Reklamlar

COĞRAFYA BİLİM

Archive for the ‘Fiziki Coğrafya’ Category


Bora rüzgarı katabatik bir rüzgar türüdür. Katabatik rüzgarlar, atmosferdeki soğuk havanın dikey olarak alçalması ile oluşmaktadır. Bu alçalma bazen binlerce metreyi bulabilir. Bu rüzgarların hızı saatte 300 km üzerine çıkabilmektedir. Bora rüzgarı katabatik rüzgarların en tipik örneğidir. 

Bora rüzgarı yılın her zamanında esen soğuk ve kurudur. En şiddetli dönemlerini kasım ve mart aylarında meydana gelmektedir.

Bora rüzgarı genellikle Adriyatik Denizi’nin doğu kısmındaki dağlardan, Dinar Alpleri’deki boşluklara doğru eser. Karadağlı Littoral , Dalmaçya , Istria , Rijeka , Slovenya Littoral , Trieste bölgelerinde hissedilir. 

Reklamlar

Enlemler ve meridyenler dünyayı çevreleyen hayali çizgilerdir. Bunlar sayesinde dünya üzerinde koordinat sistemlerini kullanabiliyoruz. Aslında matematiksel olarak dünyamızı konumlandırmamızı sağlıyorlar. Her ne kadar görünmez olsalar da “0” derece enlemi (ekvator) dünyamızı yatayda kuzey ve güney olmak üzere iki parçaya ayırıyor. “0” derece meridyeni de dikeyde dünyamızı doğu-batı olarak ayırıyor. Bu değerler bilim insanları tarafından bir referans değeri olarak belirlenmiştir.

 Tuhaf olan ise 0° enlemi ile 0° boylamı çok az bilinen su kütlesinde kesişmesidir. Kesin olarak 0° enlemi ve boylamı Gana’nın 611 km güneyine, Gabon’un 1.078 km batısında yer almaktadır. Bu yer Atlantik Okyanusu’nda tropikal kuşakta yer alan Gine Körfezi’ne denk gelmektedir.


 Güneş dünyamızın tek enerji ve ısı kaynağıdır. Dünya’da görebildiğimiz her şeyi güneşe borçluyuz. Güneşten gelen ışınlar her rengi taşımaktadır. Güneş ışınları Dünya’nın atmosferine ulaşır ve havada bulunan partiküller ve gazlara maruz kalarak çeşitli yönlere dağılır. Güneş ışığı her ne kadar beyaz ışık gibi görünse de içinde bütün renkleri barındırır. Bu beyaz ışık bir prizmadan geçtiğinde tüm renklerine ayrılır. 

Işık enerjisi deniz dalgalanmaları gibi dalgalar halinde hareket eder. Bazı ışık dalgaları kısa bazıları ise uzun dalgalar şeklinde hareket eder. Bunu aşağıdaki resimde görebilirsiniz. 

Mavi ışık dalgaları, bu dalgalar arasında kısa dalgalı olarak hareket etmektedir. Kısa dalgalar ise uzun dalgalara göre daha çok dağılır. Bu nedenden dolayı gökyüzü çoğu zaman mavi olarak görürüz. Çoğu zaman diyoruz çünkü gökyüzü ışın kırılmalarına bağlı olarak bazen gri tonlarında bazen kızıl tonlarında olabilir. 


Kaldera, volkanik faaliyetler sırasında patlamalardan sonra volkan bacasında gelen çökmeler ile oluşan yer şekillenmesidir. Bir açıdan anlamak adına ters volkanlar olarak düşünülebilir. Patlamanın kuvvet ve şiddetine bağlı olarak kaldera büyüklük ve şekil kazanmaktadır. Bunun yanında lafların akışkanlığı da önemlidir. Lavlar içerdikleri unsurlar ile akışkanlık kazanır. Çok akışkan bir laf hem kuvvetli patlama içermezken volkan bacası oluşturmada da zayıftır. Bu yüzden akışkanlığı az olan laf içeren volkanlarda kaldera oluşumu söz konusudur.

Kaldera veya krater gölü, mevcut patlamadan sonra oluşan kalderanın su tutmak için uygun yapıya bağlı olarak zamanla gelen yağışların tutulmasıyla oluşur. Mevcut kaldera gölü içinde tekrar bir volkanik faaliyete bağlı olarak göl içinde ikinci bir kaldera oluşabilir. Endonezya’da yer alan Toba Volkanının oluşturmuş olduğu kaldera gölü bunun eşsiz örneğidir. Ülkemizde yer alan Nemrut Krateri içinde Nemrut Gölü oluşmuştur. 

Dünyada bulunan bazı krater gölleri ;

 


Okavango Nehri, Afrika’da bulunan en uzun nehir ağlarındandır. Okavango adını Namibya’nın kuzeyinde yer alan Kavango topluluğundan almaktadır. Nehir  Angola, Namibya ve Botswana ülkeri boyunca 1.600 km uzanmaktadır. Nehir suları 5000 metre yükseklikteki Angola bulunan Kabongo’da başlamaktadır. Daha sonra Namibya topraklarında güneydoğu yönünde akar. Nehir ilerleyen akımlarında en büyük kolu olan Kwito Nehri ile birleşmektedir. Nehir bir deniz ve okyanusa akmadan büyük bir delta oluşturmuştur. Kalahari çölünde yer alan bu delta alüvyalları ile hayranlık oluşturmaktadır. Delta oluşturmuş olduğu yapısı ile endemik cennetidir. 

Okavango Deltası 50.000 yaşındadır. Delta yılın bazı aylarında sel baskınlarına maruz kalmakta ve bundan dolayı düz alan boyunca bataklıklar oluşturmaktadır. Bataklıklar insanları engellemekte bu da deltanın hayvanlar için doğal ortam olmasını sağlamaktadır. Deltada suaygırları, filler, kara gergedanlar, çitalar gibi vahşi hayvanlar bulunmaktadır.


Potasyum, fosfat, azot ve Potasyum karışımı içeren çoğu gübrenin ana bileşenidir. “Potas” terimi, tarımda kullanılan potasyum açısından zengin mineralleri ifade eder. Bu tuzlardaki potasyum, ürünlerin kalitesini kontrol eden altmıştan fazla enzim sistemini etkileyebileceğinden “regülatör (düzenleyici) ” olarak bilinir. 90 milyon tondan fazla potas, her yıl üretim amacıyla dünya çapında çıkarılmaktadır.

Gübre olarak kullanılması

Potasın %95’inden fazlası tarımda gübre olarak kullanılır. Gübreler, gezegendeki gıda arzının %60’ına kadar sorumludur. Potasyum, antik çağlardan beri gübre olarak kullanılan ana bitki ve bitki besinlerinden biridir. Potasyum, yer kabuğunun %2.6’sını oluşturan topraktaki yedinci en bol bileşiktir. Potas, verim, hastalık direnci, doku, renk, besin değeri ve gıdanın tadını geliştirdiği için tarım için çok önemlidir. Toprak besin maddeleri her yıl doldurulmalıdır; bu nedenle, potasyum eksikliği olan toprakta potas genellikle eklenir. Potas yarar bitkileri bazıları sebze, meyve, mısır, pamuk, palmiye yağı, soya fasulyesi, şeker kamışı ve buğday, diğerleri arasında içerir.

Diğer alanlarda kullanılması

-Gübre olarak kullanılmasının yanı sıra, potasyum klorür, buz ve kar eritme, alüminyum geri dönüşüm ve metal elektrokaplamada kullanılan çeşitli sanayileşmiş ülkelerde çok önemlidir.

-Potas bir su yumuşatıcı olarak ve aynı zamanda hipokalemi tedavisinde kullanılabilir.

-Potasyum karbonat tekstil, fotoğrafik kimyasallar, yangın söndürücüler ve hayvan yemi takviyeleri üretiminde kullanılır.

-Potasyum, potasyum silikat olarak da bilinen su camı oluşturmak için silika-kum ile birleştirilir.

-Ark kaynağı elektrotlarında su camı kullanılır.

-Potasyum hidroksit sabun üretimi ve endüstriyel su arıtımında kullanılır.


Başkentler genellikle ülkelerin en önemli şehirleridir. Bu şehirler, ülkelerinin politik, ekonomik, eğitimsel ve kültürel merkezleridir. Başkentler, hükümetlerin ülkenin diğer bölgeleri yönetmek için sağlamak için olarak seçilmiş bölgelerde yer alır. Başkentler ayrıca popüler turizm merkezleridir ve dünyanın dört bir yanından çok sayıda turisti çekmektedirler. Burada, dünyanın en soğuk başkentlerini sıraladık.

Ulan Batur : Dünya’nın En Soğuk Başkenti

Moğolistan’nın başkentti olan Ulan Batur Dünya’nın en soğuk başkentidir. Başkenttin yıllık ortalama sıcaklığı -1.3° C’dir. Ocak ayında sıcaklıklar −40 °C kadar düşmektedir.  Yaz aylarında kısa ve ılık geçmektedir. Rus Trans-Sibirya Demiryolu ve Çin demiryolu sistemi şehirden geçmektedir.

Astana : Dünya’nın En Soğuk İkinci Başkenti

Astana Kazakistan’ın başkentidir. 2017 yılı verilerine göre 1 milyon fazla insan yaşamaktadır. Aşırı derecede karasal iklime sahip olan Astana ülkenin ikinci büyük şehridir. Asya Kıtası’nda yer alan bu şehirde yazlar kısa ve sıcak geçmektedir. Kış sıcaklıkları −35 ° C kadar düşmektedir. Şehrin ortasından geçen İşim Nehri kasım ayının ortasından nisan ayının başlarına kadar donmuş halde kalır. 

 

Moskova : Dünya’nın En Soğuk Üçüncü Başkenti

Rusya’nın başkenti Moskova, Dünya’nın üçüncü soğuk başkentidir. Moskova, uzun, soğuk kışlar ve ılık yazlar ile karakterize karasal bir iklime sahiptir. Kış aylarında sıcaklıklar −25 °C bulmaktadır. Moskova Doğu Avrupa’nın önemli bir politik, ekonomik, kültürel ve bilim merkezidir. Aynı zamanda dünya’nın sayılı büyük kentsel ekonomisine sahip olan Moskova, “Global şehir” kabul edilir. Toplamda 18 milyon insana ev sahipliği yapmaktadır. 

Helsinki, Finlandiya

Nemli bir karasal iklime sahip olan Helsinki, Finlandiya’nın başkentidir aynı zamanda ülkenin en büyük şehridir. Soğuk bir kış geçirmesine rağmen buradaki sıcaklıklar aynı enlemlerde yer alan yerlerden daha sıcaktır. Helsinki 2012 yılında Dünya Tasarım Başkenti olarak seçilmişti. Helsinki’de 642 bin den fazla insan yaşamaktadır.

Reykjavik, İzlanda

Reykjavik Dünya’nın en soğuk başkenti olmasa da yeryüzünde kutuplara en yakın başkenttir. İzlanda nüfusunun yarıdan fazlası bu şehirde yaşamaktadır. Kutuplara en yakın başkent Gulf Stream sıcak su akıntıları ile ılıman bir iklime dönüşmektedir. En düşük sıcaklık ocak aylarında -20 °C yaklaşmaktadır.

 

Sıra Başkent  Ortalama yıllık sıcaklık                        
1 Ulan-Batur (Moğolistan)                         -1.3 ° C
2 Astana (Kazakistan) 3.5 ° C
3 Moskova, Rusya) 4.1 ° C
4 Helsinki, Finlandiya) 4.5 ° C
5 Reykjavik (İzlanda) 4.6 ° C
6 Tallin (Estonya) 4.8 ° C
7 Ottawa (Kanada) 5.5 ° C

Reklamlar

KATEGORİLER

Toplam Ziyarteçi Sayısı

  • 9.104.806 kişi

Diğer 1.682 takipçiye katılın

Reklamlar