Coğrafya Bilim

"Türkiye'nin En Büyük Akademik Coğrafya Sitesi"

Posts Tagged ‘erozyonla ilgili yazı’

EROZYONUN ÇÖZÜMÜ İÇİN YAPILACAK İŞLER (3)

Posted by Serdar KARADAĞ Haziran 22, 2011


EROZYONUN ÇÖZÜMÜ İÇİN YAPILACAK İŞLER

Yurdumuzda, aşırı erozyonun nedenlerinden en önemlileri orman ve meraların tahribatıyla ortaya çıkmaktadır. Karşımızda insan bulunmaktadır; bu nedenle, erozyon sorununun havzada yaşayan ve doğal kaynakları yanlış kullanan yöre insanı ile birlikte çözmek gerekmektedir.Bu temel yaklaşımın hayata geçirilmesi için erozyonun havza bazında ele alınması, havzaya hizmet götüren tüm kurum ve kuruluşların halkın katılımı ile hazırladıkları gelir artırıcı faaliyetlerle desteklenen entegre projeler ile uygulama yapmaları gerekmektedir.Bu temel yaklaşım; Orman Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünce halen yürütülen Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesinde denenmiş ve çok olumlu sonuçlar alınnııştır.

Bu olumlu tecrübeden hareketle orman rejimine dahil olan veya orman rejimine alınmak üzere tahsis edilen alanlarda erozyon kontrolu tedbirlerini havzada bulunan orman köylerinin kalkındırılması amacıyla köylünün katılımını esas alan bir anlayışla alınmasını öngören 6831 sayılı Orman Kanununun 58. Maddesini değiştiren kanun teklifi yasalaşmalıdır.

6831 Sayılı Orman Kanununun 61. Maddesi, sadece orman dışı alanlarda yapılacak ağaçlandırmaları hükme bağlamıştır. Bu alanlarda yapılacak çalışmalar kapsamına erozyon kontrolu çalışmalarının dahil edilmesini, ayrıca yapılmış ve yapılacak barajların su toplama havzalarında ağaçlandırma ve erozyon kontrolu çalışmalarının Orman Bakanlığınca yapılabilmesi ve bununla ilgili finansmanın da Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce sağlanmasını öngören 6831 Sayılı Kanunun 61. Maddesini değiştiren kanun teklifı yasalaşmalıdır.

Katılımcı havza yönetimine gidilmelidir:

Sürdürülebilir havza yönetiminde yöre halkının katılımını da sağlayacak projeler üzerinde durulmalı ve proğram uygulamalarının ana ilkesi olmalıdır. Proje çalışmalarında yöre halkının desteği ve önerileri dikkate alınarak uygulamalar yapılmalı, projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar tüm kararlar halkın katılımı ile gerçekleştirilmeli ve böylece köylümüzün projeye sahiplenmesi sağlanmalıdır. Ülkemizdeki erozyonun boyutları karşısında bu felaketle mücadele için ayrılan kaynakların son derece kısıtlı olduğu göz önüne alınarak, ülkede yaşayan tüm fertlerin bu konuya duyarlı olması gerekmektedir. Bu nedenle, erozyon kontrolu tedbirlerinin alınmasında toprak ve arazi değerlendirme etüdlerinin çok iyi yapılması ve havzada yaşayan halkın çoğunluğunun benimseyeceği metotların uygulanmasına dönük gelir artırıcı faaliyetlerle desteklenen projelere ağırlık verilmelidir.

Parçalanmış ve üretimde etkinliğini yitirmiş arazilerin toplulaştırılmasına hız veren ve bu amaçla hazırlanan Arazi Toplulaştırma Yasası yürürlüğe konulmalıdır.

Önemli sel havzalarında Havza Islahı Grup Müdürlükleri kurulmalıdır.Toprak erozyonu ve doğurduğu zararlar konusunda halk bilinçli değildir. Erozyonun zararlarının halka anlatılması için her türlü basın organından yararlanılmalı, erozyon konusunda gelecekte bilinçli bir toplum yetiştirilmesi için ilkokuldan itibaren gerekli eğitim verilmelidir.

Sivil toplum örgütlerinin eğitim çabaları desteklenmelidir. Gerçekten son yıllarda , sivil toplum örgütlerinin sayısında bir artış olmuş ve bu konuda halkın bilgilendirilmesinde ve bilinçlendirilmesinde daha fazla gayret sarf edilmiştir.

Yapılan çalışmalarda amaçlanan sonucun alınabilmesi ve alınan ödeneklerin doğru hedeflere kanalize edilebilmesi için faaliyet gösterilecek sahaların yasal statüsünün bilinmesi ile saha seçimindeki önceliklere uyulmalıdır.

Erozyon kontrolü faaliyetlerinde başarılı sonuç alınabilmesi için tesis çalışmalarının tamamlanmasından sonra sahada yapılacak olumsuz müdahalelerin önlenmesine çalışılmalıdır. Bunun için sahanın hayvan otlatılması başta olmak üzere bitki örtüsünü tahrip edici etkenlere karşı korunması da ihmal edilmemelidir. Esas olan ağaçlandırılmış veya erozyon kontrolü tedbirleri alınmış sahaların yöre insanı tarafından korunmasıdır. Bu nedenle, yapılacak her türlü çalışmaya yöre insanının da katkısı sağlanmalı ve sahaların korunmasından da Köy Tüzel Kişiliklerinin desteği alınmalıdır.

Türkiye’de bugüne kadar çığlara karşı bir tedbir alınmamış ve çığ etüdleri de yapılmamıştır. Bu etüdlerin yapılarak uygulamalara süratle geçilmelidir. • Türkiye’de, Toprak Muhafaza Milli Planı katılımcı yaklaşımla hazırlanmalıdır. Bu amaçla kurum ve kuruluşlar vakıf ve personeller bir araya gelerek söz konusu planın uygulanabilirliği tartışılmalı ve kuruluşların erozyon kontrolü çalışma konuları netleştirilmelidir. •
Türkiye’de il ve ilçe bazında sel dere havzalarının çalışma önceliği belirlenmelidir ve bu belirlenen öncelikli havzalar için katılımcı havza projeleri hazırlanmalı, uygulamaya konulmalı ve bölgelere göre uygulama model projeleri ortaya konulmalıdır.

Özellikle dağlık havzalarda silvipastoral uygulama projeleri yaygınlaştırılmalıdır.

Mülkiyet sorunlarının çözümlenmesi için Orman kadastrosu çalışmalarının bitirilmesine çalışılmalıdır.
• Erozyon kontrolü çalışmalarında, halkın sosyal ve ekonomik sorunlarını tespit eden ve bunu çözümleyebilen, toprak muhafaza ilmini tekniğini iyi bilen çeşitli disipline sahip teknik elemanlara son derece ihtiyaç olduğundan bu kalitede elemanların en kısa sürede yetiştirilmesi gerekmektedir. Bu konuda ara elemanların yetiştirilmesi için de yeni okulların açılması uygun mütalaa edilmektedir.
• Ülke topraklarının korunması ve yetenek sınıflarına göre kullanılmasını sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

 

İlgili Konular;

EROZYONUN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ(1)

TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA EROZYONUN BOYUTU (2)

EROZYONUN ÇÖZÜMÜ İÇİN YAPILACAK İŞLER (3)

Posted in Erozyon | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Comment »

TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA EROZYONUN BOYUTU (2)

Posted by Serdar KARADAĞ Haziran 22, 2011


TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA EROZYONUN BOYUTU

3.1-Türkiye’de Erozyonun Boyutu

Yurdumuzun 3/4′ünde aktif erozyon (orta veya şiddetli erozyon) hüküm sürmektedir.
Birim zamanda, yeni oluşan toprak miktarı kadar, toprak taşınması varsa bunun için normal erozyon veya sıfır şiddetteki erozyon ifadesi kullanılır.
Erozyonun sıfır ve hafif olduğu alanların Türkiye yüzölçümüne oranı % 13,86′dır. Ülkemiz topraklarının % 79.43 oranında orta, şiddetli ve çok şiddetli erozyon görülmektedir .

3.2-Türkiye Akarsularında Taşınan Sediment Miktarı

Türkiye’de erozyon en fazla sırasıyla Fırat, Dicle ve Yeşilırmak Havzaları’nda görülmektedir. Toplam taşınan sediment/toprak miktarı 345.939.032 ton/yıl’dır. Ancak , ölçümlerde yer almayan ve yatak yükü olarak ifade edilen kum çakıl gibi materyaller ile yamaçlardan akarak inen ve akarsulara ulaşmayan topraklarda dikkate alındığında Türkiye’deki erozyonun gerçekten 500 milyon tona hatta bazı yazarların değerlendirmelerine göre de 1 milyar tona ulaştığı ifade edilmektedir. Aynı şekilde bu değerlendirmelere göre yapılmış olan hesaplar da Türkiye’deki erozyonun normal erozyondan 18-20 misli fazla olduğu belirtilmektedir.
Erozyon sonucunda barajlarımızda biriken katı materyaller, kullanılabilir baraj rezervuar hacminde gözle görülür kayıplara neden olmakta, büyük yatırımlarla gerçekleşen barajlarımızın ömrünü kısaltmaktadır. Özellikle, Keban, Karakaya ve Atatürk Barajları’nın çevresi bitki örtüsünden yoksun ve arazi de eğimlidir. Bu nedenle bu barajlar tahmin edilen zamandan önce ekonomik ömrünü tamamlayacaktır.

3.3-Dünyadaki Erozyonun Türkiye İle Karşılaştırılması
Türkiye’deki akarsular ile sadece yüzer halde taşınan malzeme miktarı ortalama olarak yılda 345 milyon tonun üzerindedir. Dünyadaki akarsularda yüzer halde taşınan katı madde miktarı toplam 20 milyar ton düzeyindedir. Türkiye’deki akarsuların taşıdığı yüzer haldeki malzeme miktarı, dünyada taşınan katı madenin 1/50′sine denk düşmektedir.

Ülkemizde 1 kilometrekarelik alandan aşınarak akarsulara karışan ince malzeme miktarı, yılda ortalama yaklaşık 600 ton’dur: Dünyada ise yılda ortalama 142 ton’dur.
Ülkemizde birim alandan taşınan katı materyal miktarı; Afrika’dan 22 kat, Avrupa’dan 17 kat ve Kuzey Amerika’dan 6 kat daha fazladır .
Bu rakamlar, ülkemizdeki erozyonun çok şiddetli olduğunu göstermektedir.

EROZYONUN ZARARLARI

Erozyon; toprak ve arazi kaybı, toprakların su depolama güçlerinde azalmalar, toprakların verimsizleşmesi, verimli tarım alanlarının taşıntı materyali ile örtülmesi, toprak işleme güçlüğü, sedimentasyon ve su kalitesinin bozulması gibi zararlar meydana getirmektedir. Bunlar canlıların yaşamları ile onların yaşadıkları ortamları olumsuz etkilemektedir. İnsanların açlık ve yaşamlarını yitirmeleri ile su ortamlarının kirlenmesi gibi…

Son yıllara gelindiğinde, gerek dünya ve gerek ülkemizde ormansızlaşma ve bununla bağlantılı olarak erozyon olaylarında bir artışın olduğu gözlenmektedir. Nitekim, tahminlere göre Dünya’daki yıllık ormansızlaşma miktarının 10-15 milyon hektar olduğu, erozyonun ise 1968-1984 yılları arasında % 50 kadar arttığı ve toprak kaynağının her yıl /o 0.7 sinin kaybolduğu belirtilmektedir (Ibanez ve Arko,l993). Ülkemizin orman ve mera alanlarında meydana gelen tahribat ve yanlış arazi kullanımı sonucunda topraklarımızın /o 86 sı erozyona uğramıştır.

Diğer taraftan hem dünyamız, hem de ülkemiz son birkaç yıldan beri sık sık sel olaylarına sahne olmaktadır. Örneğin; 1990, 1994 ve 1995 yıllarında sırasıyla Batı Avrupa, Hindistan ve Tayland’da;1998 ve 1999 yıllarında da Dünya’da 30′u aşkın ülkede sel olayları meydana gelmiştir. Ülkemizde, Dünya’dakine benzer bir olgu yaşamıştır. Örneğin; 1995 yılında Senirkent, İzmir, Düzce ve Kaynaşlı, 1998 yılında Batı Karadeniz ve 1999 yılında Marmara, Akdeniz ve Ege Bölgelerin’de sellerin meydana gelmesi gibi.

Sel olayları sırasında gerek Dünya’da ve gerek ülkemizde yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği köprü, yol, kanal gibi tesislerin ve tarım alanlarının zarar gördüğü bilinen bir gerçektir. Bu olgu, selleri, erozyonun en önemli ve üzerinde titizlikle durulması gereken bir zararı olarak algılanmasını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle, öncelikle seller ve erozyonun doğurduğu diğer zararlarla ivedilikle savaşılmalı ve bu amaçla ormansızlaşma önlenmeli ve erozyon kontrolu çalışmaları kapsamlı olarak sürdürülmelidir.

 

 

 

 

İlgili Konular;

EROZYONUN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ(1)

TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA EROZYONUN BOYUTU (2)

EROZYONUN ÇÖZÜMÜ İÇİN YAPILACAK İŞLER (3)

Posted in Erozyon | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 2 Comments »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 338 takipçiye katılın