Reklamlar

COĞRAFYA BİLİM

Archive for Temmuz 2019


Enlemler ve meridyenler dünyayı çevreleyen hayali çizgilerdir. Bunlar sayesinde dünya üzerinde koordinat sistemlerini kullanabiliyoruz. Aslında matematiksel olarak dünyamızı konumlandırmamızı sağlıyorlar. Her ne kadar görünmez olsalar da “0” derece enlemi (ekvator) dünyamızı yatayda kuzey ve güney olmak üzere iki parçaya ayırıyor. “0” derece meridyeni de dikeyde dünyamızı doğu-batı olarak ayırıyor. Bu değerler bilim insanları tarafından bir referans değeri olarak belirlenmiştir.

 Tuhaf olan ise 0° enlemi ile 0° boylamı çok az bilinen su kütlesinde kesişmesidir. Kesin olarak 0° enlemi ve boylamı Gana’nın 611 km güneyine, Gabon’un 1.078 km batısında yer almaktadır. Bu yer Atlantik Okyanusu’nda tropikal kuşakta yer alan Gine Körfezi’ne denk gelmektedir.

Reklamlar

Filipinler, Pasifik Okyanusu’nun batısında bulunan Güneydoğu Asya ülkelerinden biridir. Üç ana ada olmak üzere 7.500’ün üzerinde irili uyaklı adalardan oluşmaktadır. Bir deniz ülkesi diyebiliriz. 

Filipinler’in güneyinde yer alan resmi dini İslam olan Malezya olmasına rağmen adaların bir çoğunda Roma Katolik Hristiyanlığı benimsenmiştir.2015 verilere göre ülkenin %80’ninden fazlası Katolik inancına sahiptir. Bunu Protestan Hristiyanlığı ve İslam inançları izlemektedir.

Roma Katolik Hristiyanlığı, coğrafi keşiflerde Portekizli kaşif Ferdinand Magellan tarafından tanıtılmıştır. Magellan asıl hedefi burası olmamasına rağmen bu Filipinler’in Cebu adalara gelmiştir. 2015 verilere göre ülkenin %80’ninden fazlası Katolik inancına sahiptir.

Protestanlık, 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyılın başlarında yapılan İspanyol-Amerikan Savaşı’ndan sonra Amerikalı misyonerler tarafından Filipinler’e tanıtıldı. Katolik inancından sonra %17 Protestanlık inancına inanan insan bulunmaktadır.

İslam, Hindistan bölgesinden ticaret yoluyla Simunul Adası’na yayılmıştır. İslam inancı, Katoliklik ve Protestanlıktan sonra Filipinler’deki en büyük üçüncü dindir. Kerîmü’l-Mahdûm Filipinler’de İslam dininin yayılması için 14.yüzyılda misyonerlik yapmıştır. 1380’de yapılan Kerîmü’l-Mahdûm Cami en Filipinlerin eski camisidir.


 Güneş dünyamızın tek enerji ve ısı kaynağıdır. Dünya’da görebildiğimiz her şeyi güneşe borçluyuz. Güneşten gelen ışınlar her rengi taşımaktadır. Güneş ışınları Dünya’nın atmosferine ulaşır ve havada bulunan partiküller ve gazlara maruz kalarak çeşitli yönlere dağılır. Güneş ışığı her ne kadar beyaz ışık gibi görünse de içinde bütün renkleri barındırır. Bu beyaz ışık bir prizmadan geçtiğinde tüm renklerine ayrılır. 

Işık enerjisi deniz dalgalanmaları gibi dalgalar halinde hareket eder. Bazı ışık dalgaları kısa bazıları ise uzun dalgalar şeklinde hareket eder. Bunu aşağıdaki resimde görebilirsiniz. 

Mavi ışık dalgaları, bu dalgalar arasında kısa dalgalı olarak hareket etmektedir. Kısa dalgalar ise uzun dalgalara göre daha çok dağılır. Bu nedenden dolayı gökyüzü çoğu zaman mavi olarak görürüz. Çoğu zaman diyoruz çünkü gökyüzü ışın kırılmalarına bağlı olarak bazen gri tonlarında bazen kızıl tonlarında olabilir. 


Kaldera, volkanik faaliyetler sırasında patlamalardan sonra volkan bacasında gelen çökmeler ile oluşan yer şekillenmesidir. Bir açıdan anlamak adına ters volkanlar olarak düşünülebilir. Patlamanın kuvvet ve şiddetine bağlı olarak kaldera büyüklük ve şekil kazanmaktadır. Bunun yanında lafların akışkanlığı da önemlidir. Lavlar içerdikleri unsurlar ile akışkanlık kazanır. Çok akışkan bir laf hem kuvvetli patlama içermezken volkan bacası oluşturmada da zayıftır. Bu yüzden akışkanlığı az olan laf içeren volkanlarda kaldera oluşumu söz konusudur.

Kaldera veya krater gölü, mevcut patlamadan sonra oluşan kalderanın su tutmak için uygun yapıya bağlı olarak zamanla gelen yağışların tutulmasıyla oluşur. Mevcut kaldera gölü içinde tekrar bir volkanik faaliyete bağlı olarak göl içinde ikinci bir kaldera oluşabilir. Endonezya’da yer alan Toba Volkanının oluşturmuş olduğu kaldera gölü bunun eşsiz örneğidir. Ülkemizde yer alan Nemrut Krateri içinde Nemrut Gölü oluşmuştur. 

Dünyada bulunan bazı krater gölleri ;

 


Okavango Nehri, Afrika’da bulunan en uzun nehir ağlarındandır. Okavango adını Namibya’nın kuzeyinde yer alan Kavango topluluğundan almaktadır. Nehir  Angola, Namibya ve Botswana ülkeri boyunca 1.600 km uzanmaktadır. Nehir suları 5000 metre yükseklikteki Angola bulunan Kabongo’da başlamaktadır. Daha sonra Namibya topraklarında güneydoğu yönünde akar. Nehir ilerleyen akımlarında en büyük kolu olan Kwito Nehri ile birleşmektedir. Nehir bir deniz ve okyanusa akmadan büyük bir delta oluşturmuştur. Kalahari çölünde yer alan bu delta alüvyalları ile hayranlık oluşturmaktadır. Delta oluşturmuş olduğu yapısı ile endemik cennetidir. 

Okavango Deltası 50.000 yaşındadır. Delta yılın bazı aylarında sel baskınlarına maruz kalmakta ve bundan dolayı düz alan boyunca bataklıklar oluşturmaktadır. Bataklıklar insanları engellemekte bu da deltanın hayvanlar için doğal ortam olmasını sağlamaktadır. Deltada suaygırları, filler, kara gergedanlar, çitalar gibi vahşi hayvanlar bulunmaktadır.


Reklamlar

Toplam Ziyarteçi Sayısı

  • 9.114.379 kişi

Diğer 1.781 takipçiye katılın

Reklamlar