Coğrafya Bilim

"Türkiye'nin En Büyük Akademik Coğrafya Sitesi"

Archive for Mayıs 2011

Dünyadaki Boğazlar ve Kanallar

Posted by Serdar KARADAĞ Mayıs 20, 2011


Boğazlar ve Dünya üzerideki konumları
  • İstanbul Boğazı   Karadeniz – Marmara Denizi arası   Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler kullanmak zorundadır.    
  •  Çanakkale Boğazı   Marmara -  Ege  Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler kullanmak zorundadır.         
  • Cebeli Tarık Boğazı   Akdeniz – Atlas Okyanusu Arasında
  • Bab-ül mendep boğazı   Kızıl denizi Umman denizine bağlar.
  • Hürmüz boğazı   İran Körfezini Umman D. bağlar
  • Messina boğazı   Tren Denizi- Yunan Denizi   İtalya’da Sicilya adasıyla İtalya yarımadası arasındadır.
  • Bering boğazı   Bering Denizi- Kuzey Buz Denizi   Alaska(ABD)-Sibirya, Asya ile K.Amerikanın en yakın…
  • Macellan Boğazı   Atlas Okyanusu- Büyük Okyanus   G.Amerika güneyindedir. (Drake Boğazı biraz daha güneyde)
  • Malakka boğazı   Sumatra adası ile Malakka yarımadası arasındadır. Endonezya-Malezya
  • Sonde Boğazı   Sumatra adası ile Cava Adası arası(Endonezya)
  • Dover Boğazı   Manş Denizi – Kuzey denize bağlar. İngiltere-Fransa arasındadır.(Manş Denizi boğaz gibidir.)
  • Kiel Kanalı   Baltık Denizini kuzey denize bağlar   Almanya sınırları içerisindedir.
  • Panama Kanalı   Atlas Okyanusu- Büyük Okyanus   Panama Sınırlarındadır.
  • Suveyş Kanalı   Akdeniz-kızıl deniz   Mısır Ülke sınırları içerisindedir.
Dünyadaki boğazlar ve kanallar haritası

Dünyadaki boğazlar ve kanallar özellikleri

İSTANBUL BOĞAZI:
İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi’ni birleştiren su yoluna verilen isim. İstanbul’un Rumeli (Avrupa) ve Anadolu (Asya) yakalarını birbirinden ayırır. Uzunluğu düz olarak 30 kilometredir. Girintileri ve çıkıntıları hesaba katılınca kıyılarının uzunluğu ortaya çıkar.
Rumeli yakasında Rumeli Feneri’nden Haliç kıyılarını dolaşarak Ahır kapı Feneri’ne kadar olan uzunluğu 55 kilometre, Anadolu yakasında Anadolu Feneri ile Kız Kulesi arasındaki uzunluğu 35 kilometre, Selimiye önündeki Kayak Burnu’na kadar olan uzunluğu 36 kilometredir. İstanbul Boğazı’nın en geniş yeri Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında 3600 metre, en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında 760 metredir. Boğazın en derin yeri Bebek ile Kandilli arasında 120 metredir.
İstanbul Boğazı’nda su yüzünde Karadeniz’den Marmara’ya, su altında Marmara’dan Karadeniz’e akıntılar vardır. Su yüzeyinde yer yer ters akıntılar da görülür.
İstanbul Boğazı üzerinde 1973 yılında hizmete açılan 1073 metre boyundaki Boğaziçi Köprüsü ve 1986 yılında hizmete giren 1090 metre boyundaki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü iki yakayı birbirine bağlamaktadır. Boğazı alttan geçecek Marmara ray projesinin 2013′te tamamlanması beklenmektedir.
ÇANAKKALE BOĞAZI:
Çanakkale Boğazı, 3. jeolojik zamanın sonunda meydana gelen bir çöküntü ile oluşmuştur. Uzunluğu 65km’dir. Boğazın en geniş yeri 5. 800m,en dar yeri 1250m (kilit bahir kalesi çimenlik kalesi arası)ve en derin yeri 106m’dir. Boğaz sularında ters bir akıntı vardır. Ege denizinin binde 38 oranındaki tuzlu suyu dipten Marmara’ya akarken Karadeniz’in binde 26 oranındaki tuzlu suyu üstten ters akıntıyı oluşturmaktadır. Boğazın çevresi dağ karakterinde yüksek ve kıvrımlı kütlelerle kaplıdır. İşte Boğazın dar olması, Boğaz sularında ters bir akıntı olması ve Boğazın çevresinde yer. yer kıvrımlı dağ kütlelerinin olması; Boğazın savunulmasını kolaylaştırmıştır ve geçilmesini zorlaştırmıştır.
Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale’ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya’ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.
Çanakkale savaşları 3 Kasım 1914′te İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Ertuğrul,Seddülbahir, Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombalamaları ile Osmanlı Devletine resmen savaş ilan edilmeden başlamıştır. İngiltere ve Fransa’nın resmen savaş ilan etmeleri 5Kasım1914′te olmuştur. Böylece 1. Dünya savaşının en önemli ve en kanlı savaş cephesi açılmıştır.
Çanakkale cephesinin açılmasına sebep olan nedenler şunlar olmuştur:
Türkiye’nin Süveyş Kanalı ve dolayısıyla Hint denizi yolu üzerindeki baskılarına son vermek,savaşa katılmakta tereddüt eden Bulgaristan’ı Almanya’ya kaptırmadan İtilaf Devletleri yanında savaşa sokmak,İstanbul’u ele geçirerek Müslüman dünyasını etki altına sokmak ve halifenin ilan ettiği Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale’ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya’ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.
Vatanı, namusu, dini için İmparatorluğunun dört bir yanından (Trablusgarp, Cezayir, Şam, Kudüs; Üsküp, Işkodra, Selanik, Silstre)gelen kahramanlarımız Çanakkale’de göğüs, göğüse burun buruna çarpışmışlardır. Anadolu’da ortalama her üç evden biri Çanakkale savaşlarına katılmıştır.Çanakkale savaşlarından ilki olan Deniz harekatı 19 şubat 1915′te başlayıp 27 gün sürmüştür. Deniz Harekatında büyük kayıplar veren işgal kuvvetleri boğazı geçemeyeceklerini anlayarak 25 Nisan 1915′ten itibaren Gelibolu yarımadasında Kara harekatını başlatmışlardır. 260 gün süren bu saldırılarda da başarısız olmuşlar ve büyük kayıplar vererek Çanakkale’yi terk etmek zorunda kalmışlardır.
Çanakkale savaşlarına İtilaf devletleri önceleri küçük çapta kuvvet göndermişler fakat bunların çok yetersiz olduğunu anlayınca bu sayı 500. 000′e kadar çıkmıştır. 400. 000bin İngiliz,79. 000 Fransız askeri bu savaşa katılmıştır. Bu savaşlarda İngilizlerin kaybı 115. 000 ölü,yaralı ve kayıp,90. 000memlektine gönderilen hasta. Fransızlar ise 47. 000 kayıp vermişlerdir. Türklerin kaybı ise;şehit,yaralı,ve hasta olmak üzere toplam olarak yaklaşık252. 300 ü bulmuştur.
Gerçektende 8,5 ay süren Çanakkale Kara savaşları daracık toprak parçası üzerinde ve kötü arazi koşullarında burun buruna göğüs, göğüse çok zor koşullarda başlamış ve devam etmiştir. Bu sebeple çok kanlı ve kıyıcı sahneler yaşanmıştır. Türklerin bu kadar kayıp vermelerinin sebebi,düşman donanmasının gece gündüz hiç eksilmeyen o korkunç bombardımanının büyük rolü olmuştur.
Çanakkale zaferi Türk ve dünya Tarihinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Çanakkale de dünya imparatorluğuna soyunmuş yeryüzünü tek elden yönetmek amacıyla yola çıkmış İngiliz Krallığını büyümesi durdu. Üzerinde güneş batmayan İmparatorluğun bir süre sonra üzerindeki güneş batar hale geldi. Türklerin dünya hakimiyetinde hala varolduğunu ve büyük bir millet olduğunu dünya bir kez daha anlamıştır. En önemlisi Avrupa’nın şark meselesi projesi Çanakkale Zaferi sebebiyle yok olmuştur.
CEBELİTARIK BOĞAZININ ÖZELLİKLERİ:
Derin bir boğaz olan Cebelitarık’ın en sığ yeri 324 metredir. Boğazın yüzünde batıdan doğuya doğru giden kuvvetli bir akıntı vardır. Boğazın iki kıyısı da sarp ve kayalıktır. Kıyıdaki dar alçak araziler Cebelitarık Kayası ile çevrilidirler. Cebelitarık’ın iklimi Akdeniz iklimi’dir, kışlar ılıman ve yazlar sıcak geçer.
En alçak noktası: Akdeniz 0 m;En yüksek noktası: Cebelitarık Kayası 426 m.’dir.Cebeli Tarik, batidaki adiyla Gibraltar; Atlas Okyanusu ve Akdenizi birlestiren 60 km uzunlugundaki bogazin, ayni zamanda Avrupa’nin en guney ucunda bulunan, Afrika’ ya 44 km uzaklikta, Ispanya’ya komsu Ingiliz somurgesi kucuk ulkenin adi.
Cebeli Tarik, adini Endulus’un buyuk kumandani Tarik bin Ziyad’dan aliyor. Kelime anlami Tarigin dagi demek. Neden bogaz degil de dag? Bunun sebebi hikmeti de, kiyidaki sarp kayalik: “Rock of Gibraltar”. Gibraltar, Endulus’un dusmesi ile birlikte 1462 de Ispanyollarin eline gecmis. Burasi simdi Ingiltere somurgesinde kucuk bir ulke.
BABÜL-MENDEP BOĞAZI
Kızıldeniz’i Hint okyanusuna (Aden Körfezi) bağlayan 32 km uzunluğundaki boğaz yemen ile somali kıyıları arasındadır.Boğazın Arabistan yarımadası kıyısına düşen bölümü 1. dünya savaşına kadar Osmanlı kontrolünde idi.Stratejik önemi yüksek olan boğaz Perim adasından (Yemen) denetlenir.
HÜRMÜZ BOĞAZI :
Sıcak suları Hürmüz Boğazı kanalıyla Umman Denizi ve Hint Okyanusu’na karışır. Kuzeydoğuda Şattülarab (Ervend) ırmağı ağzından başlayan ve Güneydoğuda Hürmüz Boğazı’na kadar uzanan Basra Körfezi’nin uzunluğu yaklaşık olarak 805 km’dir. Genişliği yaklaşık 280 km. derinliği ise ortalama 40-50 m arasında değişmektedir. Derinliğin en fazla olduğu ve 100 metreye ulaştığı yer Hürmüz Boğazı’dır.1980 ile 1988 arasında süren İran-Irak Savaşı’nın odak noktasıdır. 1991 yılında Körfez Savaşı’nda temel olmuştur.
MESSİNA BOĞAZI:
Messina Boğazı Sicilya adasını İtalya’nın güneyindeki Calabria bölgesinde ayıran boğazdır. En dar noktasında genişliği 3,3 kilometredir.
Messina Boğazı’ üzerinde bulunan önemli liman şehirleri Sicilya adasındaki Messina ve ana kıtada bulunan Reggio di Calabria’dır.
BERİNG BOĞAZI:
Bering Boğazı, Asya’nın en doğu noktası (169° 44′ W) ile Amerika ‘nın en batı noktasi (168° 05′ W) arasında bir boğazdır. Günümüzde Rusya ile ABD (Alaska) arasında coğrafi bir sınır konumunda olması ile birlikte Amerika ve Asya kıtalarının birbirine en yakın olduğu yerdir.
Boğaz yaklasik 92 km genişliğinde, 30 – 50 m derinliğindedir ve kuzeyindeki Chukchi Denizi (Arktik Okyanusu) ile güneyindeki Bering Denizi’ni (Büyük Okyanus) birbirine bağlamaktadır. 1648 yılında Semyon Dezhnev tarafından geçildiği kabul edilmesine rağmen; ismini boğazı 1728 yılında geçen Rus asıllı Danimarkalı kaşif Vitus Bering’den almıştır.
Buzul çağı sırasında boğazın bir kara köprüsü vazifesi gördüğü bilinmektedir. Bazı bilimadamları, bu çağlarda suların büyük kısmının buzula dönüşerek deniz seviyesini düşürdüğüne ve daha fazla kara parçasını göz önüne çıkardığına inanmaktayken; bazıları da boğazın tamamen donduğunu, böylelikle insanlarla hayvanların üzerinden geçmesinin mümkün olduğuna inanmaktadır.
MACELLAN BOĞAZI:
Macellan Boğazı, Güney Amerika’nın en güneyinde Atlas Okyanusu’nu Büyük Okyanus’una bağlayan boğaz. Ana kıta ile Tierra del Fuego Takımadaları’nı ayırır. Bu takımadalar, Arjantin ve Şili arasında paylaşılmıştır. Macellan Boğazı’nın uzunluğu 686 km, genişliği 4 ila 37 km’dir. Boğaz, 1520 yılında Magellan tarafından keşfedildiği için bu isimle anılmaktadır. Sis ve rüzgâr sebebiyle geçilmesi zordur. Boğaz üzerindeki en büyük liman, Punta Arenas’tır.
Macellan Boğazı, Panama Kanalı’nın inşaasından önce çok büyük öneme sahip olsa da, hâlâ birçok gemi tarafından kullanılır. Fırtınalı güney kuşağında yer alan boğaz, tehlikeli bir su yolu olarak kabul edilir. Su seviyesindeki gelgitten oluşan oluşan farklılıklar, Patagonya’da hüküm süren kuvvetli rüzgârlar, kuvvetli akıntı ve dalgalara yol açar.
MALAKKA BOĞAZI:
Malakka Boğazı, Malezya Yarımadası (Batı Malezya) ve Endonezya’ya bağlı Sumatra adası arasında 805 km uzunluğunda dar bir boğazdır.
Ekonomik ve stratejik açıdan bakıldığında Malakka Boğazı dünyanın en önemli deniz yollarından biri olup, Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı´nın bir eşdeğeridir. Boğaz Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus arasında ana denizyolu pasajını oluşturmakla, aynı anda dünyanın en kalabalık 3 ülkesi olan Hindistan, Endonezya ve Çin´i deniz yoluyla bağlılığını sağlamaktadır. Bununla kalmayıp yörenin en gelişmiş Ticaret Devlerini; Japonya, Güney Kore ve Tayvan´ı uluslararası ticarete bağlar.
DOVER BOĞAZI:
Büyük Britanya adasının Avrupadan ayıran dar boğaz. Uzunluğu 185, en dar yeri 31 kilometredir. Bu boğaza Fransızlar Pasde-Clais adını vermişlerdir.
Boğazın doğusunda Kuzey denizi, batısında Manş denizi bulunur. Çok eskiden beri, askerî ve iktisadî bakımdan büyük değer taşıyan bir boğazdır.
KİEL KANALI:
Baltık Denizinde ulaşım açısından önem taşır. Kuzey Denizinde Elbe Irmağı ağzındaki Brünsbüttelkoog’dan, doğuda Baltık Denizi kıyısındaki Kiel limanında yer alan Holtenau’ya kadar 98 km uzanır. İki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yoludur. Genişliği 103 m, derinliği 11 m olan kanalın üzerinde yaklaşık 42 m yükseklikte yedi köprü bulunur.
Kanal, 1887-95 arasında, kuzeye gidecek savaş gemilerine kestirme bir yol sağlamak amacıyla yapıldı. Daha önce gemiler Danimarka’nın çevresini dolaşmak zorundaydı. 1907-14 arasında genişletilerek büyük savaş gemilerinin geçişine elverişli hale getirildi. O dönemde adı Kaiser-Wilhelm olan kanal, I. Dünya Savaşı öncesinde Alman hükümetine aitti. 28 Haziran 1919′da imzalanan Versailles Antlaşması ile uluslararası statü kazandı, ama yönetimi Almanlarda kaldı. Kanal trafiği, yalnızca genel polis, ulaşım, sağlık ve gümrük kurallarına uygun biçimde işleyecekti. Adolf Hitler 1936′da bu hükümleri tanımadığını ilan etti. II. Dünya Savaşı’ndan sonra kanal Schleswig-Holstein eyaletinde {Land) kaldı ve seyrüsefer özgürlüğü tanıyan Versailles Antlaşması koşulları yeniden uygulamaya kondu.
PANAMA KANALI:
Panama Kanalı, Orta Amerika’nın en güney ülkesi Panama topraklarında yer alır ve Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus’unu birbirine bağlayan su yolu.
Kanalın yapımı,tarihin en büyük ve en zor mühendislik projelerinden bir olmuştur. Gemicilik üzerindeki etkileri ise, Güney Amerika kıtasının en güney ucu olan Horn Burnu’ndan dolaşma külfetini ortadan kaldırmış olması nedeniyle çok önemlidir.
Panama’da bir kanal inşa etme fikri 1500′lü yıllara kadar giderse de, ilk ciddi çalışmalar, Fransızların öncülüğünde 1880′de başlamış fakat bir sonuç vermemiştir. İnşaat ABD tarafından tamamlanmış ve kanal 1914′te hizmete açılmıştır. 77 kilometre uzunluğundaki kanalın yapımı sırasında, sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan büyük toprak kaymalarına kadar her türlü güçlükle karşılaşılmış ve yaklaşık 27.500 kanal çalışanı bu süreçte can vermiştir.
Bugün New York’tan San Francisco’ya giden bir geminin, Panama kanalını kullanarak 9.500 km yol yapması, Horn Burnu’nun dolaşılmasını zorunlu kılan eski günlerdeki 22.500 km yola oranla büyük bir kolaylıktır.Açılışından 2002 yılına dek, yaklaşık 800.000 geminin geçtiği tahmin edilen Panama Kanalı’ndan her yıl 14.000′den fazla gemi geçmekte olup taşınan yük miktarı 203 milyon tonu bulmaktadır.Kanal boyunca yolculuk yaklaşık 9 saat sürmektedir.
SÜVEYŞ KANALI:
Süveyş Kanalı (Arapça: قناة السويس‎, Okunuşu: Qanā al-Suways). Akdeniz ile Kızıldeniz’i birbirine bağlayan yapay suyoludur. Sina Yarımadası’nın batısındadır. 163 kilometre uzunluğunda ve en dar yerinde 300 metre genişliğindedir. Kanal, Afrika çevresinde dolaşmaya gerek kalmadan Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığı yapılmasını sağlar.
Dünya’nın önemli kanallarından birisi arasında yer alır.Eski gemiciler ticarette çok uzun yol ve mesafe kat ettikleri için böyle bir kanal yapma gereksiniminde bulunmuşlardır.Süveyş Kanalı’nın açılmasında Osmanlı İmparatorluğu’nun da büyük önemi vardır.Mısır topraklarında bulunan ve Akdeniz ile Kızıldeniz’i birleştiren 161 km uzunluğunda yapay suyolu. Kanalın genişliği 70-125 m arasında değişmektedir. Derinliği 11-12 m’dir. Su kesimi 10,36 m’den fazla olan gemiler kanaldan geçemez. 1951 yılında trafiği kolaylaştırmak amacıyla el-Kantara ile el-Firdan arasında 13,5 km lik bir yan geçit açılmıştır.
Kaynakçalar:
  1. Kaynak: http://www.baktabul.com/resim-bolumu/70371-yeryuzunu…;
  2. Kaynak:cografyadunyasi.8m.net/ulkeler/ispanya.htm
  3. Kaynak:necipkoni.tr.gg/-PANAMA-KANALI–k1-Orta-Ameri…
  4. Kaynak:ateius.blogspot.com/2008/07/panama-kanal-pana…
  5. Kaynak:www.baktabul.com/cografya/68559-mans-denizi.html
  6. Kaynak: http://www.etutodasi.biz/showthread.php?t=17098
  7. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Messina_Bo%C4%9Faz%C4%B1
  8. Kaynak:cografyadersanesi.blogcu.com
  9. Kaynak:ejje.blogcu.com/dunya-uzerinde-onemli-bogaz-v…
  10. Kaynak:www.insaatdergisi.com/dekorasyon_sibiryaalask…
  11. Kaynak:www.aksam.com.tr
  12. Kaynak: http://www.cografyadersanesi.blogcu.com
  13. Kaynak:cografyadersanesi.blogspot.com/2008/05/dnyada…


Posted in Ülkeler Coğrafyası, Bölgeler Coğrafyası, Fiziki Coğrafya, Lise 1 Dersleri, Matematik coğrafya, Ulaşım Coğrafyası | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Leave a Comment »

Jeolojik Devirler

Posted by Serdar KARADAĞ Mayıs 20, 2011


  

Jeolojik Devirler

 Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan Dünya, günümüze kadar çeşitli devirlerden geçmiştir. Jeolojik zamanlar adı verilen bu devirlerin her birinde,   değişik canlı türleri ve iklim koşulları görülmüştür. Dünya’nın yapısını inceleyen jeoloji bilimi, jeolojik zamanlar belirlenirken fosillerden ve tortul tabakaların özelliklerinden yararlanılır.

I. İlkel Zaman (Prekambriyen): Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona eren jeolojik zamandır. Yaklaşık 4 milyar yıl sürmüştür. Bu devrin önemli olayları:

Ø Sularda tek hücreli canlıların ortaya çıkışı,

Ø En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu,

Ø İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır.

II. Birinci Zaman (Paleozoik): Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona eren jeolojik zamandır. Birinci zaman yaklaşık 375 milyon sürmüştür. Bu devirde kıta çekirdekleri yeni kıvrımların eklenmesiyle büyümektedir. Bu devrin önemli olayları:

Ø Kaledoniyen ve Hersiniyen kıvrımlarının oluşumu,

Ø Karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu,

Ø İlk kara bitkilerinin ortaya çıkışı,

Ø Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı,

Ø Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolit ve trilobittir.

III. İkinci Zaman (Mesozoik): Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona eren jeolojik zamandır. İkinci zaman yaklaşık 160 milyon yıl sürmüştür. Bu devrin önemli olayları:

Ø Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi,

Ø Kimmerid ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu,

Ø Türkiye’nin bulunduğu sahada Tetis jeosenklinali oluşmuştur,

Ø İkinci zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinozordur.

IV. Üçüncü Zaman (Tersiyer): Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona eren jeolojik zamandır. Üçüncü zaman yaklaşık 63 milyon yıl sürmüştür. Bu devrin önemli olayları:

Ø Kıtalar bugünkü görünümünü kazanmaya başlamıştır

Ø Linyit havzalarının oluşumu,

Ø Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması,

Ø Alp kıvrım sisteminin gelişmesi,

Ø Şiddetli volkanik olaylar ve depremlerin görülmesi,

Ø Atlas ve Hint okyanuslarının oluşması,

Ø Türkiye’nin ana yer şekillerinin gelişmesi,

Ø Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nümmilit, hipparion, elephas ve mastadondur.

V. Dördüncü Zaman (Kuvaterner): Günümüzden 2 milyon yıl önce başlayan ve halen devam eden jeolojik zamandır. Batı Avrupa, İskandinavya ve Kanada buzullarla kaplanmıştır. Bu devrin önemli olayları:

Ø İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması,

Ø İnsanın ortaya çıkışı,

Ø İstanbul ve Çanakkale boğazları ve Ege Denizi’nin oluşması,

Ø Karadeniz’in Akdeniz’e bağlanması,

Ø Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır.

Posted in Coğrafya Dökümanlar, Coğrafya Konu Anlatımı, Dökümanlar, Jeomorfoloji, Kayaçlar ve Minareller, Lise 1 Dersleri, Lise 2 Dersleri, Lise 3 Dersleri, Lise 4 Dersleri, Matematik coğrafya | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Ülkeler Neyi İle Ünlü

Posted by Serdar KARADAĞ Mayıs 20, 2011


ABD
Hawai Adaları, Kolarado Kanyonu ( Büyük Kanyon ), OSCAR Ödülleri ( Hollywood ), Dısneyland, Florida’daki Cap Canavarel Uzay Üssü ( NASA ), New York Şehri, Superior Gölü, Beyaz Saray, Pentagon, Yellowstone Milli Parkı, Kızılderililer, ABD’nin Simgesi Deniz Kartalı, San Fransisko Havaalanı, Yosemite ve Niagara şelaleleri, San Fransisko Köprüsü ( Golden Gate ) , Las Wegas, New Orleans ( Caz müziğinin merkezi ) Los Angelos ( Hollywood ) şehirleri, Harward, Yale üniversiteleri, Wall Street ( New York Borsası ) , Coca Cola, Pepsi, Mac Donalds, General Motors, Ford, Microsoft firmaları, Valley Kayalıkları ( Arizona Çölü ), Güney Dakotadaki dört Amerikan Başkanının büstünün bulunduğu Rushmoure Dağı, Jack London, Ernest Hemingway, John Steinbeck gibi yazarlar, Marilyn Monroe, Jane Fonda, E.Taylor, M.Brando, M.Streep, D.Hofmann, R.de Niro, Steven Spielberg, Michael Jackson gibi sanatçıları, Times ve Neewsweek dergileri, Metropolitan Sanat Müzesi, Özgürlük Anıtı, Kaliforniyadaki Sekoya Ağaçları

AFGANİSTAN
Hayber Geçidi, Kaşmir Dokuması, Afgan Tazısı, Kabil Şehri, Hindikuş Dağları, Budda ( Bamian ) Kaya Heykelleri ve Tapınakları, ( Taliban tarafından tahrip edildi ) Halı Kilim Dokumacılığı, Mezar-ı Şerif Camii, Kandahar’daki Hırka-i Şerif Camii, Herat Kalesi

ALMANYA
Otomotiv ( Mercedes, BMW, Opel, Wolkswagen ), Dayanıklı Tüketim Malları ( Bosch, Sıemens, Braun, Fakir, Mıele, Grundıg, Telefunken ), Bayer Kimya, Goethe, Brecht, Grass, Schiller, Thomas Mann, Remarque, Rilke Hienrich Böll gibi Yazarları, Beethoven, Bach, Brahms, Wagner,Robert Schuman gibi Müzisyenleri, Marx, Nietzche, Leibniz gibi Düşünürleri, Einstein, İmmanuel Kant, Martin Luther gibi Bilim Adamları, Michael Schumacher, Boris Becker, Franz Beckenbauer ( İmparator ) gibi sporcuları, Berlin ve Köln Katedralleri ile Bremen Mızıkacıları, Ren Havzası ( madencilik ), Lufthansa Hava Yolları, Berlin ( Berlin Duvarı, Brandenburg kapısı, Bergama Müzesi ) Hamburg, Frankfurt, ( Kitap Fuarı ) Münih, Dresden Şehirleri, Neuschwanstein Şatosu, Köln Dam Kilisesi, Reichstop Parlamento Binası

ANDORRA PRENSLİĞİ
Turizm, vergi cenneti olma özelliği

ANGOLA
Maun, gül ağacı ve siyah abanoz ağaçları

ARJANTİN
Tango Dansı, Eva Peron, Patagonya, Iguazu Şelalesi, And Dağları ve Aconcagua zirvesi ( Güney Amerikanın en yüksek zirvesi ) Büyükbaş Hayvan Besiciliği ve Arjantin Bifteği, Et, yün ve şarap üretimi, Başkent Buenos Aires, Colon Tiyatrosu, Jorge luis Borges

ARNAVUTLUK
Krom Üretimi, İşkodra Gölü, Anavut Ciğeri, Arnavut Böreği, Kruja Kalesi, Edhem Bey Camii, Enver Hoca

AVUSTURALYA
Ayers Rock Kayalığı ( Dünyadaki en büyük monolit; Güneşin konumuna göre renk değiştirir. Aborjinlerin kutsal tapınağıdır.) Aborjinler ( Avustralya’nın kırkbin yıllık yerlileri ) Tasmanya Canavarı, Sydney’deki Opera Binası, Kanguru, Koyun Besiciliği, Okaliptus Ağaçları, Koala Ayısı ( keseli ayı ), Uçamayan Emu Kuşu, hertürlü sesi taklit edebilen Lir kuşu, Havlamayı bilmeyen köpek Dingo, Kakadu Ulusal Parkı, Melbourne Şehri, Büyük Mercan Kayalıkları, Yazar Patrick White

AVUSTURYA
Mozart, Schubert, John Straus, Haydn gibi bestecileri, başkent Viyana, Tuna Nehri, İnnsbruck ve Salzburg kayak merkezleri, Belvedere Sarayı, Parlamento Binası

AZERBAYCAN
Azeri dansları, Hazar petrolleri

BAHREYN
Petrol, Balıkçılık

BARBADOS
Şekerkamışı, turizm

BELÇİKA
Demir-Çelik Endüstrisi, Anvers Limanı, Brüksel’deki AET Binaları, Atomium Heykeli, Brüksel Ulusal Tiyatro Binası, Brüksel ve Brügge Şehirleri, Kraliyet Güzel Sanatlar Müzesi, Brüksel Lahanası

BELİZE
Mercan resifleri

BHUTAN
Vangdi Teşçu festivali, başkent Timbu, rengarenk giysili rahipler

BİRMANYA ( BURMA )
İrrawadi Nehri, başkent Rangoon şehri, teak ağacı

BOLİVYA
Ülkenin Kurucusu Simon Bolivar, Kalay Madeni, Koka Bitkisi, Lama ve Alpacalar, Nevado de Llimani Dağları, Başkent La Paz ( dünyanın en yüksekte yer alan başkenti ) Tiahuannacu ve Aymara Kültürlerinin Kalıntıları, Potosi Şehri, Bolivya yaylaları

BOSNA HERSEK
Erik üretimi, Mostar Köprüsü

BOTSWANA
Elmas yatakları, Kalahari çölü, Okavango Deltası

BREZİLYA
Rio Karnavalı, Amazon Nehri, Tropikal Yağmur Ormanları, Kahve ve Muz Üretimi, Futbol, Iguazu Şelalesi, Şekerkamışı Üretimi ve İhracatı, Rio de Janerio Şehri ve Ünlü Copa Cabana Plajı, Sao Paulo, Brassilia ve Salvador Şehirleri, Mimar Oscar Niemeyer ( Başkent Brassilia’yı tasarladı ), Kahve satış limanı Santos şehri, Riodaki İsa Heykeli, İtapu Barajı, Salsa ve Capoeira Dansları

BRUNEİ SULTANLIĞI
Dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Sultan Hassanal Bolkiah, Petrol

CEZAYİR
Büyük Sahra Çölü, petrol ve fosfat üretimi

ÇEK CUMHURİYETİ
Tarihi dokusuyla ünlü başkent Prag, skoda otomobilleri, pilsener ( plzen ) birası, Bohemya kristalleri, Karsbald kaplıcaları, Vaclav Havel

ÇİN
Çin Seddi, Çin Mutfağı, Dünyanın en kalabık nüfuslu ülkesi, Çay, pamuk, tütün, pirinç, ipek üretimi, oyuncak üretimi, Pi sayısı, porselen, pusula, saat, oyun kağıtları, ve akupunktur gibi icatlar, Mao Zedung, Taimiao Tapınağı, Terracotta Ordusu

DANİMARKA
Başkent Kopenhag, sığır eti, süt ve süt ürünleri, balıkçılık ( ringa, morina ), Hans Christian, Vikingler

DOMİNİK
Morne Trios Pitos Ulusal Parkı, muz, kakao, yeşil limon

DOMİNİK CUMHURİYETİ
Başkent Sano Domingo’daki Kristof Kolomb mezarı, Merenge Dansı

EKVATOR
Muz Üretimi, Galapagos Adaları ( Darwinin Evrim Araştırmaları Yaptığı Adalar ), Mangrove Ormanları, Başkent Quito, Chimborazo Dağı, Tropikal Yağmur Ormanları, hasır şapka üretiminde kullanılan “kapok” ağacı

EKVATOR GİNESİ
Petrol

EL SALVADOR

ENDONEZYA
Sumatra, Selebes, Cava, Borneo, Timor, Moluk, Bali adaları, kauçuk ve baharat ( Moluk Adası ) üretimi, Yağmur ormanları, çoğu volkanik 13.000 adası, 128 adet etkin yanardağI, Bali tapınakları, güçlü şanlı kent anlamına gelen başkent Cakarta, kazıklar üzerine kurulu evler, pirinç ve balık üretimi, Toba Gölünün Bambu Evleri

ERMENİSTAN
Urmiye ve Sevan Gölleri

FAS
Kazablanka şehri, fosfat üretimi, Rif Dağları

FİLİPİNLER
Sayısı 7000′e ulaşan ada, Tepesinde sarıçiçekler açan ve ülkenin simgesi olan “Narra ağacı” Bohol adasındaki karstik oluşumlu “çikolata tepeleri” Sazlardan Yapılan İfugao Evleri

FİNLANDİYA
Fin Hamamı ( Sauna ), Ren Geyikleri, Buzul Gölleri, Zambak Çiçeği, Nokia Cep Telefonları, Ormanları, Lapplar ( Samiler ) ve Kültürleri, Kağıt Üretimi ve İhracatı, Rauma ve Helsinki Şehirleri

FRANSA
Kozmetik ( Vıchy, Loreal, Nıvea, Roc ) ve Otomotiv Endüstrisi ( Renault, Cıtroen, Peugot ) Cannes Film Festivali, Eyfel Kulesi, Versailles Sarayı, Champs Elysee Bulvarı Fransız Rivierası ( St.Tropez, Cannes, Nice ), Şarap ve Şampanya Üretimi, Moda’nın Merkezi Paris Şehri, Victor Hugo, Balzac, J.J.Roussou, Voltaire, Sartre, Moliere, Descartes, Montesguieu, Diderot, Stendhal, Emile Zola, Albert Camus gibi yazarları, Paul Gauguin, P.Cezanne, Renoir, Monet gibi Ressamları,J.P. Belmando, G.Depardieu, J.Binoche, I.Huppert, Notre Damus, Isabella Adjani Gibi Sinema Sanatçıları, Fransa Bisiklet Turu, Fransız Mutfağı, 1789 Fransız Devrimi, Mont Blanc Dağı, Napolyon Bonapart, Charles de Gaulle gibi Siyasetçileri, Normandiya Çıkarması, Paris Metrosu, Notre Dame Kamburu, Hızlı Tren, Sen Nehri, Sarbonne Üniversitesi, Millau Viyadüğü, Gard Köprüsü

GANA
Altın rezervleri, altın kıyısı, renkli kente kumaşları

GİNE
Nijer ve Senegal ırmakları

GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ
Ümit Burnu, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi yazar Nadine Gordimer, sinema sanatçısı Charlize Theron, Altın, Zümrüt, Manganez, Zirkonyum, Elmas ( Dünya 1.si ) gibi yeraltı zenginlikleri, Nobel barış ödülü sahibi efsanevi lider Nelson Mandela, Robben Adası, Kruger milli parkı, Masa Dağı, Zulu Krallığı, Bela Bela kaplıcaları, Elmas şehri Kimberly, Johannesburg ve Durban şehirleri,

GÜNEY KORE
Hyundaı Otomotıv ve Elektronik Endüstrisi, KIA, Samsung

HAİTİ
Kaplumbağa adası

HIRVATİSTAN
“Dalmaçya tipi kıyıları ve adaları,” Zagrep şehri, turizm

HİNDİSTAN
Tac Mahal ( Agra ), Amristar Altın Tapınağı ( Sih Tapınağı ), İndus ve Ganj Nehirleri, Bilgisayar Yazılımı, Çay, Pirinç ve Hint Keneviri Üretimi, Mahatma Gandhi, Tagore, Salman Rüştü, Bombay, Kalküta, Yeni Delhi Şehirleri, Himalaya Dağları, Hindistan Cevizi, Mango Meyvesi, Budizm Dini, Ayur Veda, Sankrist Dili ve Alfabesi, Vittala ve Dilwara Tapınakları, Kobra Yılanları ile Ünlü Hint Fakirleri, Kerala Bölgesinin Tekne Evleri, Kathak ve Bharatanatyam Dansları,

HOLLANDA
Haarlem Lale Bahçeleri, Yel Değirmenleri, Montofon ve Holstein Cinsi İnekleri, Peynir Üretimi, Denizin Doldurulması İle Oluşturulan Topraklar (Polderler), Çiçek Bahçeleri, Rotterdam Limanı, Amsterdam, Den Haag (insan hakları mahkemesi) ,Lahey (uluslararası adalet divanı) ve Maastricht Şehirleri, Van Gogh, Rembredant gibi Ressamları

HONDURAS
Kahve, muz

IRAK
Babilin Asma Bahçeleri ( Semiramis ), Hurma Üretimi, Bağdat Şehri, Petrol Yatakları, Şattülarap Nehri, Uruk ve Ninova harabeleri, Bağdat, Basra, Kerbela şehirleri, İmam Ali ve İmam Hüseyin Camileri

İNGİLTERE
Thames Nehri, British Museum, Oxford Üniversitesi, Tower Brıdge, Big Beng Saat Kulesi, Wembley Stadı, Wımbledon Tenis Turnuvası, M.Jagger ( R.Stones ), P.Collins, Queen ( Fredy Mercury ), Rooben Hood ,İngiliz Porseleni, Çay Kültürü ( Beş Çayı ), İngiliz Pubları, Lordlar Kamarası, Londra, Liverpool, Birmingham şehirleri, Hyde Park, Endüstri Devrimi, Londra Borsası, Soldan akan Trafik, Kraliçe Elizabeth, İnç, Mil gibi ölçü birimleri, Francis Bacon, Bertrand Russel, Sheakespeare, Charles Dickens, George Orwell, Agatha Christie, Harold Pinter gibi yazarları, Windsor Kraliyet Sarayı, Devler Kaldırımı, Balmumundan ünlü heykellerinin sergilendiği Madame Tussaud Müzesi, Stonehenge Yapıtları, Westminster Sarayı, Canterbury Kilisesi

İRAN
El Dokuması İpek, Tebriz, Isfehan, Şiraz Halıları, Cam ve Gümüş İşçiliği, Petrol Yatakları, Havyar, Tahran,İ sfehan, Tebriz, Şiraz,Kum ve Meşhed şehirleri, Elbruz Dağı, Zerdüştlük, Bahailik Dinleri, Pehlevi Hanedanı, Humeyni, Minyatür resimleri, Seramik işlemeciliği, Hafız, Eşref, Ömer Hayyam ve Nizamilmülk gibi edebiyatçıları, Tahran’daki Özgürlük Anıtı, Gülistan Sarayı, Emam Camii

İSKOÇYA
Gayda Çalgısı, İskoç Viskisi, Erkek İskoç Eteği, İlk Klonlanan Koyun Dolly, Edinburgh ve Glasgov Şehirleri, Sean Connory

İSPANYA
Boğa Güreşleri, Flamenko Dansı, El-Hamra Sarayı, Mayorka, Minorka, İbiza Adaları( Balear Adaları ), Fiesta, Zeytinyağı, Seat Otomotiv, Barcelona, Madrid, Granada, Sevilla, Cordoba, Santiago de Compostela Şehirleri, Rioja Şarapları, Pamplona ( Boğa Güreşi Festivali ), Kanarya Adaları, Sevilla, Toledo, Salamanca ve Barcelona Katedralleri, Cordoba Camii, Kraliyet Ailesi, Picasso, Salvador Dali, Goya, El Greco gibi ressamlar, Luis Aragon, Cervantes ( Don Kişotun Yazarı ), Garcia Lorca gibi yazarlar, Carlos Saura ( Carmen ), Antonio Banderas, Penolepe Cruz, Luis Bunuel, Pedro Almodevar gibi sinema sanatçıları, La Sagroda Familia Katedrali, Katalonya Müzesi, Cordoba Camii

İSRAİL
Kudüs şehri, Ağlama duvarı, Yafa portakalı, Lut ve Teberiye gölleri, Necef Çölü, Şeria Irmağı

İSVEÇ
Nobel Ödülleri, Ericsson Cep Telefonları, Volvo Marka Otomobil, İkea ( Mobilya Firması ), Astrid Lindgren ( Masal Kitabı Yazarı ), Selma Lagerlöf, Ren Geyikleri, Olof Palme, ( unutulmaz başbakan ), Stockholm, Malmö, Göteborg Şehirleri, Alfred Nobel, Öoland Adası, Lappland Bölgesi ( yazın uzun gündüzleri ile ünlü ), İngmar Bergman, Ales Yapıtları, Turning Torso Binası

İSVİÇRE
Saat Üretimi, Çikolata Üretimi, Kış Sporları, Gölleri, Doğal Güzellikleri, Bankacılık Sistemi, Cenevre ( Pek çok uluslararası kuruluşun merkezi ) Bern, Zürih Şehirleri, Davos Şehri ve Toplantıları, Alp Dağları, Kara ve Demiryolu Tünelleri, İlaç Endüstrisi, Rutli Çayırları, milli kahramanları Guillaume Tell, Ulusal Saray, Lausanne Kilisesi

İTALYA
Pisa Kulesi, Rönesansın Merkezi Floransa Şehri ( Roma ), Kanalları ve Gondolları ile Ünlü Venedik Şehri, Sardunya ve Sicilya Adaları, Etna ve Vezüv Yanardağları, Modanın Merkezi Milano Şehri, Deri, Gözlük , Giyim ( Benotton, Dıesel ), Otomotiv ( fiat,alfa romeo, ferrari,i veco ) ve Zeytinyağı Sanayii, Spagetti ve Pizza, Şarap ( Cianti ), Pavarotti, Rossini, Vivaldi, Puccini gibi Müzisyenleri, Leonardo Da Vinci, Fellini, Michelangelo, Raffael, Boticelli, Marco Polo, Roma, Cenova, Torino, Napoli, Palermo Şehirleri, Alp Dağları, Toskana Bölgesi, Collosseum, Dante Alleghri, Carlo Levi, Umberto Eccho, Giovanne Bocacccio Gibi Yazarları, Sophia Loren, Ornella Muti Gibi Sinema Sanatçıları, Abruzzo Ulusal Parkı, Gard köprüsü, Roma Collesumu, Vittoria Emanuelle II Abidesi, San Marco Kilisesi, Duamo Kilisesi, Concordia Tapınağı

İZLANDA
Balık Avcılığı, Volkanik Arazi ve Gayzerler ( Ateş ve Buzlar Ülkesi ), Geleneksel Koyun Yetiştiriciliği, Başkent Reyjkavik, Gullfoss Şelalesi ( Altın Şelale ), Edda Destanı, Sky tatlısı, Saga halk öyküleri, Reyjkavik turfandalıkları, Reyjkavikteki Hallgrimskirkja Katedrali, Perlon Kubbesi, Akureyri Kış Sporları merkezi, Çim Evleri, Hallgrimskirkja Kilisesi

JAMAİKA
Boksit üretimi, ( Alüminyumun hammaddesi ) Atletizm sporu, 200 m dünya rekortmeni Usain Bolt, şeker kamışı ve muz üretimi

JAPONYA
Fuji Yanardağı, Çiçek Süsleme Sanatı ( İkebana ), Bonzai ( Küçük Ağaçlar ), Kimono ( Geleneksel Giysi ) , Otomotiv Endüstrisi ( Honda, Mazda, Toyota, Mitsibusi, Isuzu ) Elektronik Eşya ( Sony, Sharp, Canon, JVC, Yashica ) ve Bilgisayar, Optik Aletler, Balık Avcılığı ( Suşhi ), Geyşalar, Sergei İmamura, Akira Kurosava Gibi Sinema Yönetmenleri, Sumo Güreşi, Tokyo, Kyoto, Nagasaki, Hiroşima Şehirleri, Depremlere Dayanıklı Yapıları, Hızlı Trenler, Budizm, Zen Budizm ve Şintoizm Dinleri, Kabuki Dansı

KAMBOÇYA
Kızıl Khmerler, Mekong Nehri, Budha Heykeli, Budha rahiplerince kutsal sayılan Angkor-vat şehri, Teak ağacı, pirinç

KANADA
Ülkenin Simgesi Akçaağaç, Kutup Ayıları, Eskimolar(İnuit=insan), Balık Avcılığı, Kağıt Sanayi, Calgary Kış Olimpiyatları, Kış Mevsimi,Toronto Televizyon Kulesi,Tundralar ve Buzullar,Ulusal Parklar,Ottawa,Toronto,Montreal,Calgary,Quebec,Vancouver Şehirleri,Niagara Şelalesi

KAZAKİSTAN
Baykal ve Aral gölleri, Kızılkum Çölü, Seyhun Nehri ( Sir-i Derya ), Baykonur uzay üssü, Pavlador Camii, Hoca Ahmet Yesevi Türbesi

KENYA
Nairobi ve Mombasa Şehirleri, Masai Yerlileri, Klimanjaro Volkanik Dağı, Safari Turları, Tsavo ve Masai Mara Ulusal Parkları, Nakuru Gölü, Rift Vadisi

KOLOMBİYA
Zümrüt Madeni, Medelin, Gabriel Garcia Marguez, Başkent Bogota, Altın Zenginliği ve Başkent Bogota’daki Altın Müzesi ( dünyada birinci ), Nevada del Ruiz ve Nevada del Tulima Volkanik Dağları, Kok Ağacı, Kahve Bitkisi ve ihracatı, Olmek Büstleri, Dünyanın en zengin kuş çeşidi

KUVEYT
Petrol Yatakları, Kraliyet Ailesi

KÜBA
Havana Purosu, Havana, Dansları ( rumba, mambo, konga, salsa, Küba bolerosu )Efsanevi Lider Fidel Castro, Şekerkamışı ve tütün Üretimi, Başkent Havana, atletizm, voleybol, boks gibi spor dalları

LİBERYA
Deniz ticaret filosu

LİBYA
Petrol Yatakları, Çöl Bedevileri, Muammer El Kaddafi, Fizan Çölü

LİTVANYA
Ünlü basketbolcular; Sabonis ve Jasikevicius

LÜBNAN
Beyrut Şehri, Lübnan Sediri

LÜKSEMBURG
Demir rezevleri ve demir-çelik sanayi

MACARİSTAN
Balatan Gölü,Hun İmparatorluğu,Atilla,Bela Bartok (Besteci) İmre Kertez,Zoltan Fabri,Başkent Budapeşte

MADAGASKAR
Boabab Ağaçları ( Maymun Ekmeği Ağaçları ), Madagaskar Maymunu ( Katta ), Mahafaly Mezarlıkları ( Doğa Dinine ait ), “zebu” adı verilen hörgüçlü sığırlar, 800′ü bulan kelebek türü

MAKEDONYA
Üsküp şehri, Sveti Naum Manastırı, Vardar Köprüsü, İsa Bey Camii

MALAWİ
Malavi Gölü ( Nyasa Gölü ), Nyanja, Tonga ve Zulu kökenli Ngoni kabileleri

MALDİVLER
Turizm, balıkçılık, alçak ve düz arazi (küresel ısınma nedeniyle sulara gömülme tehlikesi )

MALEZYA
Petrona Towers İkiz Kuleleri, Palmiye Yağı, Kauçuk, Kereste, Kalay, Başkent Kuala Lumpur, Tropikal Ormanlar, Taman Negara Ulusal Parkı

MALİ
Başkent Bamako ile UNESCO dünya mirası listesindeki Timbuktu şehirleri

MALTA
Malta Şövalyeleri, Malta Eriği, Turizm,Başkent Valetta

MEKSİKA
Maya ve Aztek Uygarlıkları, Mısır Cipsi, Acapulco Sahilleri, Hasır Meksika Şapkası, Meksika Yemekleri, Viva Zapata, Pancho Villa, Meksiko City Şehri, Tikal Harabeleri, Barracana Del Cobre Kanyonu ( 1200 metre derin ) Frida Kahlo, Octavia Paz, Carlos Fuentes gibi sanatçıları, “hacienda” adı verilen büyük çiftlikler, gümüş ve petrol üretimi, domates ve bal üretimi

MISIR
Keops, Kefren, Mikerinos ve Gize Piramitleri, Nil Nehri ve Nil Deltası, Süveyş Kanalı, Pamuk ve hurma Üretimi, Kahire ve İskenderiye Şehirleri, Assuan Barajı, Neferetetti, Tutan Kamon, Ramses, Ömer Şerif, Sina Yarımadası, El-Ehzer Üniversitesi, Papirus, Çöl Arazisi, Luxor Şehri ve Harebeleri ( Abu-simbel, Ramses obeliksi ) Kral Faruk, Cemal Abd-el Nasır, Enver Sedat, İskenderiye Feneri,Milli tatlıları Omali

MOĞOLİSTAN
Yurt Adı Verilen Moğol Çadırları, Taşlık Gobi Çölü, Kımız İçkisi, Kubilay Han, Cengiz Han, Timurlenk, Başkent Ulan Bator, Göçebe yaşam

MONACO
Monte Carlo’nun kumarhaneleri, okyanus müzesi, otomobil yarışları, turizm

MOZAMBİK
Zambezi Irmağı, Dünyanın en büyük barajlarindan olan Cahora Bass barajı

NAMİBYA
Namib Çölü, Etoşha Ulusal Parkı, Büyük Balık Irmağı Kanyonu

NEPAL
Başkent Katmandu, Ahşap mimari, tapınaklar

NİJERYA
Nijer Nehri, Mangrov ormanları, petrol ve doğalgaz rezervleri, kakao üretimi, yağmur ormanları, konuşulan 500 farklı dil, Wase Kayası, Abuja Camii

NİKARAGUA
Sandinista gerillaları

NORVEÇ
Vikingler, Balık Avcılığı, Sogne Fiyordu, Orman Ürünleri, Kuzey Denizi Petrolleri, Henrik İbsen ( Yazar ), Somon ve Ringa Balığı Üretimi, Kağıt Üretimi ve İhracatı, Ren Geyikleri, Kutup gece ve gündüzleri, Denizci Kızıl Erik ( Kristof Kolombdan 500 yıl önce Amerika kıtasına ayak basmıştır.)

ÖZBEKİSTAN
Semerkant ve Buhara ile Taşkent Şehirleri, Pamuk Üretimi, İpek Yolu, Kızılkum Çölü, Aral Gölü, Romanov Sarayı

PAKİSTAN
İndus Nehri, Kral Faisal Camii, Lahora Kalesi, Takt Bhai, Kral Camii

PANAMA
Panama Kanalı, bakır rezervleri

PARAGUAY
Paraguay Nehri

PERU
İnka Uygarlığı, Nazca Çölü ve Dev Nazca Heykelleri, Titicaca Gölü, Titicaca Gölünün Saz Evleri, Balıkçılık, Koka Bitkisi, Yük hayvanı “lama” ile yün üretiminde yararlanılan “alpaka,” And Dağları, Machu Picchu Harabeleri, Huaca del Sol ( Güneş Piramidi ), Lima Şehri, İnkaların Başkenti Cuzco Şehri

POLONYA
Polka Dansı, Varşova’daki Bilim ve Kültür Sarayı,Varşova ve Krakov Şehirleri,Solidarnosc Sendikası,Lech Walesa,Auschwitz (Oswiecim) Nazi Toplama Kampı

PORTEKİZ
Lizbon Şehri, Asor Adaları, Kristof Kolomb, Magellan, Bartolomeu Dias, Vasco de Gama gibi gezginleri ve deniz seferleri, Maderia Adası, Fadango ve Fado Müziği, Fatima, Porto Şehri, Karanfil Devrimi, Porto şarabı, Maderia Adasının Üçgen Evleri

PORTO RİKO
Salsa dansı, San Felipe Del Morro Kalesi

ROMANYA
Karpat Dağları, Karpatların maradonası George Hagi, Nikolay Çavuşesku, Voronet Manastırı, Hunyadi Şatosu, Peleş Şatosu, Parlamento Binası

RUSYA FEDERASYONU
Kızılmeydan, Kremlin Sarayı, Moskova Metrosu, Bolşoy Opera ve Balesi, Moskova Sirki, Tayga Ormanları, Sibirya Ovaları, San Petersburgun ( Leningradın ) Beyaz Geceleri , Lenin, Stalin Gibi Politikacıları, Tolstoy, Çehov, Turgenyev, Mayakowski Dostoyevski, Gogol, Pasternak, Ehrenburg Gibi Yazarları, Rahmaninov, Çaykovski Gibi Müzisyenleri, Rudolf Nureyev, Wladivostok, Nowgorad ve İrkutsk Şehirleri,Yenisey, Don, Obi ve Lena Nehirleri, Çarlık Yönetimi ve Ekim Devrimi, Baykal Gölü, Trans Sibirya Demiryolu, Mihail Gorbaçov, Boris Yeltsin Gibi Siyaset Adamları, Anna Kournokovika ( Tenisçi )

SAN MARİNO
Avrupanın üçüncü en küçük ülkesi, Turizm, şarap, pul üretimi

SENEGAL
Dakar rallisi, yerfıstığı

SIRBİSTAN
Golubac Hisarı, Parlamento Binası

SİNGAPUR
Singapur Şehri

SLOVAKYA
Bratislava Kalesi, Spis Kalesi, Tatra Dağları

SLOVENYA
Maribor Şehri, Şarap Üretimi

SRİ LANKA ( SEYLAN )
Yatan Budha Heykeli, Seylan çayı, Maha Stupa Tapınağı, Beyaz Budha, Alfar Camii

SOMALİ
Burco Camii

SUDAN
Nübye Çölü, pamuk üretimi, Afrika kıtasının en geniş alanlı ve ençok komşuya sahip ( 10 ülke ) ülkesi, Alnilin Camii, Ömer El Beşir, Başkent Darfur

SURİNAM
Dewakar Tapınağı, Ahmediye Camii

SURİYE
Şam ( Damascus ) ve Halep Şehirleri, Golan Tepeleri, Caber Kalesi, Zengin Mutfak Kültürü, Arı Kovanı Şeklindeki Kerpiç Evleri

SUUDİ ARABİSTAN
Kabe’deki Hac ve Umre Ziyaretleri, Arap Atları, Petrol Zenginliği, Hurma Üretimi, Nüfud,Rubulhali ve Deha Çölleri, Mekke ve Medine Şehirleri,Cidde Havaalanı,Suud Ailesi ve Kraliyet Yönetimi,Deve Kervanları

ŞİLİ
Bağcılık ve Şarap Üretimi, Bakır Üretimi, Pablo Neruda, Atacama Çölü, Başkent Santiago, Salvador Allende, A.Pinochet, And Dağları, Dev taş heykelleriyle ünlü Paskalya Adası

TACİKİSTAN
İsmail Saman Anıtı

TAHİTİ
Turizm

TANZANYA
Serengeti Ulusal Parkı, Sultan Sarayı

TAYLAND
Çivi Adası, Fil Yarışları, Bangkok Şehri, Tayland Uçurtmaları, Maymun Festivali, Kwai Köprüsü, Budist Tapınakları, Kauçuk Üretimi, Mekong Nehri ve Deltası, Siyam Kültürü ve Kedisi, Başkent Bangkok’un su üstündeki evleri ( Klongları ), Fra-Patom-Şedi Tapınağı, Phuket Adasının Su Evleri

TAYVAN
Gece Kulüpleri, Taipeh Şehri, Elektronik Eşya Üretimi, Chiang-Kai-Shek Müzesi, 501metrelik yüksekliği ile dünyanın en yüksek binası olanTaypey gökdeleni

TİBET
Tibet Öküzü ( yak ), Tibet Rahipleri, Lhasa Şehri, Dalay Lama, Potala Sarayı, Dalai 4800 metrelik yükseltisi ile dünyanın en yüksek platosu

TOGO
Lome Kilisesi

TRİNİDAD TOBAGO
Hükümet Sarayı

TUNUS
Zeytin ve Zeytinyağı Üretimi, Turizm, Kartaca Harabeleri,Şott Cerid Gölü, Şot adı verilen tuzlu ve sığ göller, Atlas Dağları, İslam mimarisi, Matmata’daki Mağara Evler

TÜRKİYE
Atatürk,Yoğurt, İstanbul Şehri, Kız Kulesi, Hamsi Balığı, Türk Hamamı, Tavla, Mevlana, İzmirin Kızları, İstiklal Caddesi, Şehir Hatları Vapurları, Galata Kulesi, Çay ve Simit, Nazım Hikmet, Orhan Pamuk, İşkembe – Kokoreç, Yeşilçam, Tarkan, Sezen Aksu, Karadeniz Yaylaları, Bodrum, Sokak Kedi ve Köpekleri, Mavi Yolculuk, Peribacaları, Pamukkale, Türk Döneri, Türk Mutfağı, Nemrut Dağı,Truva Atı, Efes Antik Kenti, Ağrı Dağı, Türk Rakısı, Topkapı Sarayı, İstanbul Boğazı, Efes ve Bergama Harabeleri, Ayasofya Camii, İstanbul ve Çanakkale Boğazları, Kazdağı ( İda ), İstanbul, Antalya, İzmir, Ankara Şehirleri

TÜRKMENİSTAN
Pamuk Tarımı, Aşkabat Şehri, Karakurum Çölü, Petrol ve Doğalgaz Üretimi, Akbuğday Müzesi, Kipchak Camii, Türkmenbaşı Sarayı

UGANDA
Göller ve sular ülkesi, Bwihdi ulusal parkı, İdi Amin, Dağ Gorilleri, Turna Kuşu

UKRAYNA
Kiev ve Yalta şehirleri, Donets kömürleri, Krivoy Roy demirleri, Çernobil Nükleer Santrali, St. Michael Kilisesi, Hansaray Camii

UMMAN
Sultan Sarayı, Mascat Büyük Camii

URUGUAY
Parana Irmağı ve Parana halici, inek ve danaları ( Güney Amerikanın İsviçre’si )

ÜRDÜN
Lut Gölü ( Ölüdeniz ), Haşimi Krallığı, Amman ve Akabe Şehirleri, Wadi Rum, Petra Antik Kenti

VATİKAN
Katolik Kilisesi , Papa, Hırıstİyanlığın Merkezi

VENEZUELLA
Angel Çağlayanı, Petrol Yatakları, Muz Üretimi, Güzellik Kraliçeleri,Caracas Şehri,Orinoco Nehri

VİETNAM
Along Koyu, Angkor Vat Tapınağı, Ha Long Bay, Ho Chi Ming Tapınağı

YEMEN
Kahve Üretimi, Başkent Sana ve Sana Şehrinin ünlü Kerpiç Mimarisi

YENİ ZELANDA
Maori Yerlileri, Koyun Yetiştiriciliği ve yün üretimi, Başkent Wellington, Waitomo mağaraları,Haka Dansı

YUNANİSTAN
Antik Yunan Mitolojisi ( Helen Kültürü ), Atina’daki Akropol Tepesi, Aynaroz Kayalıkları, Rodos ve Girit Adaları, Deniz Ticaret Filosu, Sirtaki, Olimpos, Delphi, Athos Dağı ve Rahipleri, Maria Callas, Nikos Theodorakis, 12 Adalar, Papandreu, Onasis, Başkent Atina, Korint Kanalı, Zeytinyağı üretimi,Hipokrat Yemini ( Doktorlar için )

ZAİRE ( KONGO )
Tanganika Gölü, manyok ve şekerkamışı üretimi

ZAMBİYA
Zambezi Çağlayanları, Güney Luangwa Ulusal Parkı

ZİMBABWE
Zambezi Irmağı, Hwange ulusal parkı, Viktorya ve Inyangambe çağlayanları, Kariba Gölü

Posted in Ülkeler Coğrafyası, Belgeseller, Beşeri Coğrafya, Coğrafya haberleri | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Comment »

Coğrafi Bilgi Sistemleri Önlisans Programı

Posted by Serdar KARADAĞ Mayıs 20, 2011


Coğrafi Bilgi Sistemleri Önlisans Programı

Coğrafi Bilgi Sistemleri konuları 2000’li yıllara kadar dünyada ve ülkemizde Harita Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği, Şehir Bölge Planlama, Peyzaj Mimarlığı, Orman ve Ziraat Fakülteleri, Bilgisayar Mühendisliği, Coğrafya gibi pek çok lisans programında projeler kapsamında ya da ders olarak öğretilmektedir. Ancak giderek artan talep nedeniyle özellikle veri üretimi konusunda çalışabilecek ara elemanların yokluğu önemli ölçüde hissedilmeye başlanmıştır. Günümüzde yapılan çalışmaların büyük kısmının veri yönetimi ve mekansal veriye gereksinim duyması, dünyada olduğu gibi ülkemizde de coğrafi bilgi teknolojileri ve yönetim bilişim sistemlerinin önemini ortaya çıkarmış, eğitim kurumları bu alanda yüksek lisans ve doktora programları açmaya başlamışlardır. Anadolu Üniversitesi, İTU, ODTÜ gibi kurumlar bu konuda öncülerdendir.

Açıköğretim Coğrafi Bilgi Sistemleri Bölümünün Resmi Sitesihttp://www.bilgi.anadolu.edu.tr/cbs/ ‘dir. Ayrıntılı bilgilere bu sitende ulaşabilirsiniz.

Dünyada 2000 yılı sonrası konu ile ilgili uzaktan öğretim destekli ya da örgün programlarla insan kaynağı yetiştirmeyi hedefleyen eğitim kurumlarının sayısı hızla artarken, ülkemizde Yönetim Bilişim Sistemleri konusunda önlisans-lisans eğitimi veren üniversite sayısı oldukça kısıtlıdır; Coğrafi Bilgi Teknolojileri konusunda önlisans-lisans eğitimi veren üniversite ise hiç bulunmamaktadır. Oysa birimlerin konusunda eğitim almış ara elemana da ihtiyacı vardır.

Coğrafi Bilgi Sistemleri Programının yürütülmesinde, üniversitemizin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme ve İktisat Fakültelerinin ilgili bölümleriyle (İşletme, Bilgi Yönetimi vb.) ve Mühendislik Mimarlık Fakültesi ile işbirliği yapılacaktır. İşbirliği; ders kitaplarının hazırlanması, derslerin elektronik ortama aktarılması, TV ders çekimlerinin hazırlanması ve danışmanlık derslerinin yürütülmesi şeklinde olacaktır.

Program Uzaktan Eğitim Sistemi ile gerçekleştirilmektedir. Programda yer alan derslerin yürütülmesinde akademik danışmanlık, e-öğrenme hizmetleri, TV eğitim programlarından yararlanılacaktır.

Programın amacı özetle, kamu ve özel kuruluşlara karar verme sürecinde etkin olan coğrafi bilgi teknolojileri ve yönetim sistemleri konusunda ve veri yönetiminin temel ilkelerine, stratejilerine ve tekniklerine vakıf; analitik düşünme, sorun çözme ve karar verme yetenekleri ile donanmış elemanlar yetiştirmektir.

Dünyada içinde bulunduğumuz yüzyıla damgasını vuran sektör kuşkusuz bilişim sektörüdür. Sektörel anlamda en çok gereksinim duyulan bileşenler ise internet uygulamaları, telekomünikasyon ve şüphesiz bilgi sistemleri uygulamalarıdır.

Ülkemizde bilimsel çalışmalardaki, kamu kuruluşlarındaki ve özel sektördeki coğrafi bilgi sistemleri ve yönetim bilişim sistemleri konusunda yetişmiş eleman noksanlığının giderilmesi gerekmektedir. Bu sayede teknoloji etkin olarak kullanılabilecek ve her yıl özellikle kamu kuruluşları tarafından milyonlarca dolar maliyetli olarak oluşturulan sistemler atıl durumda kalmayacaktır. Bunun yanı sıra özellikle planlama, jeoloji, ziraat, ormancılık ağırlıklı çalışmalarda bu teknolojiyi daha yaygın ve etkin olarak kullanılması sonucu, bu bazdaki çalışmaların niteliği yükselebilecektir.

Programdan mezun olacak öğrencilerin nitelikleri açısından programın başarısı, mezunların kamu ve özel kuruluşlarda işe girme ve mezun çalışanların birimlerinde yükselme oranı ile ölçülebilir.

Bu programdan mezun olacak öğrenciler “Coğrafi Bilgi Teknolojileri ve Yönetim Sistemleri Meslek Elemanı” ünvanı alacaklardır.

Coğrafi Bilgi Sistemleri Programını başarıyla tamamlayan mezunlar; kamu ve özel sektördeki Haritacılık, Hidrolojik Uygulamalar, Jeolojik Uygulamalar, Ormancılık Uygulamaları, Zirai Uygulamalar, Denizcilik ve Kıyı Yönetimi, Savunma Uygulamaları alanlarında çalışan kurum ve kuruluşların ve özellikle yerel yönetimlerin öncelikle mekansal veri üreten birimlerinde ve bilgi işlem birimlerinde çalışma olanağına sahip olabilirler.

Ayrıca programı tamamlayanlar 2 yıllık önlisans mezunu statüsünde olacaklarından örgün ve uzaktan eğitim lisans programlarına dikey geçiş yapabileceklerdir.

Bu programda dersler internete dayalı eğitim sistemi ile yürütülecektir. Programa alınan öğrencilerin bir kişisel bilgisayarı kullanma olanağına, yaygın işletim sistemlerini ve büro yazılımlarını çalıştırabilme gibi temel bilgisayar kullanım becerilerine sahip olmaları gerekmektedir. Programdaki derslerin bir bölümüne internet üzerinden katılım zorunlu olduğundan öğrencilerin öğretim süresi boyunca internete erişim olanağı bulunmalıdır.

Programdan mezun olabilmek için öğrencilerin verilen tüm derslerden başarılı olmaları gerekmektedir.

Öğrencilerin mezun olabilmesi amacıyla staj yapmaları ya da örgün staj olanağı olmayan öğrencilerin bitirme projesi yapması zorunludur.

Programdan mezun olabilmek için staj veya bitirme projesi yapılması gerekmektedir. Öğrenciler ikinci yılın başında Fakültenin bildireceğe adrese başvuruda bulunacaklar ve başarı ortalamalarına ve taleplerine göre uygun bir kurum ya da kuruluşta bir ay süre ile staj yapma şansına sahip olabileceklerdir. Eğer öğrenci için staj yapma imkanı ikamet ettiği şehir ya da başka bir sebeple bulunmuyorsa, bu durumda Fakülte tarafından tespit edilen bir bitirme projesini başarı ile tamamlamak zorundadır. Örgün staj olanağı olmayan öğrencilere deneyim kazandırmak amacıyla bitirme projesi verilecektir. Derslerin anlatımı ve gerçek hayat problemlerine yönelik uygulamaların yapımı bitirme projesi ile gerçekleştirilecektir.

Coğrafi Bilgi Sistemleri Önlisans Programı iki yıllık eğitim-öğretim sunmakta ve toplam 16 dersi içermektedir.

KodDersler1002GENEL İŞLETME1399İŞLEM TABLOLARI1397İŞLETİM SİSTEMLERİ1172YÖNETİM BİLGİ SİSTEMİ1594HARİTA BİLGİSİ VE COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNE GİRİŞ1400KURUMSAL İLETİŞİM VE BİRLİKTE ÇALIŞMA1099TEMEL BİLGİ TEKNOLOJİLERİ1216YABANCI DİL

KodDersler2595UZAKTAN ALGILAMA2596VERİTABANI UYGULAMALARI2406PLANLAMA VE DENETLEME ARAÇLARI2407OFİS UYGULAMALARI GELİŞTİRME2597COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNDE ANALİZ VE YORUMLAMA2062YÖNETİM VE ORGANİZASYON2232TÜRK DİLİ2252ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ

Programın 2009-2010 eğitim-öğretim yılından itibaren öğrenci kabul edilerek başlatılması ve programın kontenjanının 100 olması planlanmaktadır.

Coğrafi Bilgi Sistemleri Önlisans Programı’na kayıt yaptıracak öğrenciler aşağıdaki donanım ve yazılım yeterliliklerine sahip olmalıdırlar:

Öğrenciler aşağıda önerilen özelliklere barındıran bir bilgisayara sahip olmalıdırlar.

  • 1 GHz 32 bit (x86) veya 64 bit (x64) işlemciye sahip PC önerilmektedir (tek veya çift işlemcili sistem)
  • 1 GB veya üstü RAM önerilmektedir.
  • 40 GB sabit sürücü ve en az 15 GB kullanılabilir disk alanı
  • DirectX 9 grafik desteği ve
    • WDDM Sürücüsü
    • 128 MB grafik belleği (en az)
    • Donanımda Pixel Shader 2.0
    • Piksel başına 32 bit
  • DVD-ROM sürücü
  • Mikrofon ve ses kartı, hoparlörler ve kulaklık
  • Klavye ve Mouse
  • Internet erişimi
  • PC kamera

Uzaktan yardım için:

  • Her iki taraf da Windows Vista çalıştırmalı ve ağa bağlı olmalıdır.

Bu yeterlilikler Windows Vista Business ve Office 2007 Proffesional için alt sınır olarak öngörülmüştür. CD-ROM ortamındaki videoların izlenebilmesi için CD-ROM ya da DVD-ROM sürücü ile Ses Kartı ve Hoparlör gerekmektedir.

Bir internet servis sağlayıcısı servisine üyelik ya da ADSL bağlantısı gerekmektedir.

2009 – 2010 öğretim yılında öğrencilere kayıtlardan sonra Windows Vista Business ile Office 2007 yazılımları gönderilecektir. Ders yazılımını izleyebilmek için Macromedia Flash Player 9 gerekir.

 

Posted in Coğrafi Bilgi Sistemi(CBS), Coğrafya Dökümanlar, Coğrafya Konu Anlatımı | Etiketler: , , , , , | Leave a Comment »

Turizm, Ticaret, Ulaşım, Sanayi, Tarım, Madencilik, Ormancılık, Hayvancılık

Posted by Serdar KARADAĞ Mayıs 20, 2011


Turizm

İnsanların gezmek, görmek, eğlenmek ve dinlenmek amacıyla yaptığı gezilere turizm denir. Bu geziyi yapan kişilere de turist adı verilmektedir.

İç turizm: Vatandaşların kendi ülkeleri içinde yaptıkları gezilere denir.
Dış turizm: Bir ülkeden başka ülkelere yapılan gezilere denir.

Dünya’nın çeşitli ülkelerindeki doğal güzellikler ve tarihi değerler insanlara çekici gelmektedir.

Turizme konu olan çekicilikler şunlardır:

Bazı hastalıkları tedavi edici kaplıca ve içmecelerin bulunması
Tabii manzaranın güzel olması
Spor sahalarının ve denize girmeye uygun plajların bulunması
Tarihi kalıntıların bulunması
Kaliteli malların pazarlandığı merkezler olması
Kutsal ibadet yerlerinin varlığı
Türkiye’de turizmi etkileyen faktörler
Deniz turizmine ve kış turizmine elverişli iklim koşulları
Doğal ve tarihi zenginlikler
Turizm alt yapısının (ulaşım, tanıtım, konaklama) yetersizliği
Folklor zenginliği
Türkiye’nin turistik değerleri
Yazların sıcak ve uzun geçmesi
Deniz suyu sıcaklığının yeterli olması (Karadeniz kıyıları hariç)
Zengin bitki toplulukları
Yeryüzü şekillerinin çeşitliliği (mağara, peribacası, traverten)
Tarihi değerlerin zenginliği (İlkçağ, Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemi eserleri

Ticaret

Üretilen mal ve hizmetlerin alınıp satılmasına ticaret denir. İç ve dış ticaret olmak üzere ikiye ayrılır.

1. İç Ticaret

Ülke sınırları içinde, bölge ve bölümler arasında yapılan ticarete iç ticaret denir.

Türkiye’de çok canlı bir ticaret vardır. Bunda etkili olan faktörler şunlardır:

• Sanayi kuruluşlarının dengesiz dağılımı
• Bölgeler arasında yetişen tarım ürünlerinin farklı olması
• Nüfusun dengesiz dağılımı
• Hayvansal maddelerin her yerde üretilememesi
Ülkemizde bazı il merkezleri ticaret şehirleri özelliği kazanmışlardır. Bunlar, İstanbul, Bursa, İzmit, İzmir, Denizli, Adana, Gaziantep, Diyarbakır, Ankara, Konya, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum ve Malatya gibi illerdir. Bu merkezlerde ticaretin gelişmesinde, ulaşım yolları üzerinde bulunmalarının büyük etkisi olmuştur.

İhracat (Dış satım): Bir ülkenin başka ülkelere yaptığı satışlardır.
İthalat (Dış alım): Bir ülkenin başka ülkelerden aldığı mallara denir.

2. Dış Ticaret

Bir ülkenin başka ülkelerle yaptığı alışverişe dış ticaret denir. Dış ticaretin para karşılığına dış ticaret hacmi denir. Gelişmiş ülkelerde dış ticaret hacmi fazla, gelişmemiş ülkelerde düşüktür. Yine, gelişmiş ülkelerde ihracat, genelde ithalattan daha fazladır. Bu ülkeler dışarıdan daha çok hammadde alıp dışarıya işlenmiş sanayi ürünleri satarlar. Az gelişmiş ülkeler ise dışardan daha çok işlenmiş sanayi ürünleri alıp, dışarıya tarım ürünleri veya ham maddeler satarlar.

TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARET

Türkiye’de, Cumhuriyetin ilk yıllarında çok az olan dış ticaret hacmi, artan nüfus ve canlanan ekonomiye bağlı olarak artış göstermiştir.

1980′li yıllara kadar Türkiye’de, Dış ticaret hacmi düşük, ihracatta tarım ve maden ürünleri, ithalatta ise daha çok işlenmiş sanayi ürünleri önemliydi. 1980′li yıllardan sonra, dış ticaret hacmi arttı. İhracatta sanayi ürünlerinin payı % 90 lara çıktı. İthalatta ise fabrika kuracak aletlerin, yatırım mallarının ve hammaddelerin oranı artmıştır.

Başlıca İhraç Ürünlerimiz

Tarım ürünleri (Pamuk, fındık, tütün, baklagiller, kuru ve yaş meyveler)
Dokuma ve tekstil ürünleri
Hayvan ve hayvansal ürünler (Deri, yumurta, yün, tiftik)
Bitkisel yağlar
Bazı dayanıklı tüketim malları (Televizyon, buzdolabı, vs.)
İpekli dokuma ve giyim eşyaları Mobilya, çimento, cam ve seramik ürünleri Madenler (krom, bakır, cıva, demir, bor, tuz) Başlıca İthal Ürünlerimiz

Fabrika kurmaya yarayan aletler, ham petrol, ilaç ve kimyasal maddeler, elektronik araçlar, motorlu araçlar, silah, optik araçlar, tropikal ürünler (muz, kahve, hurma, pirinç)

Dış ticaretimizde önemli ülkeler

Almanya, İtalya, ABD, İngiltere, Fransa, Hollanda, Belçika, Japonya, İran, Suudi Arabistan ve son yıllarda Rusya Federasyonu, Gürcistan ve Orta Asya ülkeleri (Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan)

Ülkemizde son yıllarda uygulanmak istenen diğer bir ticaret şekli de serbest ticarettir. Serbest ticarette ülkeler ürettikleri çeşitli malları, belli yerlerde kurulacak pazarlarda gümrük vergisi ödemeden pazarlamaktadır. Ülkemizde serbest ticaret bölgesi olarak şu anda İstanbul, Mersin, İzmir, İskenderun, Antalya ve Trabzon illeri belirlenmiştir.

Ulaşım

İnsanların ürettikleri çeşitli ham ve işlenmiş maddelerin, haberlerin bir yerden başka bir yere nakledilmesine ulaşım veya ulaştırma denilmektedir.

BAŞLICA ULAŞIM YOLLARI

1. Kara Yolları

Ülkemizde en yaygın olan ulaşım türüdür. Yük taşımacılığının % 70′i, yolcu taşımacılığının da %90′ı karayolu ile yapılmaktadır. Özellikle 1950′li yıllardan sonra, karayolu yapımı artmış ve ulaşım araçları çoğalmıştır. Ülkemizdeki en işlek karayolları, Edirne, İstanbul, Ankara, Adana arası ile İstanbul, Bursa, İzmir arası ve İzmir, Aydın, Denizli arasıdır. Modern karayolu olan otoyollar ülkemizde sadece Edirne, İstanbul, Bolu ve Ankara arasında,Adana, Hatay çevresinde ve İzmir çevresinde bulunur.
2. Demir Yolları

Türkiye’de İlk demiryolu hattı 1866 yılında İzmir – Aydın arasında kurulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında demiryoluna önem verilmiştir.

Ancak, 1950′li yıllardan sonra, karayollarına daha çok önem verildiğinden demiryolu yapımı azalmıştır. Şu anda, ülkemizde 8200 km uzunluğunda demiryolu ağı vardır.

Bu uzunluk yeterli değildir. Sözgelimi, Almanya’da 43 bin, Fransa’da 34 bin, İtalya’da 29 bin km lik demiryolu ağı bulunmaktadır.

3. Deniz Yolları

Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olması ve iki önemli boğaza sahip olması, denizcilik alanında gelişmesi bakımından çok önemlidir. Dünya ticaretinde en fazla kullanılan yol deniz yoludur. Bu nedenle, ülkemizde deniz yolunun ve limanların geliştirilmesi gerekmektedir. 8333 km kıyı şeridine sahip olan ülkemizde, bölgeler arasında düzenli ve tarifeli yolcu ve yük taşımacılığı henüz gerçekleşmemiştir.

Dünya deniz ticaret filosundaki payımız %1′e dahi ulaşmamıştır. Fakat, son yıllarda sanayi ve ticaretin gelişmesiyle, limanlarımızdaki indirilen – bindirilen yükte 8 – 10 katlık artışlar olmuştur.

4. Hava Yolları

Ülkemiz ulaşımında en az payı olan ulaşım sektörüdür. Çünkü, hava yolu ile ulaşım yüksek sermaye ve teknoloji gerektirmektedir.

Son yıllarda, Türk hava yollarının yanında, özel hava yolu şirketlerinin kurulması hava yolu taşımacılığında önemli artışlar meydana getirmiştir.

Ülkemizde en işlek olan hava limanlarımız İstanbul (Atatürk), Ankara (Esenboğa), İzmir (A. Menderes) dedir. Bunun yanında daha çok iç hat seferleri yapılan Adana, Antalya, Dalaman, Bodrum, Diyarbakır, Erzurum, Malatya, Elazığ, Van, Samsun, Trabzon gibi, 25 ayrı il merkezinde hava alanı bulunmaktadır.

Sanayi

Hammaddenin mamül ve yarı mamül duruma getirilmesi faaliyetlerine üretim, üretim tekniğine de sanayi ya da endüstri denir.

SANAYİNİN KURULMASI İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR

1. Hammadde

Sanayide üretim yapılabilmesi için hammaddenin olması gerekmektedir. Ülkemizde hammadde kaynakları ile sanayi kuruluşları arasında son derece sıkı bir ilişki mevcuttur.

Örneğin, unlu gıda sanayii İç Anadolu’da, dokuma sanayii Adana, İzmir, Denizli çevresinde, zeytin yağı sanayii Ege kıyılarında, boya, plastik ve lastik fabrikaları rafineri kenarlarında yaygınlık göstermektedir.

2. Sermaye

Sanayi tesisleri büyük sermayelerle kurulmaktadır. Bu nedenle, sermayenin, yani paranın biriktiği veya fazla olduğu bölgelerde sanayinin kuruluşu daha kolay olmaktadır.

Sermaye birikimi fazla olduğundan Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde sanayi yatırımları daha fazladır. Türkiye’de sanayinin gelişmesinde en büyük etken sermayedir. Sermayemiz yeterli olmadığından, ülkemizde yabancı sermayenin girmesi için kolaylıklar sağlanmaktadır.

3. Enerji

Fabrikaların çalışması için enerji gerekmektedir. Bunun için, taşkömürü, petrol, linyit gibi kaynaklardan yararlanılır. Ülkemizde petrol, taşkömürü, doğal gaz gibi enerji kaynaklarının çoğu dışarıdan temin edildiğinden önemli bir döviz çıktısına neden olmakta, bu durum sanayileşme hızını azaltmaktadır.

4. İş Gücü ve Teknik Eleman

Sanayi tesislerinin çalışması ve üretimin artması yönünden iç gücüne ihtiyaç vardır.

Ülkemizde iş gücü ihtiyacı rahatlıkla karşılanabilmekte, hatta dış ülkelere bile gönderilmektedir. Fakat, ülkemizde bazı sanayi kollarında teknik eleman henüz tam olarak yeterli değildir.

5. Ulaşım

Sanayinin ihtiyacı olan hammadde ve mamül maddenin taşınması faaliyetlerine ulaşım denir. Hammaddenin fabrikalara taşınması ve üretildikten sonra pazarlara taşınması yaygın ulaşım ağıyla mümkündür. Ülkemizde, sanayi tesisleri, genelde önemli ulaşım yolları kenarlarında ve limanlara yakın yerlere kurulmuştur. İstanbul, İzmir, Mersin, Adana gibi merkezlerin çok gelişmesi ulaşımla çok yakından ilişkilidir.

6. Pazar

Üretilen her türlü sanayi ürününün satılması gereklidir. Bu bakımdan sanayi tesislerinin kurulmasında diğer etkenlerin yanında nüfusun kalabalık olduğu, tüketimin fazla olduğu sahalar tercih edilmektedir. Örneğin, batı bölgelerinde nüfus fazla olduğundan ürünlerin pazarlanması kolay olurken doğu bölgelerinde nüfus az olduğundan ürünlerin pazarlanması zor olur. Bu durum sanayi tesislerinin buralarda kurulmasını zorlaştırmaktadır.

7. Yüzey Şekilleri

Sanayi tesisleri, genelde düz sahalarda daha kolay kurulabilmektedir. Dağlık ve engebeli yerlerde sanayinin kurulması zordur.

TÜRKİYE’DEKİ SANAYİ KOLLARI

1. Besin Sanayii

Hammaddesi tarımsal ve hayvansal ürünlerden oluşan sanayi dalıdır.

Ülkemizde tarım ve hayvancılık geliştiğinden ve nüfus fazla olduğundan besin sanayii oldukça gelişmiştir. Kuruluş yerleri genelde hammaddenin fazla olduğu yerlerde veya büyük şehirlerin kenarlarında toplanmıştır.

Şeker fabrikaları: İlk defa 1926 yılında kurulmuştur. Şekerpancarı kıyı kesimler hariç her yerde yetişir. Hemen işlenmesi gerektiğinden fabrikaları üretim alanları yakınında kurulmuştur. Şu anda ülkemizde 30′a yakın şeker fabrikası bulunmaktadır.

Çay fabrikaları: Trabzon – Rize arasındaki bölgede bulunmaktadır.

Un fabrikaları: Buğday, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz kıyıları dışında her yerde yetiştirilir. Aynı zamanda halkın temel besin maddesidir. Bu nedenle un fabrikaları her bölgeye dağılmıştır.

Makarna ve bisküvi fabrikaları daha çok İç Anadolu’da yoğunlaşmıştır.

Zeytin yağı fabrikaları: Ege ve Güney Marmara’da yoğun olarak görülür. Özellikle Edremit, Ayvalık, Burhaniye, Aydın, İzmir çevresinde yoğunlaşmıştır.Ayçiçek yağı fabrikaları: Trakya’da yoğun olmakla birlikte, İç Anadolu, Ege ve Güneydoğu Anadolu’da da görülür. Soya ve mısırdan ise Akdeniz Bölgesi’nde yağ elde edilir.

Tütün fabrikaları: İstanbul, İzmir, Samsun, Tokat, Malatya, Adana ve Bitlis’de bulunmaktadır.

İspirtolu içki ve şarap fabrikaları: İstanbul, Yozgat, Diyarbakır, Tekirdağ, İzmir, Ankara, Kırşehir, Gazi Antep, Elazığ gibi merkezlerde rakı, bira ve şarap fabrikaları bulunmaktadır.

Konserve ve salça fabrikaları: Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinin kıyı kesimlerinde yaygındır.

Süt ürünleri fabrikaları: İzmir, Balıkesir, Edirne, Erzurum, Elazığ, Kars, İstanbul, Trabzon ve Bursa çevresinde yer alırlar.

2. Dokuma, Tekstil ve Deri Sanayii

Dokuma ve giyim, Türkiye’de en gelişmiş ve üretimin önemli bir kısmının ihraç edildiği bir sanayi koludur. Gelişmiş ülkelerle rekabet edilebilmekte ve onların pazarlarına dahi girebilmektedir. Böylece ülkemize çok fazla döviz girdisi sağlanmaktadır.

Pamuk ipliği ve pamuklu dokuma: Adana, Antalya, K. Maraş, Tarsus, Nazilli, Denizli, Manisa ve İzmir

Yün ipliği ve yünlü kumaş: Hereke
Suni ipek ve kumaş: İstanbul ve Bursa
Tabii ipek ve kumaş: Gemlik ve Bursa
Hazır giyim sanayii: İstanbul, Bursa ve İzmir
Halıcılık: Isparta, Uşak, Gördes ve Kayseri
Deri ve kösele işleme: İstanbul, İzmir, Bolu, Gerede ve Uşak

3. Maden Sanayii (Metalurji Sanayii)

Demir – çelik fabrikaları: Karabük, Ereğli, İskenderun, Kırıkkale, Sivas ve İzmir’de bulunmaktadır.

Alüminyum fabrikaları: Seydişehir’de bulunmaktadır.

Bakır işleme fabrikaları: Samsun ve Artvin (Murgul) de bulunmaktadır.

Kurşun ve çinko fabrikaları: Elazığ ve Kayseri’de bulunmaktadır.

Krom işleme fabrikaları: Menteşe Yöresi’ndeki krom madeni Antalya’da, Elazığ ve çevresindeki kromlar da Guleman’daki fabrikalarda işlenmektedir.

4. Makine Sanayii

Türkiye otomotiv sanayiinde son yıllarda yabancı marka otomobillerin de fabrikalarının kurulmasıyla üretimde artış meydana getirmiştir. Bursa, İstanbul, İzmir, İzmit, Adapazarı, Konya, Adana gibi merkezlerde otomobil, kamyon ve otobüs fabrikaları bulunmaktadır.

Eskişehir ve Adapazarı’nda lokomotif ve vagon fabrikaları, Ankara – Mürted’de uçak fabrikası, İstanbul, Tuzla, Pendik, Gölcük ve İzmir’de gemi tersaneleri bulunmaktadır.

Tarım

BUĞDAY

İlk yetişme döneminde (ilkbaharda) yağış ister. Olgunlaşma ve hasat döneminde kuraklık gerekir.Bu özelliğinden dolayı Karadeniz kıyılarında tarımı yapılamaz. Ayrıca düşük sıcaklılardan dolayı Doğu Anadolu Bölgesinin yüksek yerlerinde tarımı yapılamaz. Bunların dışında bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir.

Buğday üretimi iklimdeki karasızlıktan dolayı bazı yıllar artarken, bazı yıllar düşer. Üretimin en fazla olduğu bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir. İl olarak en fazla Konya,Ankara ve Adana’dır.

ARPA

 Soğuğa ve sıcağa dayanıklıdır. Bundan dolayı buğdayın yetişebildiği her yerde yetişir. Ayrıca düşük sıcaklıktan dolayı buğdayın yetişemediği Doğu Anadolu’nun yüksek yerlerinde de tarımı yapılabilir. Üretim en fazla İç Anadolu Bölgesinde gerçekleşir.

MISIR

Yetişme döneminde bol su ister. Bundan dolayı yurdumuzda sulama imkanı olan bütün her yerde tarımı yapılabilir. Yağ elde edilmeye başlandıktan sonra tarımı Akdeniz Bölgesinde hızla gelişmiştir. Bugün mısır üretimimizin yarısına yakını Akdeniz Bölgesinden elde edilir (Adana çevresi başta gelir). Üretimde 2. bölge Karadeniz Bölgesidir (Buğdayın yerine tarımı yapılmaktadır.) Bölge halkının temel besin maddesi olduğundan ticarette değeri yoktur.

ÇELTİK (PİRİNÇ)

Çeltik ilk çimlenme döneminde bol su ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Yurdumuzun sıcaklık şartları çeltik tarımına elverişlidir. Fakat su sorunu vardır. Bu sebeple tarımı akarsu kenarlarında gelişmiştir. Çeltik tarım alanlarında sivrisinek çok geliştiğinden ekim alanları devletin kontrolündedir (yerleşim birimleri çevresinde tarımına müsaade edilmemektedir.

Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz Marmara Bölgesidir. Başta Edirne ilimiz gelmektedir. Ayrıca Balıkesir , Çanakkale ve Bursa çevrelerinde de tarımı yapılır.

Üretimde ikinci bölge Karadeniz Bölgesidir. Başta Samsun olmak üzere, Çorum, Sinop, Kastamonu çevresinde tarımı gelişmiştir.

Akdeniz bölgesinde Silifke ve Amik ovaları önemli çeltik ekim alanıdır. Üretimimiz yeterli olmadığından ithal etmekteyiz.

ÇAVDAR

Serin yayla iklimi ister. Yem sanayisinde kullanılır. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde gelişmiştir.

NOHUT

İlk yetişme döneminde yağış ister. Hasat döneminde kuraklık gerekir. Yurdumuz iklim şartları genelde nohut tarımına elverişlidir. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde yapılmaktadır. Bu bölgemizi Akdeniz ve Ege Bölgeleri takip etmektedir.

MERCİMEK

Kuraklığa dayanıklı olduğu için en fazla tarımı G. Doğu Anadolu Bölgesinde gelişmiştir. Mercimek üretimimizin yarıdan fazlası bu bölgeden karşılanır (kırmızı mercimek). Üretimde ikinci bölgemiz İç Anadolu Bölgesidir(yeşil mercimek).

FASULYE

Yurdumuzda sulama imkanı olan her yerde tarımı yapılabilir. Üretimde en büyük paya sahip bölgemiz İç Anadoludur.

TÜTÜN

Kıraç arazilerde yetişebilir. İlk yetişme döneminde su ister. Daha sonra mutlaka kuraklık olmalı. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak kaliteli tütün yetiştirilmesi amacıyla ekim alanları devlet tarafından sınırlandırılmıştır.

Üretimde 1. Ege Bölgesidir ( Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli ve Uşak çevresi). 2. G.Doğu Anadolu Bölgesi 3.Karadeniz Bölgesidir.

ŞEKER PANCARI

Yurdumuzda tarımı 1925 yılında Uşak’ta başlamıştır (ilk fabrika Uşak’ta 1926 yılında kuruldu). Bugün fabrikaların kurulduğu her yerde tarımı yapılmaktadır. Belirli iklim ve toprak isteği yoktur. Sulama imkanı olan her yerde tarımı yapılabilir. Üretimde 1. İç Anadolu Bölgesidir.

Ş.pancarı tarladan söküldükten sonra kısa bir süre sonra işlenmesi gerektiğinden tarımı fabrikalar çevresinde yapılır. Ayrıca pancar küspesi hayvan yemi olarak kullanıldığı için buralarda besi hayvancılığı da gelişmiştir.

Kıyı bölgelerimizde tarımı yapılmaz. Sebebi buralarda daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik verilmesidir.

PAMUK

Alüvyal toprakları sever. Ayrıca yüksek sıcaklığa ihtiyaç duyar. Yetişme döneminde bol su, hasat döneminde kuraklık gerekir. Üretimde 1.Güneydoğu Anadolu Bölgesir(En fazla Ş.Urfa Çevresi). Gap ile birlikte tarımı hızla gelişmektedir. 2.Ege Bölgesi (kıyıdaki bütün çöküntü ovalarında), 3.Akdeniz Bölgesi (başta Adana olmak üzere Hatay, İçel, Antalya Çevresi), Ayrıca Marmara Bölgesinde Balıkesir, Bursa ve Çanakkale çevresi ile Doğu Anadolu Bölgesinde etrafı dağlarla çevrili çukur alanlarda tarımı yapılır(Elazığ ve Iğdır çevresi).

ÇAY

Tropikal iklim bitkisidir. Bol ve düzenli yağış ister. Bulutlu gün sayısı fazla olmalıdır. Kışlar ılık geçmelidir. Yurdumuzda en iyi yetişme şartlarını Doğu Karadeniz Bölümünde bulmuştur. Bugün Rize başta olmak üzere Ordu’dan Gürcistan sınırına kadar olan kıyı kesimde tarımı yapılmaktadır. Yurdumuzda çay tarımı Cumhuriyetin ilanından sonra başlamıştır (1924). Çay tarımının tamamı Karadeniz bölgesindedir.

HAŞHAŞ

Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Ancak uyuşturucu elde edildiği için üretimi devlet kontrolündedir. Bugün başta Afyon olmak üzere Kütahya, Uşak, Denizli, Burdur, Isparta, Konya çevresinde tarımı yapılır. Gıda sanayisinde ve tıpta narkoz yapımında kullanılır. Son yıllarda tütün bitkisine altarnatif bitki olsun diye Manisa’nın kırsal kesimlerinde (Gördes, Demirci, Kula ,Selendi gibi) haşhaş tarımına müsade edilimiştir.

KETEN KENEVİR

Lifleri dokuma sanayisinde , ip ve halat yapımında kullanılır. Yurdumuz üretiminin tamamına yakını Karadeniz Bölgesinden karşılanır. Başta Kastamonu olmak üzere Samsun ,Amasya ve Çorum çevresinde tarımı yapılır. Ege Bölgesinde ise kütahya çevresinde tarımı yapılmaktadır.Kenevirden uyuşturucu elde edildiğinden üretimi devlet kontrolündedir.

AYÇİÇEĞİ

İlk yetişme döneminde su , hasat döneminde kuraklık ister. Bundan dolayı Doğu Karadeniz kıyıları hariç bütün bölgelerimizde sulama ile tarımı yapılır. Üretimde 1. Marmara Bölgesi (Ergene Bölümü). 2. Karadeniz Bölgesi (Orta Karadeniz) 3. İç Anadolu Bölgesi’dir.

Son yıllarda Akdeniz ve Ege Bölgelerinde tarımı hızla gelişme göstermektedir. Sebebi pamuk bitkisine göre daha az masraflı olmasıdır.

ZEYTİN

Akdeniz iklim bitkisidir. Ancak Akdeniz Bölgesinde tarımı fazla gelişmemiştir. Daha fazla gelir getiren ürünlere öncelik tanınmasından dolayı. Bugün üretimde 1. Ege Bölgesi (Kıyı Ege Bölümündeki ova ve kenarlarında- Manisa, Aydın, İzmir, Muğla , Denizli çevresi). 2. Marmara Bölgesi-Güney Marmara kıyıları (en kaliteli sofralık zeytin bu bölgeden Gemlik çevresinden elde edilir). 3. Akdeniz Bölgesi (Antalya çevresi en fazla).

Ayrıca Doğu Karadeniz’de Çoruh vadi oluğunda (Artvin) ve G:Doğu Anadolu Bölgesi’nde G.Antep çevresinde tarımı yapılır.

Zeytinin devirli üretim özelliğinden dolayı; üretim bir yıl fazla , bir yıl azdır. Dünya zeytin üretiminde İtalya , İspanya ve Yunanistan’dan sonra 4. sıradayız.

SOYA FASULYESİ

Önceleri daha çok Doğu Karadeniz’de Ordu-Giresun çevresinde tarımı yapılırdı. 1982 yılından sonra yağ sanayisinde kullanılmaya başlanılınca tarımı Akdeniz Bölgesinde hızla gelişmiştir. Kısa sürede geliştiği için bölgede ikinci ürün olarak yetiştirilir. Adana başta olmak üzere İçel, Hatay çevresinde tarımı gelişmiştir. Türkiye üretiminin % 92 ‘sini Akdeniz Bölgesi karşılar.

YER FISTIĞI

Akdeniz iklim şartlarında iyi yetişmektedir. En fazla tarımı bu bölgede Adana çevresinde gelişmiştir(%91). Ayrıca G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısında, Ege Bölgesi’nde Muğla Manisa ve Aydın çevresi, G. Marmara Bölümü’nde Balıkesir, Çanakkale çevresinde tarımı yapılır. Çerez olarak tüketildiği gibi yağ da elde edilir.

SUSAM

Sıcak iklim bitkisidir. Yurdumuzda başta G.Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere Akdeniz ve Ege Bölgelerinde tarımı yapılır. Yağ elde edilir. Ayrıca helva yapımında kullanılır.

ÜZÜM

Kışın –40ºC ye kadar dayanabilir. Bundan dolayı meyveler içinde yetişme alanı en geniş olanıdır. Üzüm üretiminde başta Ege Bölgesi (Manisa, İzmir, Denizli ) gelir. 2. G.Doğu Anadolu Bölgesidir. 3. İç Anadolu Bölgesidir.

Dünya kuru üzüm üretimde birinciyiz ve ihracat yapmaktayız.

ELMA

Üzümden sonra yetişme alanı en geniş olan meyvedir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Niğde, Nevşehir, Amasya, Tokat, Kastamonu, Bursa, Burdur, Isparta, Antalya önemli elma üretim merkezlerimizdir.

İNCİR

Akdeniz iklim bitkisidir. Kış ılıklığı ister ve yaz kuraklığı ister. En fazla tarımı Ege Bölgesi’nde gelişmiştir (Başta Aydın gelir.) Üretimin %80 i bu bölgeden karşılanır. Ayrıca Akdeniz Bölgesi, G. Marmara ve G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısı ile Karadeniz kıyılarında (Doğu Karadeniz kıyıları hariç) tarımı yapılabilir. Türkiye Dünya kuru incir üretiminde ilk sırada yer alır ve önemli ihracat ürünümüzdür.

FINDIK

Anavatanı Türkiye’dir. En iyi yetişme şartları Karadeniz iklim bölgesidir. Yurdumuz üretiminin %90 ‘ını Karadeniz bölgesi karşılar. En fazla Ordu- Giresun olmak üzere Karadeniz kıyılarında tarımı yapılmaktadır. Ayrıca Marmara Bölgesinde Sakarya çevresinde tarımı yapılır.

Türkiye dünya fındık üretiminde ve ihracatında ilk sırada yer alır (%60-70).

ANTEP FISTIĞI

En iyi yetişme şartlarını G.Doğu Anadolu Bölgesinde bulmuştur (% 90). Başta Ş.Urfa ve G.Antep gelir. Ayrıca Akdeniz ve Ege Bölgelerinde çitlembik ağaçlarının aşılanması ile de tarımı yapılabilmektedir. Önemli ihracat ürünümüzdür.

TURUNÇGİLLER (Narenciye)

Tropikal iklim bitkisidir. Yurdumuzda tarımı en fazla Akdeniz Bölgesinde gelişmiştir (%88) Antalya başta olmak üzere bütün Akdeniz kıyılarında tarımı yapılabilmektedir. Ayrıca Ege Bölgesinde İzmir’e kadar olan güney kıyılarında, G.Marmara Bölümünün soğuktan korunmuş kıyılarında, Doğu Karadeniz Bölümünde Rize çevresinde ve G.Doğu Anadolu Bölgesinin batısında tarımı yapılmaktadır.

Ege Bölgesinde kıyıdan 200 km içerilere kadar tarımı yapılabilmektedir. Sebebi bölgede dağların kıyıya dik uzanması sonucu deniz etkisinin iç kesimlere kadar sokulabilmesidir.

Doğu Karadeniz Bölümünde yetiştirilebilmesi kış ılıklığı ile ilgilidir.

MUZ

Tropikal iklim bitkisidir. Yurdumuzda Akdeniz Kıyılarında tarımı yapılabilmektedir. Bugün tarımı daha çok Alanya – Anamur arasında gelişmiştir.

KAYISI

Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. En fazla tarımı D.Anadolu Bölgesi’nde Malatya-Elazığ çevresinde gelişmiştir.

BADEM

Kıraç arazilerde yetişebilmektedir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilmektedir. En fazla İç Anadolu Bölgesinde Niğde –Nevşehir çevresinde gelişmiştir.

SEBZECİLİK

Sebzeler çok fazla su isterler. Yurdumuzda sebze yetiştiriciliği en fazla Akdeniz Bölgesinde gelişmiştir. Bu bölgeyi Ege ve Marmara Bölgeleri takip eder. En az geliştiği bölgemiz D.Anadolu bölgesidir. Sebebi yaz mevsiminin çok kısa sürmesidir. Ayrıca İç Anadolu Bölgesinde de sulama yetersizliğinden dolayı sebze tarımı gelişmemiştir.

Sebze tarımı seracılık faaliyetleri ile Akdeniz ve Ege Bölgelerinde bütün yıl yapılabilmektedir. Seracılığın buralarda gelişme sebepleri; kışların ılık geçmesi ve güneşli gün sayısının fazla olmasıdır.

PATATES

Alüvyal ve kumlu topraklarda iyi yetişir. Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. En fazla tarımı İç Anadolu Bölgesinde gelişmiştir ( Nevşehir). Ayrıca Ödemiş-İzmir, Sakarya, Trabzon, Erzurum diğer önemli patates üretim merkezlerimizdir.

SOĞAN-SARMISAK

Bütün bölgelerimizde tarımı yapılabilir. Bursa –Karacabey önemli soğan üretim merkezi iken Kastamonu da sarmısakta önemli merkezimizdir. Soğan-sarmısak tarımı bütün bölgelerimizde yapılabilir.

İthalat – İhracat’a konu olan Ziraat Ürünleri

İTHAL ETTİĞİMİZ TARIM ÜRÜNLERİ: Pirinç, kahve , kakao, muz, kivi, ananas, hindistan cevizi, hurmadır.

ÖNEMLİ İHRACAT ÜRÜNLERİMİZ: Fındık, Antep fıstığı, pamuk , tütün, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, haşhaş gibi.

TÜRKİY’DE TARIM

İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir.

Türkiye Topraklarından Yaralanma Oranları: Topraklarımızdan faydalanma oranı daha çok iklim ve yer şekilleri özelliklerine bağlıdır. Ülkemizde yüksek dağlık kesimler geniş alan kaplar. Dik yamaçlar çoktur. Buralarda topraktan faydalanma çok kısıtlıdır. Buna göre ülkemiz arazisinin % 36 ‘sı ekili-dikili alan, % 32’si çayır ve otlak, % 26 ‘sı orman ve % 6’sı diğer alanlar (yerleşim birimleri , tarıma elverişsiz çıplak kayalıklar gibi) dır.

Not: Tarımdaki makinalaşmanın etkisiyle çayır ve otlakların alanı daralırken, tarım alanlarımız genişlemektedir.

Bölge Yüzölçümüne Göre Ekili Dikili Alanların Oranları:

1. Marmara Bölgesi: %30
2. İç Anadolu Bölgesi: %27
3. Ege Bölgesi: %24
4. G.Doğu Anadolu Bölgesi: %20
5. Akdeniz Bölgesi: %18
6. Karadeniz Bölgesi: %16
7. Doğu Anadolu Bölgesi: %10

Türkiye’de Tarımı Etkileyen Faktörler:

1. Sulama: Türkiye tarımında en büyük sorun sulama sorunudur. Tarımda sulama ihtiyacının en fazla olduğu bölgemiz G.Doğu Anadolu Bölgesi iken , bu sorunun en az olduğu bölgemiz Karadeniz Bölgesidir.

Akarsularımızın derin vadilerden akması ve rejimlerinin düzensiz olmasından dolayı sulamada yeterince faydalanamıyoruz. Bunun için mutlaka akarsular üzerindeki baraj sayısı artırılmalıdır.

Sulama Sorunu Çözüldüğünde; Üretim artar. Nadas olayı ortadan kalkar. Tarımda iklime bağlılık büyük oranda azalır. Üretimde süreklilik sağlanır. Üretim dalgalanmaları önlenir. Daha önce sebze tarımı yapılmayan bir yerde sebze tarımı da yapılmaya başlanır. Tarım ürün çeşidi artar. Köyden Kente göçler azalır. Yılda birden fazla ürün alınabilir. Bu konuda en şanslı bölgemiz Akdeniz, en şanssız bölgemiz Doğu Anadolu Bölgesidir

2. Gübre Kullanımı: Tarımda sulama sorunu çözüldükten sonra üretimi daha da artırmak için gübre kullanımı artırılmalıdır.

Ülkemizde hayvancılığın gelişmiş olması tabii gübre imkanını oluşturmaktadır. Ancak yurdumuzda tabii gübrenin yakacak olarak kullanılması bu olumlu durumu ortadan kaldırmaktadır. Ülkemizde üretilen suni gübre yeterli olmadığı için ithal (Fas, Tunus, Cezayir gibi ülkelerden) etmekteyiz. Bu da maliyeti artırdığından çiftçilerimiz yeterince gübre kullanamamaktadır.

Gübre ihtiyacı, tabii gübrenin yakacak olmaktan kurtarılması ve gübre fabrikalarının artırılması ile karşılanabilir.

3.Tohum Islahı: Sulama ve gübre sorunu çözüldükten sonra verimi daha da artırmak için kaliteli tohum kullanılmalıdır. Ülkemizde kalite tohum üretme konusunda devlet üretme çiftlikleri ve tohum ıslah istasyonları çalışmalar yapmaktadır. Ancak kaliteli tohum ithali devam etmektedir.

4.Makine Kullanımı: Ürünün zamanında ekimi, hasadı ve yüksek verim için makine kullanımı şarttır. Ancak makine kullanımı yurdumuzda yeterli ölçüde gelişmemiştir. Sebepleri: Makine kullanıma elverişsiz alanların varlığı, Makine kullanımının ekonomik olmadığı küçül alanların varlığı, İş gücünün bazı bölgelerde daha ucuz olması, Makine fiyatlarının çiftçinin alım gücünün üstünde olması

5.Zirai Mücadele: Tarımdaki hastalıkların, yabani otların ve haşerelerin meydana getireceği üretim düşüklüğünü önlemek için ilaçlı mücadele şarttır. Zirai mücadelede daha çok ilaç kullanılmaktadır.

6.Toprak Bakımı: Tarla yağışlardan önce sürülmeli , yabancı otlardan arındırılmalıdır. Erozyona karşı korunmalıdır.

7.Toprak Analizi: Toprak analizleri ile en iyi verim alınabilecek ürün belirlenir. Ayrıca toprağın ihtiyacı olan mineraller tespit edilerek kullanılacak gübre belirlenir.

8.Destekleme Alımı ve Pazar: Verimi etkilemez. Üretim miktarını etkiler. Çiftçi ürettiği malı pazarda zarar etmeden satabilmelidir. Çiftçinin elverişsiz piyasa şartlarından olumsuz etkilenmemesi için devlet bazı ürünlerde destekleme alımı yapmaktadır (Destekleme alımı: Devletin çiftçinin malını belirli bir taban fiyat üzerinden alması olayıdır.) Destekleme alımı yapılan ürünler: Pamuk, tütün (2002 yılından itibaren kaldırıldı), Ş.Pancarı, buğday,çay, fındık, K.Üzüm, K.İncir, K.Kayısı, Haşhaş gibi dayanıklı ve sanayiye dayalı ürünlerdir.

Destekleme alımı yapılan ürünlerin üretiminde dalgalanmalar az olur ve fiyatı sürekli artar.

9 Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalıdır.

TARIM İŞLEME METODLARI

1. İntansif (Modern-Yoğun) Tarım Metodu: Nüfusa göre ekili dikili alanların sınırlı olduğu ülkelerde uygulanır. Birim alandan alınan verim çok yüksektir. Ör. Hollanda, Danimarka, Japonya, İsveç ve İsrail gibi ülkelerde bu tür tarım metodu uygulanmaktadır. Yurdumuzda ise Akdeniz ve Ege Bölgelerinde uygulanan seracılık faaliyetleri intansif tarım metoduna örnektir.

2. Ekstansif (ilkel-Kaba-Yaygın ) Tarım Metodu: Nüfusa göre tarım alanlarının fazla olduğu ülkelerde uygulanan tarım metodudur. Birim alandan alınan verim düşüktür. Üretim miktarında iklimin etkisi vardır. Yurdumuzda uygulanan tarım metodu genelde bu şekildedir.

Not: İntansif tarım metodu ile ekstansif tarım metodu arasındaki en önemli fark birim alandan alınan verimdir.

3. Nadas Tarım Metodu: Verimi en düşük tarım medodudur. Tamamen iklime bağlılık gösterir. Yağışın az, sulamanın yetersiz olduğu alanlarda uygulanır. Türkiye’de nadas tarımının en fazla uygulandığı bölge İç Anadolu Bölgesidir. Nadas olayı en az Karadeniz bölgesinde uygulanır.

Nadas, toprağın su ve mineral kazanmasını sağlamak amacıyla boş bırakılmasıdır.

4. Plantasyon Tarım Metodu: Tropikal kuşakta ticari amaçla çok geniş alanlarda bir veya bir kaç çeşit ürün yetiştirmeye dayalı tarım metodudur. Ör: Brezilya’da; çay, kahve ve muz, Seylan (Srilenka)’da; çay , Malezya’da; kauçuk gibi.

TARIMI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

• İklim (Sıcaklık, Yağış miktarı, Yağış rejimi)

• Yükselti (Sıcaklığı etkilediği için)

• Denize göre konum (iklimi etkilediği için ) :Yağış isteği fazla olan ve düşük kış sıcaklıklarına karşı dayanıksız bitkiler deniz etkisindeki yerlerde yetişir.

• Toprak şartları

• Beşeri faktörler

Madencilik

madencilikYerkabuğunun farklı derinliklerinden çıkarılan, ekonomik değer taşıyan mineral ve elementlere maden denir. Türkiye’de madencilik faaliyetleri 1935 yılında kurulan M.T.A. ile özel sektör tarafından yürütülmektedir.

Türkiye’de çıkarılan önemli madenler

En zengin demir yataklarımız, Divriği (Sivas), Hekimhan ve Hasançelebi (Malatya), Edremit (Balıkesir), Dikili ve Torbalı (İzmir) ve Simav (Kütahya) çevresinde bulunmaktadır.

Ereğli, Karabük ve İskenderun’da demir – çelik fabrikaları bulunmaktadır.

Bakır: Ülkemizin en zengin madenlerinden biri olan bakır yatakları, çoğu kez kurşun ve çinko ile birlikte bulunur. En önemli bakır yataklarımız Karadeniz Bölgesi’nde bulunur. Murgul (Artvin), Küre (Kastamonu), Çayeli (Rize) ve Köprübaşı (Giresun) bu bölgedeki başlıca yataklardandır. Ayrıca Maden (Elazığ) ve Ergani (Diyarbakır)’de de bakır yatakları mevcuttur.

Krom: Paslanmayan ve çok sert bir maden olduğundan, madeni eşya yapımında ve kaplamasında kullanılır.

Krom yatakları altı ana bölgede toplanmıştır. Fethiye, Köyceğiz, Denizli, Alacakaya (Guleman) (Elazığ), Bursa, Eskişehir, Adana, Kayseri, Mersin, İskenderun, Kahraman Maraş, İslahiye, Kopdağı (Doğu Anadolu).

Krom madeni Antalya ve Guleman’daki ferro-krom tesislerinde işlenmektedir.

Boksit: Alüminyumun hammaddesi olan boksit çok hafif olduğundan uçak sanayiinde, otomobil, ev, elektrik malzemesi yapımında kullanılır.

Boksit yatakları Seydişehir (Konya), Akseki (Antalya) İslahiye (Gazi Antep) ve Milas (Muğla) civarında bulunur. Buralarda çıkarılan boksit, Seydişehir alüminyum tesislerinde işlenmektedir.

Bor Mineralleri: Ülkemiz bor rezervi bakımından Dünya’nın en zengin yataklarına sahiptir. Bu nedenle, bor madeninin çoğu ihraç edilmektedir. Bor madeninden elde edilen boraks ve asit borik nükleer alanda, jet ve roket yakıtında katkı maddesi olarak, ayrıca sabun, tekstil, cam, kâğıt sanayii, vb alanlarda kullanılır.

Bor mineralleri Balıkesir, Susurluk, Bigadiç çevresi ile Kütahya, Emet ve Eskişehir çevresinde çıkarılır. Çıkarılan mineraller Bandırma’daki tesislerde işlenir.

Kükürt: Kükürt gübre, kimya ve boya sanayiinde kullanılır. Ayrıca kauçuğun işlenmesinde ve sülfirik asit üretiminde de kullanılır.

Ülkemizde kükürt yatakları Keçiborlu (Isparta) ve Milas (Muğla) çevresinde bulunmaktadır.

Zımpara Taşı: Çeşitli kesici, torpüleyici ve silici aletlerin yapımında kullanılan zımpara taşı yönünden ülkemiz çok zengindir. Tire (İzmir), Manisa, Söke (Aydın), Milas (Muğla) ve Tavas (Denizli) da çıkarılır.

Barit: Suda erimeyen bir maden olduğundan boya, deri, kimya, cam ve kauçuk sanayiinde kullanılır. Ülkemiz barit yatakları bakımından zengin sayılır. Antalya, Muş, Gazi Antep ve Eskişehir çevresinde barit yatakları bulunmaktadır.

Tuz: Türkiye tuz yatakları bakımından son derece zengindir. Kaya tuzu yatakları üçüncü jeolojik zamanda, kapalı göl havzalarında suların buharlaşması ile oluşmuştur. Son yıllarda tuz üretimimiz üç kat artmıştır.

Türkiye’deki tuz üretiminin çoğu, Tuz Gölü ile İzmir Çamaltı tuzlasından sağlanır. Kaya tuzu yatakları, Çankırı, Kars, Iğdır ve Nevşehir çevresinde bulunmaktadır.

Cıva: Tek sıvı madendir. Zirai ilaç yapımında, kâğıt sanayiinde, suni gübre üretiminde ve boya sanayiinde kullanılır. Türkiye’de Sarayönü (Konya), Ödemiş (İzmir), Manisa ve Uşak çevresinde çıkarılmaktadır.

Kurşun – Çinko: Genelde kurşun ve çinko bir arada bulunur. Ülkemizde Keban (Elazığ) ve Kayseri çevresinde kurşun-çinko yatakları vardır.

Lületaşı: Eskişehir çevresinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.

Oltutaşı: Erzurumun Oltu ilçesinde çıkarılır ve işlenir. Süs eşyası yapımında kullanılır.

Fosfat: Gübre hammaddesi olarak kullanılan fosfat ihtiyacımızı karşılamaz. Fas, Tunus ve Cezayir’de yaygın olarak görülür ve daha çok bu ülkelerden ithal edilir. Türkiye’deki en zengin fosfat yatakları Mazıdağı (Mardin), Adıyaman, Bingöl ve Bitlis’te bulunmaktadır.

Manganez: Çeliğe sertlik kazandırmak ve direncini artırmak için kullanılır. Uşak, Afyon, Muğla, Adana, Erzincan, Artvin ve Trabzon çevresinde manganez yatakları bulunur. İhtiyacı karşılamaz. Bu nedenle ithal edilir.

Mermer: Ülkemiz mermer bakımından zengindir. Afyon, Kütahya, Marmara Adası, Kırşehir, Tokat ve İzmir çevresinde çıkarılır. Yurt dışına ihracatı yapılır.

Volfram (Tungsten): Çok sert olması nedeniyle özel sanayi çeliği olarak kullanılır. Demiryolu, iş makineleri, uçak ve gemi yapımı yanında, ampüllerde enerjiyi ışığa çevirmede kullanılır. Bursa Uludağ’da çıkarılıp işletilmektedir. Fakat son yıllarda üretimi durmuştur.

Asbest (Amyant): 14 bin °C sıcaklığa dayanır. Isıya dayanıklı araç ve gereç yapımında kullanılır. Konserojen madde bulundurması nedeniyle, kullanımı sınırlandırılmıştır. Eskişehir, Bursa, Erzincan, Hatay, Kars, Ağrı, Malatya, Sivas, İskenderun, Uşak ve Konya’da çıkarılır.

ENERJİ KAYNAKLARI

Taşkömürü: Birinci jeolojik zamanda oluşmuş organik tortul kayaçlardandır. Ülkemiz ise, genelde üçüncü zamanda karalaştığından dolayı, taşkömürü yatakları bakımından fazla zengin sayılmaz. Türkiye’de Zonguldak, Amasra, Ereğli arasındaki sahada çıkarılır.

Demir – çelik sanayiinde enerji kaynağı olarak tüketildiğinden, Karabük ve Ereğli demir – çelik fabrikaları buraya kurulmuştur.

Linyit: Türkiye genelde üçüncü jeolojik devirde oluştuğundan linyit en zengin enerji kaynaklarımızdan biridir. Bütün bölgelerde linyit rezervi bulunmaktadır. Taşkömürüne göre kalorisi daha azdır. Ancak yaygın olduğundan enerji ihtiyacımızın en önemli kısmını karşılamaktadır.

Linyit yatakları Afşin, Elbistan (K. Maraş), Tavşanlı, Seyitömer (Kütahya), Soma (Manisa), Yatağan (Muğla), Saray (Tekirdağ), Aşkale (Erzurum), Aydın, Amasya ve Yozgat çevresinde bulunmaktadır.

Linyitten elektrik enerjisi elde eden termik santrallerimiz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer, Afşin – Elbistan, Yatağan ve Orhaneli termik santralleridir.

Petrol: Günümüzün en önemli enerji kaynaklarından biri petroldür. Petrol ulaşım araçlarında yakıt olarak ve plastik, gübre, boya gibi çok değişik sanayilerde kullanılır. Türkiye’deki petrol yatakları fazla zengin sayılmaz. İhtiyacımızın % 90′nına yakınını ithal etmekteyiz.

Petrol yataklarımızın % 98′i G. Doğu Anadolu Bölgesi’nde bulunur. Petrol, Raman, Garzan, Kurtalan, Adıyaman ve Mardin çevresinde çıkarılmaktadır.

Ülkemizde çıkarılan ve ithal edilen petrol, Orta Anadolu (Kırıkkale), Aliağa (İzmir), Ataş (Mersin), İpraş (İzmit) ve Batman rafinerilerinde işlenmektedir.

Doğal gaz: Ülkemiz, doğal gaz yatakları bakımından zengin değildir. Şu anda sadece Trakya’da Hamitabat ve Güneydoğu Anadolu’da Mardin – Çamurlu sahasında üretim yapılmaktadır. Hamitabat’tan çıkarılan doğal gazdan aynı yerde elektrik enerjisi üretilir. Doğalgaz ihtiyacımızın önemli bir kısmı, Rusya Federasyonu ve Cezayir’den ithal edilmektedir.

Su Gücü (Hidroelektrik enerjisi): Barajlardaki suyun, elektrik üreten santralleri çalıştırması ile oluşan enerjiye hidroelektrik enerjisi denir.

Türkiye’de elektrik ihtiyacının % 40 lık kısmı hidroelektrik santrallerden elde edilmektedir. Keban, Karakaya, Atatürk, Hirfanlı, Seyhan, Kemer ve Demirköprü gibi birçok baraj elektrik ihtiyacımızı karşılamaktadır.

Dışarıya akıntısı olan bazı göllerimiz, tabii baraj özelliğindedir. Bunlardan elektrik üretilir. Başlıcaları, Hazar, Çıldır, Tortum ve Kovada gölleridir.

Rüzgâr Gücü: Ülkemizde eskiden yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde kullanılmıştır. Fakat elektrik ve petrol enerjisinin devreye girmesiyle kullanım alanı çok azalmıştır.

Jeotermal Enerji: Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Türkiye yakın bir jeolojik devirde oluştuğundan ve genç kıvrım dağları kuşağında bulunduğundan dolayı, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesi’ndeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda sadece Sarayköy (Denizli) de elektrik enerjisi üreten jeotermal santral bulunmaktadır.

Radyoaktif Mineraller: Radyoaktif mineraller, nükleer enerji üretiminde kullanılır. Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla enerji elde edilir. Ülkemizde Aydın, Uşak, Manisa, Çanakkale ve Yozgat yörelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde toryum yatakları tespit edilmiştir. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretimi yapılmamaktadır.

Güneş Enerjisi: Türkiye ve özellikle güney bölgelerimiz, Güneş enerjisinden iyi yararlanabilecek bir konuma sahiptir. Bu enerjiden, en çok su ısıtmada faydalanılır. Ayrıca, sera ısıtmasında, su pompası çalıştırılmasında, bazı elektronik aletlerin çalıştırılmasında, vs. Güneş enerjisi kullanılmaktadır.

Ormancılık

      
     Türkiye, sıcaklık ve yağış koşulları bakımından ormanın yetişmesine genel olarak elverişlidir. İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki bazı alanlar hariç, ülkemizin % 70′lik kısmının orman olması gerekir. Fakat, bugün bu oran % 26 civarındadır. Bu durum ormanlarımızın büyük bir kısmının yok edildiğini göstermektedir.

Ülkemizde, şu anda orman dağılışındaki en önemli faktör yağış ve nemdir. Yağış miktarı ile orman dağılımı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Örneğin, Doğu Karadeniz kıyılarında yağış fazlalığından ormanlar çok iken, Güneydoğu Anadolu’da aşırı kuraklıktan dolayı ormanlar azdır.

Türkiye’de ormanların coğrafi dağılışı: 1. Karadeniz Bölgesi %25, 2. Akdeniz Bölgesi %25, Ege Bölgesi %17, Marmara Bölgesi %13, Doğu Anadolu Bölgesi %11, İç Anadolu Bölgesi %7, G.D.Anadolu Bölgesi %3…

Ülkemizdeki ormanların % 79′u kıyı bölgelerimizde toplanırken, %21′i iç bölgelerimizde toplanmıştır. İç bölgelerdeki orman azlığının nedeni, sıcaklıkların ve yağışların yetersiz olmasıdır

Hayvancılık

Tarımın bir kolu olan hayvancılık ; ekonomik değeri olan hayvanların yetiştirilmesi, çeşitli şekillerde yararlanılması ve pazarlanması olayıdır. Kırsal kesimlerde hayvancılık tarımın sigortası durumundadır. İklimdeki karasızlıkların tarımı olumsuz yönde etkilemesinden dolayı. Tarım hayvancılık birbirini destekler. Örnek : Şeker fabrikaları çevresinde besi hayvancılığının gelişmesi.

Doğu Anadolu Bölgesinde iklim ve yer şekillerinin tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemesinden dolayı bölgede birinci ekonomik faaliyet hayvancılıktır.
Türkiye hayvan varlığı fazla olan bir ülkedir. Ancak hayvanlarımızın et, süt, yumurta, yapağı verimleri düşüktür.

HAYVANCILIĞIMIZI GELİŞTİRMEK İÇİN;

• Hayvan Soyları İyileştirilmeli (Islah edilmeli)
• Yerli ırklar et-süt verimi yüksek olan ırklarla melezleştirilmeli veya iyi cins hayvan ithal ederek sayısını artırmalıyız. İyi cins hayvan yetiştirmek amacıyla Cumhuriyetin ilk yıllarında çalışmalar başlatılmıştır. İyi cins hayvan yetiştiren çiftliklere hara denir. Örnek : Bursa-Karacabey, Eskişehir-Çifteler.
• Mera Hayvancılığı Yerine Ahır Hayvancılığı Geliştirilmeli
• Mera hayvancılığı otlaklarda yapılan hayvancılık şeklidir. Masrafsızdır. Ancak verim düşüktür. Bundan dolayı yem kullanımı fazla olan , fakat verimi yüksek olan ahır hayvancılığına önem verilmelidir.
• Otlaklar Korunmalı
• Otlaklarımız tarımda makinalaşma ile sürekli olarak daralmaktadır. Ayrıca otlaklarda aşırı otlatma sonucu otlaklar bozulmaktadır. Bu olumsuzluklar sonucunda hayvanlarımız yeterince beslenememektedir. Hayvancılığı geliştirmek için bu olumsuz durumlar önlenmeli.
• Yem üretimi artırılmalı.
• Erken kesim önlenmeli (süt kuzu-süt dana)
• Salgın hastalıklarla mücadele edilmeli
• Çiftçi eğitilmeli ve kredi desteği sağlanmalı.

Türkiye’de genelde mera hayvancılığı gelişmiştir. Bundan dolayı hayvancılımızın coğrafi dağılışında daha çok iklim etkilidir. Ayrıca et ve süt üretimi de iklimin etkisi altındadır.

HAYVANCILIĞIMIZIN COĞRAFİ DAĞILIŞI:

BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK: (Sığır, at, eşek, katır, deve)

İNEK

Büyük baş hayvanlar içinde en fazla sığır(inek, öküz ,dana, manda) yetiştiriciliği vardır. Sığırlar içinde de en fazla inek yetiştirilmektedir. Bütün bölgelerimizde inek yetiştiriciliği vardır. Ama en fazla Karadeniz Bölgesinin kıyı kesimi ile Doğu Anadolu Bölgesinde Erzurum-Kars Bölümünde gelişmiştir. Karadeniz Bölgesinde gelişmesi yağışların fazla olmasından dolayı çayırların fazla olmasıdır. Erzurum-Kars bölümünde gelişmesi yaz yağışlarıyla oluşan gür ot ve çayırlıklardır. İnek yetiştiriciliği ayrıca şeker fabrikaları çevresinde de gelişmiştir. Ş.Pancarı küspesinin hayvan yemi olarak kullanılmasından dolayı.

MANDA

Bol sulu bataklık ve göl kenarlarında beslenir. Yurdumuzda başta Karadeniz Bölgesi kıyı kesimi olmak üzere G.Marmara Bölümünde yetiştiriciliği yaygındır. Et kalitesi düşük olduğundan yetiştiriciliği fazla gelişmemiştir.

Büyükbaş hayvancılık Doğu Bölgelerimizde mera hayancılığı şeklinde iken Batı Bölgelerimizde ahır hayvancılığı şeklindedir

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK

KOYUN

Bozkırların hayvanıdır. Hafif dalgalı düzlüklerde iyi yetişir. Türkiye’nin iklim şartları genelde koyun yetiştiriciliğine elverişlidir. Düşük sıcaklık sebebiyle Doğu Anadolu Bölgesinin doğusunda yetiştiriciliği gelişmemiştir. Ayrıca Doğu Karadeniz Bölümünün kıyı kesiminde yüksek nem ve gür çayırlardan dolayı koyun yetiştirilmez. En fazla koyun yetiştiren bölgemiz İç Anadolu’dur. Bozkırların geniş alan kaplamasından dolayı. Doğu Anadolu Bölgesi (batısı) ve G.Doğu Anadolu Bölgeleri de koyun yetiştiriciliği gelişmiştir.

Koyun Türleri:

• Kıvırcık: Soğuğa dayanıklı değildir. Et verimi yüksektir. Marmara ve Ege Bölgelerinde yetiştirilir.
• Dağlıç: Ege ve İç Batı Anadolu’da yetiştirilir.
• Karaman: Ege, İç, Doğu ve G.Doğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilir.
• Sakız ve Merinos: G.Marmara Bölümünde yetiştirilir. Merinos yünü için yetiştirilmektedir.

KIL KEÇİSİ

Dağlık bölgelerin hayvanıdır. Ağaçların filizlerini yemek suretiyle beslenir. Ormanlara zarar verdiği için sayılarının azaltılması yoluna gidilmektedir. En fazla Akdeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgelerinde yetiştirilir.

TİFTİK KEÇİSİ (Ankara Keçisi)

Tiftiği için yetiştirilmektedir. Yurdumuzda Ankara- Konya çevresi ile G.Doğu Anadolu Bölgesinde Siirt çevresinde yetiştirilmektedir.

Sağılan ve kesilen hayvan sayısı az; üretilen süt ve et miktarı fazla ise orada Büyük baş hayvancılık (inek yetiştiriciliği) gelişmiştir. Sağılan ve kesilen hayvan sayısı fazla iken ; üretilen et ve süt miktarı az ise Küçük baş hayvancılık gelişmiştir( Koyun yetişitiriciliği).

KÜMES HAYVANCILIĞI ( Tavuk , horoz, hindi, kaz, ördek,devekuşu)

Kümes hayvanları içinde en fazla yetiştirilen tavuktur. Kümes hayvancılığı bütün bölgelerimizde yapılabilmektedir. Ama en fazla Marmara ve Ege Bölgelerinde gelişmiştir. İstanbul, İzmir, Manisa, Balıkesir, Ankara gibi büyük kentler çevresinde gelişmiştir.

ARICILIK

Bal, bal mumu, polen ,arı sütü elde etmek için arıcılık bütün bölgelerimizde yapılabilmektedir. En fazla Ege ve Doğu Anadolu Bölgelerinde gelişmiştir. Muğla, Manisa,İzmir, Balıkesir,Çanakkale, Ağrı, Erzurum, Hakkari, Rize (Anzer yöresinin balları çok ünlüdür.) ,Artvin , Ordu önemli bal üretim merkezlerimizdir.

Türkiye değişik iklim bölgeleri ve coğrafyasından dolayı çok zengin ve çeşitli arı florasına sahiptir. Bu özelliği nedeni ile Çin, ABD ve Meksika’dan sonra koloni varlığı açısından 3.5 milyon adet koloni ile dünyada 4. sırada yer almaktadır. Türkiye’nin toplam bal üretimi 65.000 tondur. Bunun 4.000 – 8.000 tonu dış satıma gitmektedir. Halen 38.000 aile arıcılık yaparak, bal ve diğer arı ürünlerini üretmektedir. Bu ailelerin 10.000 adedi geçimini sadece arıcılıktan sağlamakta, diğer 28.000 aile ise yan gelir olarak arı ürünleri üretmektedir.

Ancak ülkede koloni başına ortalama bal verimi 15 – 17 kg civarında olup, arıcılıkta gelişmiş ülkelerdeki verimin 1 / 3′ ü kadardır.

İPEK BÖCEKÇİLİĞİ

İpek böceği yetiştirme ve kozasından ipek elde etme faaliyetidir.Dut yaprağı yemek suretiyle beslenir. En fazla G.Marmara’da gelişmiştir. Bursa, Balıkesir, Bilecik çevresinde çok gelişmiştir. İpekli dokumada ise Bursa-Gemlik-İstanbul gelişmiştir.

BALIKÇILIK

Yurdumuzun etrafı denizlerle çevrili, birçok akarsu ve tatlı su gölümüz olmasına rağmen balıkçılık gelişmemiştir.

Balıkçılığın Gelişmemesinin Sebepleri:

• Denizlerimizin balık bakımından zengin olmaması.
• Açık deniz (Okyanus) balıkçılığının yapılmayışı.
• Taşıma ve depolama imkanlarının yetersizliği.
• Zararlı avlanma yöntemlerinin uygulanması (dinamit patlatma, trol avcılığı gibi)
• Denizlerimizdeki kirlenmenin önlenememesi.

Türkiye’de balık üretimi en çok Karadeniz’den sağlanır (%67), onu %13′le Ege Denizi, %11′le Marmara Denizi ve %9 ile Akdeniz takip eder.

Bodrum kıyılarında sünger avcılığı gelişmiştir. Japonya ve Norveç’te balıkçılık çok gelişmiştir. Sebepleri : Okyanus akıntılarının karşılaşım alanında olması, iklim ve yer şekillerinin tarımı olumsuz yönde etkilemesidir.

Posted in Beşeri Coğrafya, Biyocoğrafya, Coğrafya Konu Anlatımı, Ekonomik Coğrafya, Fiziki Coğrafya, Lise 1 Dersleri, Lise 2 Dersleri, Lise 3 Dersleri, Lise 4 Dersleri | Etiketler: , , , , , , , , , , | 45 Comments »

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

Diğer 294 takipçiye katılın