ormanlar ve dağ çayırları şeklinde kuşaklara ayrılır. Dağların Güneş’e bakan yamaçlarında bitkilerin olgunlaşma süreleri daha kısadır. Ormanın ve ağacın yetişme sınırı daha yüksektir

Kaynakça;


Gün esnasında basınç farkları, bundan önce görülen sistemlerine oranla çok daha kısa sürede kendini gösteren rüzgarlara meydan verirler. Gün içindeki basınç değişmeleri daha ziyade karalar denizler ve dağlarla vadiler arasında kendini gösterir.Bu rüzgarlar kara ve denizler arasında meydana geliyorsa kara ve deniz meltemleri; dağ ve vadiler arasında meydana geliyorsa dağ ve vadi meltemleri adını alır.

Kara ve deniz meltemleri ve özellikleri

Bilindiği ve karalar gündüzleri denizlere oranla daha çabuk , dolasıyla daha fazla ısınırlar; geceleride daha çabuk yani daha fazla soğurlar.Bunun sonucun da gündüzleri karalar alçak basınç alanı olurken, denizler yüksek basınç sahalarıdır. Gündüz bu sitemde denizlerden karalar üzerine rüzgar eser. Bunun tersi olarak ta gece karalar hemen soğması ve denizlere göre daha soğuk olması, denizlerin geç soğuması ve karalara göre daha sıcak olmasından karalar yüksek basınç alanı, denizler ise alçak basınç alanıdır. Aksiyon da karalardan denizlere doğru olur. Kara ve deniz meltemleri havanın daha durgun olduğu Ekvator kuşağında ve orta enlemlerin yaz mevsimlerinde gösterirler . Denizden karalara doğru esen rüzgarlara deniz rüzgarı veya deniz meltemi denir. Denizler üzerinden geldiği için denizden almış olduğu nemi taşır ve serinletici etki yapar. Deniz meltemini hissedildiği günün en sıcak saatleri 14-15 saatleri arasıdır. Sıcak ülkelerde deniz meltemi etkisi ile sıcaklık birden düşmeye başlar ve nisbi nem yükselir. Bu rüzgar yerel nedenler ile meydana geldiği için etkisi karalardan iç kesimlere doğru 20-40 km kadar, yükseklikte ise 300-400 m ye kadar etkiye sahiptir. Bu aralıklardan sonra etkileri kaybolur. Geceye doğru deniz rüzgarı durur ve sakin bir devre yer alır. Bu devreden sonra sahneye kara meltemi çıkar. Rüzgar bu sefer karalardan denizlere doğru esmeye başlar. Kara meltemi en şiddetli halini  sabaha karşı alır. Güneşin doğması ile kara meltemi etkisi kesilir. Deniz meltemlerine göre daha az etkili olup, karalardan geldiği için kurudurlar ve denizlere doğru tesiri azdır.

Kara ve deniz meltemleri bütün kıyılarda görünmekle birlikte, özellikle tropikler arasında kalan sahalar için önemlidirler. Çünkü buralardaki basınçlar diğer bölgelere göre daha kararlıdır . Kara ve deniz meltemlerinin en şiddetli estikleri  yer deniz ve kara sıcaklıklarının fazla olduğu yerlerdir.

Ülkemizde kara ve deniz meltemlerinin kendini en iyi hissettirdikleri yer İzmir ve çevresidir. İzmir kıyılarında, denizlerden karalara doğru esen imbat adı verilen deniz meltemi, yazın sıcak günlerinde, çok ısınan İzmir’e denizin serin ve nemli havası getirir. İzmir kıyılarında saat 12’ye kadar kara meltemi hakimdir; kara meltemi kesilip, öğleden sonra sahaya imbat yerleşince sıcaklık düşmeye başlar. Saat 15 e doğru büyük şiddetini kazanan bu rüzgar, akşama doğru hafifler ve güneşin batacağına yakın kesilir.

Dağ ve vadi meltemleri

Dağ ve vadi meltemleri de gün esnasındaki sıcaklık değişmeleri neticesinde meydana gelir. Özellikle güzel yaz günlerinde rüzgar, sabahleyin 9-10 a doğru vadilerden dağların yamacını takip ederek, yukarı doğru esmeye başlar. Bu vadi meltemidir. Vadi meltemi bir vadinin yukarı ve aşağı kısımları arasındaki sıcaklık farkından meydana gelir. Vadinin yukarı kısımlarında atmosfer kalınlığının vadi tabanına oranla daha az olması, dolayısıyla, ısınan gün esnasında vadilerin yukarı kısımlarında daha fazla birikmesi, buraların alçak basınç sahası haline geçmesine sebep olur. Vadinin daha az ısı biriktiren aşağı kısımlarına yüksek basınç yerleşmiştir. Bu durum rüzgarın vadiden dağa doğru esmesine neden olur. Vadi meltemi şiddetini sıcaklığın fazla olduğu öğleden sonra artırır, sonra yavaş yavaş azalır ve güneş batımı ile kesilir. Araya giren duraklıktan sonra vadi rüzgarının tersine dağdan vadiye doğru esmeye başlar. Bu dağ meltemidir. Dağ melteminin oluşma nedeni ise vadiye göre erkenden soğuyan dağların alçak basınç alanı, vadilerin ise yüksek basınç alanı olmasıdır. Bu rüzgarın etkisi tüm gece devam eder ve sabaha doğru kesilir.

Vadi meltemi, aşağı kısımlarının nemli havası yukarılara taşır. Dağların zirveleri gündüzleri çoğunlukla bulutlarla örtülü oluşu bu yüzdendir. Geceleyin esen dağ meltemi ise soğukluk getirir ve aşağı tabakalarda nemin yoğunlaşmasına, dolayısıyla vadi içlerinin bulutlarla kaplanmasına yol açar. Dağ ve vadi meltemlerinin meydana gelmesi için havanın sakin olması gerekir. Çünkü daha büyük çaptaki atmosfer hareketleri bu rüzgarları etkisiz kılar.

Kaynak: Umumi Klimatoloji ve İklim Çalışmaları (Prof. Dr. Yusuf Dönmez )


Toplam Ziyarteçi Sayısı

  • 9.153.521 kişi

Diğer 1.969 takipçiye katılın